Geleceği Sallayacak Meslekler

Kategori: Haberler - Etiketler: - Tarih: 03 Ağustos 2012 - Görüntülenme: 143.536 views

Kuşkusuz meslek seçimi, insanın hayatı boyunca yapacağı en önemli seçimlerden biri. Meslek tercihi yapan biri hayatın başında aslında daha sonraki ekonomik durumunu, bulunacağı çevreyi de seçiyor. Hangi mesleğin, gelecekte kendisini hangi olanakları sağlayacağını öngörmeye çalışıyor. Ancak, günümüzde popüler olan meslekler zamanla değerini yitiriyor. Teknoloji sürekli gelişiyor, pazar koşulları değişiyor, küreselleşme, çevre sorunları, hizmet sektörünün...  Devamı...



Kuşkusuz meslek seçimi, insanın hayatı boyunca yapacağı en önemli seçimlerden biri. Meslek tercihi yapan biri hayatın başında aslında daha sonraki ekonomik durumunu, bulunacağı çevreyi de seçiyor. Hangi mesleğin, gelecekte kendisini hangi olanakları sağlayacağını öngörmeye çalışıyor.

Ancak, günümüzde popüler olan meslekler zamanla değerini yitiriyor.

Teknoloji sürekli gelişiyor, pazar koşulları değişiyor, küreselleşme, çevre sorunları, hizmet sektörünün önem kazanması, yaşlı nüfusun artması, bilgisayarın tüm sektörlerde egemenliğini ilan etmesi yeni meslek alanlarını ortaya çıkarıyor. Gelişen teknoloji ile dünya değişiyor. Bugün geçerli olan ve popüleritesi yüksek meslekler yarın önemini yitiriyor. Geleceğin meslekleri neler, öğrenci şimdiden hangi alanlara kaymalı, seçim nasıl yapılmalı? Amerika’daki üniversite ve kariyer sitesi www.getdegrees. com  eğitimcilere sorarak, geleceği sallayacak meslekleri belirledi. İşte onlar:

10-20 yıl sonrasının meslekleri

Bazı mesleklere her zaman ihtiyaç olacak fakat bazıları teknoloji ve bilimdeki gelişmelerle birlikte değişime uğrayacak. Zaman değişip de yeni meslekler doğduğunda bu meslekler için hazır olacak mısınız, işte size fikir verecek bazı bilgiler:

Bilim ve mühendislik

Uzay Turu Rehberi: Yakın zamanda uzayın derinliklerine egzotik geziler başlayacak. Fakat yaşam dışı alanlardan bize rehberlik edecek birilerine ihtiyacımız olacak. Mültimedya uzmanı Richard Branson’ın sahibi olduğu Virgin Galaktik Uzay Turizm şirketi şimdiden rehberlik ve hitabet sanatında yetiştirmek üzere yetenekli kişileri eğitiyor.

Robot Teknisyeni: Robotların yeri hayatımızda gün geçtikçe artıyor. Elbette robotları tasarlamak ve üretmek için de yetenekli kişilere ihtiyaç var. Geleceğin dünyasında teknisyenlerin yeri şimdiden hazır.

Nanoteknolojist: Nanoteknoloji moleküler boyuttaki çalışmaları kapsayan bir alandır ve atomların ayrı ayrı manipüle edilmesi söz konusu. Çok yeni bir alan olan nanoteknolojinin de gelecekte sağlık sektöründen elektroniğe kadar birçok alanda kullanıma geçirilmesi planlanıyor. Çünkü nanoteknoloji şimdiye kadar imkansız gözüyle bakılan birçok projeye hayat verdi.

Simulasyon Mühendisi: 3D teknolojisi akıl almaz bir hızla gelişiyor ve simulasyon yakında neredeyse bütün mühendislik alanlarında ve diğer sektörlerde kullanılmaya başlanacak. Simulasyon Mühendislerinin de geleceği parlak görünüyor.

Uzay Mühendisleri: Hayallerin gerçeğe dönüşmesi sadece bir an meselesi. Uzayı fethetmemiz, yeni gezegenler keşfememiz, yeni hayatlar ve medeniyetler kurmamız birden gerçekleşebilir. Ve yeni medeniyetin mimarı olmak da uzay mühendislerinin görevi olacak.

Biyorafineri Ürünleri Müdürü: Petrol sorununu biyoyakıtlarla çözme fikri şu anda gündemde olan bir konu. Biyoyakıt gelecekte daha da önem kazanabilir ve bu iş için de tarlada çalışacak işçisinden tutun da bu ürünlerin araştırmasını yapacak ve yol belirleyecek müdürlere kadar birçok kişi için yeni bir meslek olabilir.

Tohum Üretim Teknisyeni: Değişen teknoloji hayatımızdaki her şeyi de değiştiriyor hatta tarım bile bugün değişik bir görünüm kazanmakta. Fabrika tarımının artmasıyla birlikte işler de daha fazla uzmanlık gerektirir hale geldi. Büyük şirketler şimdiden, tohum üretimi, dağıtımı ve ülkenin ekonomisinde büyük yer tutan ürünlerin belirlenip ticaretin yapılması için uzmanlar arıyor ve yetiştiriyor.

Teknik Anlatımcı: Robotlar, uzay mekikleri, bilgisayarlar… Her geçen gün gelişen teknoloji ve hiçbiri de kolay kolay öğrenilmiyor. Bu ürünlerin açıklayıcı el kitaplarını yazmak için duyulan kişilere olan ihtiyaç da gün geçtikçe çığ gibi büyüyor. İşte geleceğin mesleği olmaya bir aday daha.

Sağlık

Medikal Robot Programcısı: Bugünlerde yeni teknoloji sayesinde sağlık sektöründe inanılmaz gelişmeler yaşanıyor. Özellikle de sağlık robotlarında. Robotlar şu anda insan kadar iyi olmasalar da çok iyi iş çıkarıyorlar. Fizik terapi için, dış iskelet robotundan estetik robotlarına kadar birçok alanda kullanılan robotlar giderek daha iyi, daha güçlü, daha hızlılar ve robot programcılarına olan ihtiyaç her geçen gün artacak.

Genetik Danışman: Doktorlar genetik alanında testler yaparak bir insanın her özelliğini tahmin edebiliyorlar. Genetik danışmalar da ailelere çocuklarının genetiği ve geleceği hakkında karar vermede yardımcı oluyorlar. Şu anda Amerikan Genetik Danışmalık Kurulu tarafında onaylı 2000 danışman bulunuyor.

Solunum Terapisti: Atmosfer ve soluduğumuz hava ne yazikki eskisi gibi olamayacak. Tıklım tıklım otoyollar, fabrikaların yol açtığı hava kirliliği, stres…v.b astım gibi solunum yolları hastalıkların artmasına ve diğer sağlık sorunlarına neden olacak. Değişik kademedeki teknisyen ve pratisyenler solunum terapisti olmak için şimdiden eğitim almaya başladılar.

Biyobilişimci: Ne zaman yeni bir kara parçası bulunsa haritalar düzenlenir ve yeni dökümanlar çıkarılır. Bu sadece coğrafyada değil biyolojide de aynı şekilde yürür. Yıllardır sürdürülen genetik ve moleküler araştırmaların da bir haritasının çıkarılması gerekir. Bunun için de çalışmaların haritasını çıkaracak, analiz edecek ve 3 boyutlu modellerini çıkaracak çalışmalar yapılması gerekir. Gelecekte biyobilişimcilere olan ihtiyaç da çalışmalarla birlikte artacak.

Kök HücreAraştırmacısı: Kök hücre araştırması başladığı günden beri etik tartışmalarını da yanında getiriyor. Bilim ilerledikçe araştırmacılar bu etik tartışmalarına son verecek alternatif embriyonik kök hücre buldular. Bundan sonra çalışmaların hızlanmasıyla birlikte, hastalıklara ve genetik bozukluklara tedavi bulunması söz konusu. Bu noktada görev kök hücre araştırmacılarına düşüyor.

İmplant Organ Tasarımcısı: Organ nakilleri yakın zamana kadar sadece bilim kurgu romanlarında ve filmlerinde yer alabilirdi. Oysa şimdi insan kulağı bir farede yetişebiliyor, farenin beyin hücreleri robotlara nakledilebiliyor ve yeni nesil bilim adamları jel ile şekil verdikleri dokuların ekimlerini yaparak sıfırdan implant oluşturmak için organ üretiyorlar. Biyomedikal mühendisliğe geldiğimizde ise sınırlar ortadan kalkıyor, yetenekli bilimadamlarının bir sonraki çığır açan buluşu ne zaman yapacakları merak ediliyor.

Masaj Terapisti: Zaman geçtikçe şehirlerdeki nüfuslar daha kalabalık hale geliyor. Yüksek gökdelenlerin artması ve iş merkezlerinin buralara kayması stresi arttırıyor. Ekonomik durumlar ve şehir yaşamanının stresi daha karmaşık hale geldikçe, stres atmak isteyenlerin sayısı ve dolayısıyla masaj terapisi sektörü de gittikçe yükselmeye başlıyor.

Hemşire: Hemşirelik her dönem en gerekli iş kollarından biri olmuştur, bu nedenle hemşirelerin sayısı asla azalmayacaktır. Hayat devam ettikçe hemşireye ihtiyaç artacak ve modası geçmeyecek bir meslek olara kalacak.

Evde Sağlık Bakım Uzmanı: Nesil giderek yaşlanmaya başladı. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra doğum patlaması yaşandığı zaman doğanlar artık kıdemli birer vatandaş oldular. İşte bu yaşlı nüfusa evde bakacak olan sağlık görevlilerine olan talep de yükselecek. Hem iyi bir refakatçi, hem gündelik işlere yardımcı oluyorlar.

Eczacı: Eczacılık bir klasiktir. Önümüzdeki 10 yılda eczacıların ve ecza teknisyenlerinin sayılarının yüzde 30 artması bekleniyor. Sağlık sorunlarının artması maalesef sağlık personelinin de artmasına sebep olacak ve şimdikinden çok daha fazla sağlık çalışanı gerekecek. Reçeteleri alıp ilaçları vermek de her zamanki gibi eczacılara düşecek.

Medikal Kayıt Yöneticisi: Bilgi dünyası sürekli değişiyor ve medikal kayıtlarda digital ortamda tutuluyor. Bu kayıtların digital ortama geçirilmesi burada tutulması ve gerektiğinde digital grafikler çizilebilecek kişilere olan ihtiyacın artmasına yol açıyor.

Beslenme Uzmanı: Obezite günümüzde sürekli artan bi hastalık. Sadece obezlerin değil kalp hastası, diyabetli ve her sağlıklı insan için de sağlıklı bir diet şart. Gelecekte daha da artacağı düşünülen obezite ve beslenmeye bağlı hastalıların çözümü için neredeyde herkesin bir beslenme uzmanı ya da diyetisyenden yardım alması gerekecek. Dişçi: Dişçilerin ilerde de revaçta olacağını söylemek çok da fütürist bir varsayım değil. Fakat birçok dişçinin emeklilik yaşından önce emekli olması dişçi sayısında bir azalmaya sebep oluyor ve dişçi ihtiyacı da sürekli artıyor.

Çevrecilik

Organik Besin Üreticisi: Çevre dostu olmak uzun zamandır popüler olsa da, organik besin şu sıralar hiç olmadığı kadar revaçta. Yemek ve içki pazarının yüzde 10’unu kapsayan organik etiketli ürünlere olan talep giderek artıyor. Bu pay arttıkça organik tarım yapan çiftçi, üretici ve bu alanla ilgili olan bilim adamlarına olan ihtiyaç da artacak. Gelecekte organik besin üreticileri de hızla artacak.

Atık Yönetimi Danışmanı: Atık dünyamızdaki en önemli sorunlardan birini teşkil ediyor. Suyumuzu temiz tutmak ve besinlerimizden mikropları uzak tutmak için yeni fikrileri olan, hem biyoloji hem de kimyadan anlayan atık danışmanlarına olan ihtiyaç gitgide artacak. Bunun yanı sıra elektronik atıklardan da kurtulmak için çalışmalar acil ihtiyaçlarımız arasında yer alırken ilgili uzmanlara ve yeni çözüm yollarına gereksinim dağ gibi büyüyor.

Diyetisyen: Akşama yemekte ne var? Gelecekte bu sorunun cevabı çok komplike teknik araştırmalar gerektirebilir. Besin bilimi çok geniş bir alanı kapsıyor. Genetikleriyle oynanmış sebzeler bir yandan, organik sebze meyveler bir yandan pazarda yer almaya çalışırken kimya sektörü de diğer yandan bizi daha sağlıklı ve güçlü yapan yardımcı besinlerle pazara girmeye çalışıyor. Durum böyle olunca herkesin doğru beslenme için bir uzmana ihtiyacı olacağa benziyor.

LEED Sertifikalı Mimar: Şu günlerde ev inşa etmek ince bir sanat. İnsanlar evleri için en iyisi istiyorlar ve aynı zamanda çevreci de olmasını istiyorlar. Yeni mimarların hepsinin çevreye duyarlı bir şekilde evler inşa etmesi gerekiyor ve LEED de bunun sertifikası. LEED sertifikası alabilmek için çevreye duyarlı ve az enerji harcayan ev projeleri geliştirmek gerekiyor.

Ekoturizm Gezi Rehberi: Herkesin tatil anlayışı farklı ve şimdilerde yeni bir tatil anlayışı doğuyor. Uluslararası Ekoturizm Topluluğundan yapılan açıklamaya göre ekoturizm, doğanın ve yerel yaşamın korunduğu yerlere yapılan doğa gezilerini kapsıyor. Özellikle doğaya zarar vermeden yapılabilecek işler üzerinde duruluyor. Binaların çevreye olan uyumluluğu ve kültürel dokuya zarar verememek başlıca konuları teşkil ediyor.

Dijital

Siber Güvenlik Uzmanı: 1990’larda internetin şeytanı olarak görülen hackerlar şimdi siber güvenlik şirketlerinin aradıkları bir numaralı kişiler haline geldiler. Siber güvenlik hızla büyüyen sektörler arasında ve eğer isterseniz siz de profesyenol bir güvenlikçi olabilirsiniz.

Medya Araştırma Uzmanı: Her işin internet üzerinden yürütüldüğü günümüzde medya araştırmaları bütün sektörlerin araştırma bölümlerinde yer almaya başlayacak. Pazar araştırması yapmak ve web sitelerini google aramalarında birinci sıraya çıkarmak için medya uzmanlarına ihtiyaç her geçen gün artacak.

Uzaktan Eğitim Danışmanı: Gelecekte okullar da online eğitim vermeye başlayacak. Son yıllarda uzaktan eğitim sektörü hızla gelişiyor. Şu anda çok yeni bir öğretim sistemi olsa da geliştirme çalışmaları gitgide hız kazanıyor ve danışmanlara da yeni işler doğuyor.

Site Hızlandırma Mühendisi: İnternet şu anda hiç olmadığı kadar hızlı fakat bu daha da hızla olamayacağı anlamına gelmiyor. Her geçen gün daha fazla insan online oluyor ve günlük bilgi aktarımı da her geçen gün artıyor. Hal böyle olunca da interneti hızlı ve verimli kılmak için yenilikler gerekiyor. Bilgisayar mühendisleri de bu açıdan geleceğin aranan adamları olmayı sürdürecek.

Adli Bilişim Uzmanlığı: Suç da teknolojinin gelişmesiyle birlikte farklı formlar almaya başladı. Bazen bilgisayarlarımızda suça kanıt teşkil edecek bilgiler bulunabiliyor. Hayat bir yandan çevrimiçi devam ederken adli bilişim uzmanları da bilgisayarlarımızı kontrol etmek üzere bekliyor olacaklar.

Internette Crack (Kırma) Takımı Gönüllüsü: İnternet neredeyse sınırsız bir mecra, ama aynı zamanda da kırılgan. Aslında internetin bütünlüğü bir grup elit programcının ellerinde, bunlar hataları bulabilen, az sayıda internet ağına girebilecek yetenekte ve zarar görmüş donanımsal sektörleri düzeltebilen birikime sahipler. Şimdiye kadar bu görev kolektif düşünebilen gönüllülerin çabalarıyla ilerledi, ama dünya internet hizmetlerine daha bağımlı hale gelmeye başladıkça şimdiye kadar bu hizmetleri bedava yerine getirenlerin gerçek kariyer günleri başlayacak.

İstihbarat Analisti: Dünya terör olaylarının artmasıyla daha güvensiz bir yer olabilir ve geceleri rahat uyumamızı sağlayan istihbarat analistlerine gelecekte daha fazla iş düşecek. Genelde ordu için bazen de özel sektör için çalışan analistlere terör saldırılarına karşı ve dünyanın politik dengesinin sağlığı için gereksinimimiz daha da artacak.

Gardiyanlar: Dünyanın nüfusü arttıkça suçlar ve suçlular da artıyor. Hapishane sisteminin ise yeniden gözden geçirilmesi gerekiyor. Yasalar daha fazla ceza ve daha uzun süre hapis cezaları verirken daha sıkı kontroller gerekiyor. Çalışma bakanlıkları da giderek daha fazla gardiyana kontenjan açmaya başladı bile..

Sayısal Finans Analisti: Sayısal finansçılar, finans dünyasının sayısal sihirbazları olarak bilinirler. Hisse senetleri ve bonolarla uğraşmak yerine yatırımcıların daha iyi anlayabilmsei için matematiksel konseptlerle önerilerde bulunurlar. Sayısal finansçıların çoğu ya fizik ya da matematik bölümlerinden mezunlar.

Sanal Servis İşçileri: İnternet günlük iletişim şeklimizden başlayarak her şeyi değiştirdi. FRP oyunları internette, gece klübünden, spor tesislerine, alışveriş merkezlerine kadar ikinci bir  hayat yarattı.

Fütüristten adaylara: Eğitim, sınav sistemi değişemiyorsa, siz değişin


Diplomasında “Ekonomist” yazan, yıllar sonra mesleği ile ilgili adları da, tanımları da kendi bulan ve kendine iş kuran gelecek tasarımcısı, iş avatarı, fütürist Ufuk Tarhan, adaylara tercih öncesi şu önerilerde bulunuyor:

Teknolojik, yaşamsal koşullarının siber hızla değiştiği; her seviyede ve her şey için ‘analogdan, dijitale’ geçtiğimiz dünyamızda; tüm araç-gereçler, hizmet-servis standartları da dolayısı ile meslekler ve uzmanlıklar da değişmektedir. Buna rağmen okullar, adeta kafalarına gelecekte geçerliliği olmayacak bilgiler tıkıştırılmış milyarlarca insanı işe yaramaz diplomalarla anlamsız bir rekabete salıvermektedir. Tüm dünyada bir diploma spekülasyonu vardır ve artık üniversite diploması bir işe girmek ya da iş edinmek için yeterli değildir. En azından master, doktora beklenmekte, neredeyse herkes profesör olmak için yetiştirilmektedir. Her türlü bilgiye, üstelik de videolarla (pek yakında 3D de standart olacak) ve her yerden, anında, on-line ulaşılabildiği halde; hala çocuklarımızı yıllar süren, öğretmen-sınıf odaklı ortamlarda zapt etmeye, sıralamaya, numaralandırmaya çalışıyoruz. Yazık değil mi? İşlerine yaramayacağı belli bilgileri ezberlesinler diye yaratıcılıklarını, gelecek umutlarını ve yaşama sevinçlerini örselemenin neresine iyi bir eğitim aldı diyeceğiz?

Önemli olan sizsiniz diplomalar değil

Bir şeyi gerçekten yapmak isteyen çare, istemeyen mazeret bulur. Her ne okursanız okuyun, hangi diplomayı alırsanız alın, eğer bir şeyi gerçekten ister hale gelirseniz onu gerçekleştirecek beceriyi geliştirmenin yollarını da bulursunuz. Mazeret bulan değil, yeniçağın becerikli buluşçusu olun! ‘‘Yerim dar oynayamıyorum, ama, fakat, lakin’’ demeyin. Özgeçmişçi, sözgelecekçi değil; özgelecekçi olun. Hangi okul, bölüm tutarsa tutsun, girin keyifle okuyun. Okul kazanamazsanız hiç ama hiç kafanıza takmayın! Alacağınız veya alamayacağınız o kağıt parçaları ileride hiç önemli olmayacak. Nerede olduklarını bile hatırlamayacaksınız… Önemli olan ve hep de öyle olacak  Sizsiniz. Sakın korkmayın, cesur ve buluşçu olun. Çareler tükenmez, inanç tükenir! Gelecek onu tasarlamanızı ve istediğiniz gibi gerçekleştirmenizi bekleyen esnek bir süreçtir. Kısıtlarınıza, sınırlara değil, onları nasıl aşabileceğinize odaklanın. Daha da ilerlemek isterseniz; fütürizmi inceleyin…

Üniversite yöneticilerinin tercih önerileri

“Seçeceğiniz üniversitenin mezunlarının iş imkanlarını araştırın”


Prof. Dr. Candeğer Yılmaz (Ege Üniversitesi Rektörü)

 Bu yıl yapılan ÖSYM sınavlarının önceki yıllardan farklı olması nedeniyle sıralama ve puanlamada birtakım farklılıklar ortaya çıkmıştır. Bunun için adaylar üniversite seçerken şunlara dikkat etsin: Önce okumak istediğiniz üniversiteyi belirleyin Üniversiteyi seçerken: seçtiğiniz fakültenin veya yüksekokulun öğretim kadrosunu, üniversitenin deneyimini, laboratuar ve araştırma olanaklarını dikkate alın Üniversitenin, eğitim/öğretimle ilgili olarak bilimsel alanda ve kamuoyunda kabul edilirliğini ön planda tutun seçtiğiniz üniversitenin mezunlarının iş bulmada tercih edilir olmasını düşünün Üniversitenin konaklama (yurt) imkanları göz önünde bulundurun. ‘‘Boş kalmayayım da bir üniversiteye gireyim’’ düşüncesi yerine, mutlaka üniversitenin imkanları ve eğitim/araştırma politikasını ön planda değerlendirin. Eğitim-öğretim ve donanımlı çağdaş insan anlayışının tamamlayıcı unsuru kültür, sanat spor desteğidir. Bu nedenle Üniversitelerin sosyal, kültürel ve  sportif  faaliyetlerini de değerlendirmede özellikle  dikkate alın.

Puanlarda düşme olabilir

Yerleştirmelerde her yıl sürprizler olabilir. Puanı düşen ya da yükselen bölümlerle karşılaşabiliriz. Kontenjan artışı ile birlikte 400 bini aşkın 4 yıllık program oldu. Bu kadar kontejnanın olduğu bir yerde mutlaka sürprizler (özellikle vakıf üniversitelerinde) olacak.

Bu yüzden geniş bir yelpazeden tercih yapın. Ortalama ve tam yapan adaylara bakılınca puanlarda düşüş olabilir. Rahatlıkla ilk 4-5 tercihinizi idealinizde olan çok yüksek puanlı yerlere ayırın.

2 yıllık tercihlerde öncelik meslek liselerinde

Cihan Yeşliyurt (Fen Bilimleri Dershanesi Rehberlik Koordinatörü)

Bu yıl YGS puan türüne göre öğrenci alan 4 yıllık yükseköğretim programlarının başarı sıralarında yüzde 10 ile yüzde 20 arasında düşme olabilir. Örneğin 40 bininci başarı sırasında öğrenci alan Okul öncesi Öğretmenliği Bölümü bu yıl 44 bin ile 48 bin arasında öğrenci alabilir. Elbette bu yorum her bölüm için geçerli olacak diye bir koşul yok. Arz ve talebe göre değişebilir. 2 yıllık tecrihlerde her ne kadar öncelik meslek liselerinde olsa da son yıllarda yaşanan üniversite ve kontenjan artışı nedeni ile genel lise mezunu öğrencilerin 2 yıllık tercihlerine girmesinde bir avantaj getirebilir. Özellikle üniversitelerin ilçe merkezlerinde bulunan Turizm, Pazarlama, İşletme, Elektrik gibi bölümleri genel lise çıkışlı adayların yerleştiğini geçen yıl gördük. Bu yıl da aynı durum tekrarlanacak diye düşünüyoruz. Öğrenciler kendi alanlarının devamını tercih ederken OBP’lerine göre yerleşecek. Örneğin lisedeki alanı bilgisayar olan öğrenci Bilgisayar Programcılığı Bölümü’nü tercih ettiğinde OBP’sine göre yerleşecek. Ayrıca diğer tüm adaylar 2 yıllık bölümlerde alan dışı tercih yaptıkları için 0,12 AOBP’li puanlara göre liste hazırlayacak ve 2 yıllık tercihlerde başarı sırası değil, puanı baz alacak. Öte yandan özellikle Sağlık Bilimleri (tıbbi görüntüleme teknikleri, ilk ve acil yardım gibi) ile Bilgisayar Programcılığı, Çocuk Gelişimi Bölümlerinin kontenjanlarının meslek liseleri tarafından doldurulacağını ve genel lise mezunlarına kontenjan açığı kalmayacağını düşünüyorum.

Tercih Yorumu:2011 ÖSYS sonucunda oluşan LYS puanlarında 2010 puanlarına göre yaşanan düşüşün en fazla olduğu puan türü TS. Adayımızın TS-1 puanı 467,593 ve başarı sırası da 1540. Ancak aynı başarı sırasına sahip adayın geçen yılki puanı 480,649.Yani 480 taban puanlı bir programın bu yılki taban puanı 467 olacak demektir.Adayımız ilk 9 tercihini isteklerini ve tercih eğilimlerinde oluşabileceğini düşündüğü değişikliği öngörerek yapmış. Ancak bu kadar büyük değişim yaşanması pek beklenmemelidir. 10. tercihinden itibaren sıralanan programlara yerleşebilir. En kötü olasılıkla da ancak 19. sıradaki tercihine kadar düşebilir.Büyük bir ihtimalle 10-11 veya 12. tercihlerine yerleşebilir.

TERCİHLE İLGİLİ MERAK ETTİKLERİNİZ

– Genel lise mezunuyum. 2 yıllık bir bölüme yerleştiğimde bir sonraki yıl puanım düşer mi?

2 ya da 4 yıllık herhangi bir bölüme yerleştirildiğinizde (Açıköğretimin kontenjansız programları hariç) bir sonraki yıl AOBP’niz yarı yarıya düşer.

- Özel Yetenek Sınavı’nı kazandığım ve okumaya başladığım takdirde gelecek sene tekrar sınava girdiğimde puanım düşer mi?

Özel Yetenek Sınavı’yla da olsa bir yükseköğretim programına yerleştirildiğinizde (Açıköğretimin kontenjansız bölümleri hariç) Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanı’nız yarı yarıya düşer.

- Açıköğretim Fakültesi’nde bir bölüm kazananlar ek yerleştirmeye başvurabilir mi?

Açıköğretim Fakültesi’nin İşletme, İktisat gibi kontenjansız bölümlerini kazananlar ek yerleştirmeye de başvurabilirler.

- Tercih yaptığım halde yerleştirilmezsem seneye puanım düşer mi?

Tercih yapmak puanı düşürmez. Burada önemli olan bir yükseköğretim programına yerleştirilmektir. Açıköğretim Fakültesi’nin kontenjansız bölümleri hariç bir yükseköğretim programına yerleştirildiğinizde, ister kayıt yaptırın ister yaptırmayın, AOBP katkınız yarı yarıya azalacaktır.

 REKTÖRLERDEN TERCİH TÜYOLARI

“Üniversite adaya huzurlu bir ortam sağlamalı”

 
Prof. Dr. İbrahim Özen (Karadeniz Teknik Üniversitesi Rektörü)

Üniversite adayları için en kritik süreç tercih dönemidir. Bu önemli karar süreci sadece adayı değil, ailelerini de doğrudan ilgilendirmektedir. Üniversite sayıları dolayısıyla seçeneklerin arttığı günümüzde doğru rehberlik çok önemli. Öncelik meslek seçiminde olmalı. İnsanların sevdikleri işlerde daha çok başarılı olduğu gerçeği unutulmamalı, adaylar mutlaka sevecekler mesleklerin ◊ eğitimini almaya, yeteneklerine uygun, benimseyecekleri işi yapmaya yönlendirilmeli. Meslek seçimi yapıldıktan sonra kritik ikinci aşama eğitimin alınacağı üniversitenin tercihidir. Seçilen üniversiteden iyi bir mesleki eğitim vermesi, adayın kişisel gelişimine katkı yapması ve huzurlu, rahat bir ortam sağlaması beklenmelidir. Verilen eğitim-öğretimin uluslararası tanınırlığı (bölümlerinin akredite olması, Diploma Eki verebiliyor olması, Avrupa Kredi Transfer Sistemine dahil olması, ulusal ve uluslararası öğrenci değişim programlarına açık olması gibi), bölümlerinde yeterli ve kaliteli öğretim üyelerinin görev yapması ve alt yapı (sınıf, laboratuvar gibi) olanaklarının güçlü, mezunlarının tercih ediliyor olması iyi bir mesleki eğitimin en önemli parametreleridir. Öğrencilerin ders dışı zamanlarını geçirecekleri, iletişimde ve etkileşimde başarıya götürecek sportif, sanatsal ve kültürel faaliyetlerini gerçekleştirebilecekleri olanakların varlığı tercihleri etkileyebilecek faktörlerden olmalıdır. Ulaşımının kolay olduğu, huzurlu, yaşama standartlarının yüksek ve rahat bir kente konuşlanmış, beslenme ve barınma sorunlarını çözmüş güzel bir kampus alanına sahip olmak tercih edilebilir bir üniversiteyi tarif etmektedir. Öğrenciler tüm bu kriterleri üniversitelerin web sayfalarından kontrol ettikten sonra tercihlerini yapmalarında fayda var…

ÖĞRENCİDEN

“Hayal gücüne güvenenler ve iletişim becerisi olanlar için ideal”

Yağız Basgıcılar (İTÜ Endüstriyel Tasarımı Bölümü 1.sınıf öğrencisi)

Zanaatkarlığın çoktan rafa kaldırıldığı ve çoğu ürünün fabrika şartlarında seri üretimle üretildiği günümüzde piyasaya çıkacak her ürünün arkasında endistriyel tasarımcı veya tasarımcılar grubunun emeği vardır. Yeni bir ürünün ortaya çıkışı için geçen problemin belirlenmesinden üretime kadar olan süreçte her ne kadar mühendisler ve ilgili kişiler de kendi uzmanlık alanında destek verseler de endüstriyel ürün tasarımcısı sürece en hakim ve bu süreci yöneten kişidir. Her gün ortaya yeni bir ürün çıkıyor. Cep telefonu, bilgisayar, araba, mobilya vs. Sadece bunların değil diş fırçası, saksı, çoklu priz, çaydanlık gibi ürünlerin de arkasında birer tasarımcı vardır. ◊ Elinize aldığınız mobilya setinin içindeki kılavuzu bizler hazırlarız. Tasarım aslında büyük güç. Ürünlere bir anlam yükleyerek, kitleleri harekete geçirecek akımlar tasarım vasıtasıyla başlatılıyor. Mesleğimizi henüz pek kimse tanımıyor. Ama ben dünyaya yenidern gelsem bu bölümü tercih ederdim. Bölümümden çok memnunum ve gelecek için çok umutluyum. Bu bölümü isteyenlerin iyi düşünmesi, hayal gücüne güvenmesi gerekiyor. Bu meslek çok yünlü ve yaratıcı olmayı gerektiriyor. İnsan ilişkileri, iletişim becerileri ürün tanıtım esnasında çok işe yarıyor. Tasarımcının araştırmacı olması gerekiyor. Gözlem yeteneğinin çok büyük faydası var. Sanatsal yetenekler de çok işe yarıyor.


“Gelecek Mekatroniğin olacak”

Çağıl Gürbüz (Üniversite adayı)

Günümüz artık teknoloji çağı. Yani hayatımız düzenlerimiz makinalara, bilgisayarlara bağlı. Benim görüşüme göre gelecek makinalara ve bilgisayarlara sözünü geçirebilenlerin olacak. Bu yüzden ben Mekatronik Mühendisi olmak istiyorum. Bu meslekten beni Ar-Ge çalışmalarında sözümün geçeceği bir konuma getirmesini umuyorum. Bana gerekli bilgiyi en azından benim kendi bireysel çalışmalarım ile üstünü rahatlıkla doldurabileceğim bir altyapı vermesini istiyorum. Mesleği tercih etmek istememde gelişen teknoloji ve bu konuda yetkin insanların olmasının önemi etkili oldu.

MESLEKLERİ TANIYALIM

Yeni mühendislik dalı: Mekatronik Mühendisliği

Makine Mühendisliği ve Elektrik Mühendisliği gibi iki yerleşik mühendislik dalı ile Bilgisayar ve özellikle Yazılım Mühendisliği’ni kaynaştırılmasına dayanan yeni bir mühendislik tasarımı yaklaşımı. Mekatronik Mühendisleri tasarım ve üretim yapan her türlü sanayi kuruluşunda, araştırma merkezleri, AR-GE birimleri ve fabrikalarda çalışabilirler.

Özgün tasarımlar üretenler için ideal: Moda Tasarımı

Bu bölüm hazır giyim ve moda sektörüne çağdaş, yaratıcı ve özgün tasarımlar üretebilen öncü fikir sahibi bireyler yetiştirmeyi hedefliyor. Adayların kültürel, sanatsal ve teknik açıdan kendini yetiştirmeyi hedefleyen bireyler olması bekleniyor. Mezunlar hazır giyim ve aksesuar işletmelerinin yanı sıra kendi açtıkları işyerlerinde çalışabilir.

Eşyanın üretimine merak saranlara: Endüstri Ürünleri Tasarımı

Endüstri alanında üretilmesi düşünülen herhangi bir eşyanın veya bir gıda maddesi gibi tüketilecek bir ürünün biçiminin nasıl olacağı, nasıl bir ambalajla sunulacağı, eğer bir eşya ise hangi hammadelerin kullanılacağı, ne gibi süreçle üretileceği, kullanışlılık, estetik, ergonomik yönler göz önüne alınarak belirlenmesi konusunda eğitim veriliyor.

Bilginin depolanıp verimli kullanılmasını öğretiyor: Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Öğretmenliği

Bilginin üretilmesinde ve depolanıp verimli kullanılmasında, bilgisayarlardan yararlanmayı sağlamak, bilgisayar kullanımını yaygınlaştırıp, gençlere öğretmeyi hedefler. Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı resmi ortaöğretim kurumlarında çalışmak isteyenler devlet memurluğu sınavına girip yeterli puanı almak zorundalar. Yazılım firmalarında program yürütücüsü ve geliştiricisi olabilir, bilgisayar firmalarında görev yapabilirler.

Mekatronik Mühendisliği

Okul Adı                 2010 Taban Puanı         2010 Başarı Sırası

Yıldız Teknik Ünv.      502.625                          15.500
Fırat Ünv. (İ.Ö.)        369.532                          105.000

Moda Tasarımı

Okul Adı                 2010 Taban Puanı         2010 Başarı Sırası

Anadolu Ünv.           408.210                           144.000
Giresun Ünv. (İ.Ö.)   363.581                           289.000

Endüstri Ürünleri Tasarımı

Okul Adı                 2010 Taban Puanı         2010 Başarı Sırası

ODTÜ                      504.676                          14.600
Gazi Ünv.                 469.030                          31.600

Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Öğretmenliği

Okul Adı                  2010 Taban Puanı        2010 Başarı Sırası

Boğaziçi                    464.762                         47.000
KTÜ (Uzak. Eğitim)     365.686                         184.000


Puan değil başarı sırasına göre tercih yapın

LYS sonuçlarına bakınca soru çözüm ortalamaları incelendiğinde Edebiyat testinde ciddi düşüş göze çarpıyor. Aynı şey Tarih ve Biyoloji testlerinin ortalamaları için de geçerli. Fen Bilimleri Dershanesi Rehberlik Koordinatörü Cihan Yeşilyurt, TM alanında tercih yapacak adaylar için Edebiyat testinin çok etkili olduğunu belirtiyor. Yerleşmelerde okul başarısı ve özellikle YGS performansının da etkili olacağını söyleyen Yeşilyurt, “Puanlar yanıltıcı olabilir, başarı sırasına göre hareket edin. Geniş aralıktan tercih yapın. Aldığınız başarı sırasının yüzde 35’inin üstünde başlayıp, yüzde 100’ün altına kadar tercih listenizi oluşturun. Özellikle TM ve TS puan türlerine göre yapılacak tercihlerde yüzde 35 aralığı yüzde 20’lere kadar çekilebilir” diyor.


Fizyoterapi ve Rehabilitasyon

Okul Adı                      2010 Taban Puanı      2010 Başarı Sırası

Hacettepe Üniv.             507.531                       12.500
M. Kemal Üniv. (İ.Ö)      497.057                       19.300

Hemşirelik

Okul Adı                       2010 Taban Puanı     2010 Başarı Sırası

Hacettepe Üniv.             447.322                       41.500
Kafkas                          363.092                       158.000

Ebelik

Okul Adı                       2010 Taban Puanı     2010 Başarı Sırası

Ankara Üniv.                  358.560                       104.000
Yüzüncü Yıl Üniv.            342.013                       196.000

 

Meslekleri tanıyalım

Yardımı seven adaylar için

Fizyoterapi ve Rehabilitasyon

 

Bu programın amacı doğuştan veya sonradan herhangi bir şekilde sakatlanan ve hekim tarafından tanısı konup, tedavisi belirlenen hastalara gerekli fizik tedavi ve rehabilatasyon programını planlayıp, uygulayacak sağlık personeli yetiştirmektir. Fen derslerinden başarılı, yardımı seven, hoşgörülü, güler yüzlü ve sabırlı olan adaylara önerilir. Mezunlar hastanelerin fizik tedavi, ortopedi, nöroloji, kardiyoloji kliniklerinde görev alabilir. 

Tüm sağlık kuruluşlarında görev yapabilirler

Hemşirelik

Hemşireler, hastalık halinde hekim tarafından belirlenen tedavinin uygulanması, hasta bakımının planlanmasını yapar. Yardımı seven, sabırlı, anlayışlı ve soğukkanlı olup, biyolojiye ilgi duyan üniversite adaylarına öneriliyor. Tüm sağlık kuruluşlarında görev yapabilirler. Hemşirelik temel eğitimine ek olarak öğretmenlik formasyonu olan hemşireler sağlık meslek liselerinde çalışabiliyorlar.

 Anne adaylarının en büyük destekçisi

 Ebelik

 Bu program ana-çocuk sağlığının korunması ve tedavi hizmetlerinin yürütülmesinde görev alacak sağlık personeli yetiştiriyor. Fen derslerinin yanı sıra öğrenciler kadın hastalıkları ve doğum, hasta bakımı ve epidemiyoloji gibi tıp dersleri alıyorlar. Mezunlar koruyucu sağlık hizmetlerinde, çocuk sağlığı ve aile planlaması merkezlerinde, doğumevi ve hastanelerin doğum kliniklerinde çalışabiliyorlar.

 

Örnek tercih listeleri

 TABLO -2   TM-3 Puanı : 515,958 Başarı Sırası : 1270

 

Tercih Yorumu: Belirli üniversiteler ve belirli bölümler seçilerek düzenlenmiş bir liste. Adayın başarı sırası bakımından yaklaştığımızda 3. sıradaki tercihinden itibaren sıraladığı programlara yerleşme olasılığı çok yüksek. Ancak dikkat edilirse vakıf üniversitelerinde burslu programlar ve sosyal bilimler ağırlıklı hukuk gibi programlar daha çok tercih edilmiş. Seçici bir yaklaşımla düzenlendiğini söyleye

biliriz listenin. Adayın 16. tercihinden sonrası ne olur ne olmaz düşüncesiyle ve garanti amacıyla seçilmiş programlar. Çünkü büyük bir olasılıkla 3. ile 10 sıradaki tercihleri arasında bir programa yerleşecektir.

 

Uzmandan öneriler

 

Celil Vardar (Final Eğitim Kurumları  Rehberlik Koordinatörü)

Okul türlerine göre sınav puan ortalamalarının hepsinde düşüş var. Tüm puan türlerinde geçen yıla göre 180 puan barajını geçerek tercih yapma hakkı elde eden aday sayılarında azalma göze çarpıyor. Bu verilere bakılınca sınav sistemi ikinci yılında adaylar tarafından daha iyi anlaşılmış. Yani herkes kendisiyle ilgili test ve puanlara daha çok yönelmiş.

 

Rektörlerden tercih tüyoları

 “Ailenizin sosyo ekonomik durumunu da göz önüne alın”


Prof. Dr. Ayşegül Jale Saraç (Dicle Üniversitesi Rektörü)

Adaylar gerçekten hayli zor ve uzun bir yoldan geçerek tercih yapıyorlar. Mutlaka bir rehbere danışmalarını öneririm. Yapmaktan hoşlanacağınız meslekleri listenize yazın. Çünkü insanlar zevkle, isteyerek ve keyif alarak yaptıkları mesleklerde hem daha başarılı hem de daha üretken olurlar.

Üniversite ve özellikle de alan tercih ederken çok iyi araştırma yapın. Yaşadığımız çağda artık iletişim çok kolay olduğundan, seçilecek üniversite hakkında internet üzerinden bilgi alın, mümkünse o üniversiteye gidip bizzat görün. Tercih sayısı 24’ten 30’a yükseldi. Öncelikle girmek istediklerinizden en üst ve en alt puan dilimine göre  fakülteleri sıralayın. Daha sonra ise, bu fakülte veya yüksek okulları inceleyin. Üniversitenin bulunduğu kent veya ilçenin konumu, seçilen bölümün iş imkânları, üniversitenin eğitim kadrosu, akademik karnesi, sosyal imkanları, uluslararası tanınmışlığı, yurtdışı bağlantıları, öğrenciye sunduğu staj ve uygulama imkanları, kütüphane ve laboratuar imkanları, öğrencinin üretkenliğinin artması için teknolojiyi ne ölçüde kullandığı, sağlık hizmetleri, bilimsel üretkenliği, topluma yaptığı hizmetler, spor, kültür ve sanat etkinliklerini dikkate alın. Ailenizin sosyo ekonomik durumunu göz ardı etmeyin. Kamuoyunda popüler olan belli başlı üniversite veya bölümlere yönelme gibi bir yanlışlığa düşmeyin.

 

Öğrenciden

 “Yeni başlayan bir hayatın tanığı olmak müthiş bir duygu”

Özge Yüksel (İstanbul Bilim Üniversitesi Ebelik Bölümü 4. sınıf öğrencisi)

Seçeceğim kariyer konusunda düşünürken sağlık sektörünü tercih ettim. Aslında sağlık sektörü aileme ve yakın çevreme yabancı bir alandı. Ailemizde sağlık alanında çalışan tek kişi ablamdı. 8 yıl önce ebelik yüksekokulunu tercih ederek bana da yeni bir ufuk açmış oldu. Onun bölümünden memnuniyeti ve bana geri bildirimleriyle ben de bölüme sıcak bakmaya başlamıştım. Daha sonra kendi yaptığım araştırmalar sonucunda bu bölümün benim beklentilerimi karşılayacağına inandım. İnsanlık varolduğu sürece türün devamı için ebelik mesleği de varolacaktır. Dünya üzerinde- ki belki de en mucizevi olaya tanıklık eden ebeler çok önemli bir misyon üstlenmişlerdir. Hem annenin, hem de bebeğin sağlığı ebelerin sorumluluğundadır. Bu da ebelik mesleğini yüceltmektedir. Meslek hayatımız boyunca hayata yeni gözlerini açan bebeklerin ellerinden tutmak en büyük mutluluklarımızdandır. Yıllar içerisinde yeni başlayan birçok hayatın tanığı olacağım için heyecanlıyım. Gelecekte ebelik mesleği ile ilgi yasaların çıkartılarak mesleğimizin güçleneceğini umuyorum. Böylece mesleğimiz hak ettiği şekilde tanınarak çalışma alanlarında söz sahibi olacaktır. Bu mesleği seçecek arkadaşlarıma tavsiyem meslek hayatlarının her anlarını iyi değerlendirmeleri ve bu mutluluğun değerini iyi bilmeleridir. Çok az insanın sahip olabileceği anlar ebelik mesleğinin geneline yayılmıştır. Öğrenci arkadaşlarımız bunların farkına varmalıdır ve mesleğini benimsemelidirler.

 

“Türkiye’de fizyoterapistlerin önü açık”

 

Can Bereceli (Doğu Akadeniz Üniversitesi Fizyoterapi Bölümü 2.sınıf öğrencisi)

Fizyoterapi, son zamanlarda ülkemizde çok revaçta bir bölüm hâlini aldı. Büyük ölçüdeki puan artışı ile Tıp Fakültesi seviyelerine yaklaştı. Hatta adaylardan bazıları, önceliklerini Fizyoterapi olarak belirliyor ve bu tercihleri doğrultusunda üniversitelerini seçiyorlar. Benim bu mesleği tercih etmemde en büyük etkenler yaşadığım ilginç anılar olmuştur. 6 sene boyunca lisanslı olarak basketbol oynadığım zamanlarda sürekli sakatlıklar yaşadım. Sakat sakat oynamaya başlamıştım. İnternetten ilginç tedavi yöntemleri bulmaya başladım. Bu işe ilgim arttı. Daha sonra masaj tedavilerini araştırıp yakın çevreme uyguladığımda, onlardan gelen olumlu eleştirilerle bu mesleğin bana uygun olduğunu düşünmeye başladım. Fizyoterapistliğin çalışma koşullarını tek tek araştırdım ve kendimle özleştirdim. Bu işin artılarını eksilerini önüme liste hâlinde çıkardım ve düşünmeye başladım. 5 dakika sonunda kararım kesindi, ben artık fizyoterapist olacaktım ve bunun için elimden ne geliyorsa yapmaya hazırdım. Son yıllarda da artık Türkiye’de fizyoterapistlerin önü açılmış, gelir imkanları arttırılmış, diğer bütün gelişmiş ülkelerdeki çalışma haklarına sahip olmaları sağlanmıştır. Fizyoterapist olmak bir ayrıcalıktır, bu farkı ilerleyen zamanlarda daha iyi anlayacaksınız. Fizyoterapist maaşları şu an için çok iyi olabilir, ancak bu iş asla ve asla para için yapılacak bir iş değil. Tedaviler her zaman kısa süreli olmayabilir ya da kısa sürede her zaman istediğiniz sonuçları elde edemeyebilir, hedeflerinize ulaşamayabilirsiniz. Sabretmek, sabırla ve azimle çalışmak bu yüzden çok önemli. İnsanlarla iyi iletişime sahip, yardım etmekten hoşnut, sorumluluk sahibi, dikkatli, sabırlı, sevecen bireylerseniz fizyoterapi tam da size uygun bir meslek.

 

Tercihle ilgili merak ettikleriniz

 

YGS’de barajı aştım. Açıköğretim Maliye Bölümü’ne girebilir miyim?

- Tercihler nasıl ve nereden yapılacak? YGS’de 140 baraj puanını geçtikten sonra ön lisans ve  Açıköğretim programlarını tercih edebilirsiniz. Açıköğretim  Fakülteleri’nin kontenjansız programlarından Maliye-İşletmeİktisat-Kamu Yönetimi-ÇEKO gibi programları tercih edebilirsiniz. Tercihlerinizi 25 Temmuz ile 5 Ağustos arası bireysel olarak veya ÖSYM Başvuru Merkezi aracılığıyla yapabilirsiniz.

 

Anadolu Teknik Lisesi 4176-Bilişim Sistemleri mezunuyum. Geçen sene MTOK kontenjanlarının az olması ve sınırlı üniversitelerde olmasından dolayı tercihlerimi sınırlı tuttum. Bu sene ise 322 puan aldım. Acaba MTOK olarak hangi yerleri ve bölümleri yazabilirim? Bilgisayar Öğretmenliği’ni nerelerden başlayarak yazmam gerekir?

- Okuldan gelen ek puanlı puanım 388 (YGS-1) Danıştay Teknoloji Fakültelerine girişte YGS-1 puanı kullanılması uygulamasını iptal ettiği için bu yıl Teknoloji  Fakültelerine MF-4 puanıyla öğrenci alınacak. Ancak bu fakültelerde meslek liseleri için özel kontanjanlar mevcut. Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Öğretmenliği programını YGS-1  puanıyla tercih edebilirsin.

 

Kıbrıs’taki üniversitelerin Türkiyedekilerle denklikleri hakkında bilgi sahibi olmak istiyorum. Diğer bir deyişle oradan aldığım diploma her yerde geçerliliğini koruyacak mı?

- Arzuladığım üniversiteler Girne Amerikan Üniversitesi ve Lefke  Amerikan Üniversitesi. Tercihler kılavuzunda yer alan KKTC’deki üniversitelerin diplomaları YÖK tarafından denk sayılmaktadır. Bu yıl YÖK’ün aldığı  kararla bu denklik sorunu tam olarak ortadan kalkmıştır. Gönül rahatlığıyla KKTC’deki üniversiteleri seçebilirsiniz.

 

Okul birincisi olmanın üniversiteye yerleşmede bir avantajı var mı?

- Evet. Okul birincisi olmuş bir aday, genel kontenjana ek olarak yükseköğretim programlarından okul birincileri için ayrılacak kontenjanlardan da yararlanabilecektir. Ancak okul birincileri için ayrılan kontenjanlar sınırlıdır. Bu nedenle tercihlerinin tümünü çok istenen programlar arasından yapan okul birincileri puanlarının yüksek olmaması durumunda hiçbir programa kayıt hakkı kazanamayabilirler.


Meslek seçiminde ortak nokta tıp ve hukuk oldu


Üniversiteye girişte sınavların nasıl yapılacağı, kriterlerin ne olacağı, üniversite kontenjanları ve yükseköğretime ilişkin daha birçok konuda karar yetkisine sahip olan YÖK’ün eski ve yeni üyeleri adaylara üniversite tercihlerini nasıl yapmaları gerektiği konusunda aydınlatıcı ipuçları ver
di.

Geleceğin mesleklerinin neler olacağı, geçerliliğini yitirmeyen meslekler ve alanlar konusunda da Hürriyet aracılığıyla adaylara yol gösterdi. İşte eski ve yeni YÖK üyelerinin adaylara önerileri:

“Hiç ölmeyecek meslekler de var”

 

Prof. Dr. Necmi Yüzbaşıoğlu (YÖK Üyesi)

 

Adaylar kendi puan türlerinde geçen senenin sonuçlarını ve başarı sıralarını dikkate alsınlar. Eğer yerleşmek istedikleri bölümü net olarak belirlemişlerse, tercihleri belliyse, sıralamaya göre tercih yapabilirler. Geçen yılla karşılaştırarak istedikleri üniversitenin istedikleri bölümüne göre sıralamaları göz önünde bulundursunlar. İstedikleri bölüme net olarak karar vermedilerse; tıp olmazsa, mühendislik, o olmazsa, bir başkası gibi bir netlik yoksa, dikkatli olmaları gerekir. İyi karar verip, iyi incelemeleri gerekir. Belli dönemlerde belli meslekler popüler oluyor ama hiç ölmeyen meslekler de var. Tıp, Mühendislik, Hukuk ve İktisat gibi alanlar ana disiplinlerdir. Diğer mesleklerin birçoğu bunlardan doğar. Bana sorarlarsa, ihtiyatlı olup, bu gibi temel alanlarda tercih yapmalarını öneririm.

 

“Heyecan duymadığınız mesleği tercih etmeyin”

 

Prof. Dr. Halis Ayhan (Eski YÖK Üyesi)

 

Tercihlerde en önemli şey öğrencinin yeteneğine göre meslek seçmesi. Eğer yeteneğine göre tercih etmek istediği yere bu yıl yerleşemeyecekse, bu şansını bir sonraki sene deneyebilir. Ama bir kişinin ömür boyu yapacağı mesleği kesinlike isteyerek tercih etmesi lazım. Heyecan d

uymayacak, zorla yapacaksa, tercih yapmasın. Adaylar bir yarış içerisinde ve burada başarı sırası da önemli tabii ki başarı sıralarını da dikkate alsınlar. Eğer hukuk istiyorsa ve hukuk için puanı yeterli değilse, siyasalı tercih edebilirler. Tıp istiyorsa ve buna da puanı yeterli değilse, buna yakın bir alan olan eczacılığı tercih edebilirler. Ama en önemlisi, YÖK’ün adaylara üniversite birinci sınıftan sonra tüm fakülteler için yatay geçiş hakkı tanıması. Eğer böyle olursa çocuk, hayali olan ancak üniversite sınavında yerleşemediği bir bölüme üniversite birinci sınıftan sonra geçebilme hakkını elde edebilir. Bence hiç geçerliliğini yitirmeyecek meslekler, insan unsurunun bulunduğu her dönemde; Tıp, Psikoloji, Sosyoloji. Diğer taraftan Eğitim Bilimleri, Okulöncesi Eğitimi Öğretmenliği, Özel Eğitim ve Rehabilitasyon alanları, bilgisayar ve programcılıkta geçerli alanlar ve önemlerini yitirmeden devam edecekler.

 

Prof. Dr. Enver Hasanoğlu (Eski YÖK Üyesi)

 

Üniversite sadece bir eğitim değil, aynı zamanda kültürdür. Bir öğrenci mezun olduğu zaman kazanımlarının yüzde 50’sini üniversitesinden alıyorsa, yüzde 50’sini de çevresinden alır. Bu nedenle adayların tercih yaparken büyükşehirlerdeki üniversiteleri tercih etmelerinde yarar olduğunu düşünüyorum. Şu an revaçta olan meslekler Tıp ve Hukuk gibi alanlar. Ancak gelecekte; Bioteknoloji, Nanoteknoloji ve Genetik alanları çok daha fazla önem kazanacak. Özellikle önümüzdeki 20 yılı düşündüğümüzde adayların bu alanlara önem vermesinde yarar var diye düşünüyorum.

Esra KAYA

Tercihle ilgili merak ettikleriniz

 

Bu yıl tercih etmeyi düşündüğüm Anadolu Üniversitesi Sinema ve Televizyon, Basın Yayın ve Ege Üniversitesi Radyo Televizyon Bölümleri’nin diğer üniversitelere göre yeri nerede? İş bulma imkanım var mı? Akademik kariyer düşünüyorum. Bu konuda ne dersiniz?

- Akademik kariyer yapmak çok zor değil. Yabancı diliniz yeterli ise ve lisansüstü yapmak için girilmesi zorunlu olan ALES’te istenen puanları alabilirseniz akademik kariyer yapabilirsiniz. Yazdığınız bölüm ve üniversiteler oldukça iyi. Özellikle Anadolu Üniversitesi’nin alt yapısı çok güçlü olduğu için rahatlıkla tercih edebilirsiniz. Kendinizi yetiştirirseniz çok rahat iş bulabilirsiniz. Bu bölümlerde iş bulmanın en iyi yollarından birisi de okurken staj yapmak ve çalışmaktır. Size önerim yaptığınız stajları çok önemseyin ve ciddiye alın.

Önlisans mezunuyum. Açıköğretim lisans programına yerleşmek istiyorum. Lisans barajını geçemedim. Açıköğetim lisans programı  tercihi yapsam yerleşme durumum nedir?

- YGS’den 140 puan barajını geçtiyseniz AÖF’den tercih yapabilirsiniz. Eğer geçemediyseniz o zaman AÖF tercih hakkınız da yok demektir. Ayrıca ön lisans mezunu olduğunuzu söylüyorsunuz. Belirli ön lisans programlarını bitirenler sınava girmeksizin direkt olarak Açıköğretim Fakültesi’ne kayıt yaptırabiliyor. Örneğin; 2 yıllık Muhasebeyi bitirenler 4 yıllık İşletme ya da İktisat Bölümü’ne kayıt yaptırabiliyor. Ayrıntılı bilgiyi Açıköğretim Büroları’ndan öğrenebilirsiniz.

Tercihleri oluştururken puana mı yoksa başarı sırasına mı bakmak gerekiyor?

- Puan hesaplama katsayıları her yıl Türkiye soru çözüm ortalamalarına bağlı olarak değişmektedir. Dolayısıyla aynı sayıda soru çözen bir aday her yıl farklı bir puan alabilmektedir. Bu nedenle tercih yaparken bir önceki yıla ait taban puanlarla kıyaslama yapmak sağlıklı bir gösterge olmayabilir. ÖSYM, 2007’den itibaren yükseköğretim programlarının başarı sıralarını da kılavuzda yayımlamaya başladı. Ke

ndi başarı sıranızı yükseköğretim programlarının bir önceki yıla ait başarı sıraları ile karşılaştırmak en doğru yöntem olacaktır.

Tercihlerimi ÖSYM’ye gönderdikten sonra değişiklik yapmak mümkün mü?

- Tercih başvurusu süresi içinde değişiklik yapmak mümkündür.

Fen Bilimleri alanı mezunuyum. Ortak alandan TM puanımla tercih yapmak istiyorum. Hangi bölümleri tercih edersem puanım düşmez?

- TM puan türlerine göre öğrenci alan ve ortak alanınızda olan programlar: Ekonometri, Ekonomi, Ekonomi ve Finans, Ekonomi-Yönetim Bilimleri Programları, Felsefe, Felsefe Grubu Öğretmenliği, İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı, İktisadi Programlar, İktisat, İşletme, İşletme Enformatiği, İşletme-Ekonomi, Küresel ve Uluslararası İlişkiler, Lojistik Yönetimi, Sağlık Kurumları İşletmeciliği, Sınıf Öğretmenliği, Tarım Ekonomisi, Uluslararası İktisat-İşletme Programlarıdır. Bu bölümleri tercih ettiğinizde, 0,15 AOBP’li puanınız dikkate alınacak yani

puanınız düşmeyecektir.


MESLEKLERİ TANIYALIM
  
Çalışacağınız ortamı dikkate alın


Eczacılık

 

Bu programın amacı ilaç hammadelerinin elde edilmesi, fiziksel, kimyasal ve biyolojik özelliklerinin incelenmesi, değerlendirilmesi, kaliteli ilaç üretimi ve ilaçların saklanması, kullanılması gibi konularda eğitim ve araştırma yapmaktır. Bu bölümü okumak isteyenlerin fen bilimlerine ve özellikle kimyaya ilgi duymaları, üst düzey akademik yetenek ve bilimsel meraka sahip olmaları gerekiyor. Eczacılar genellikle laboratuvar, eczane gibi ilaç kokularının yaygın olduğu kapalı yerlerde sürdürmeleri nedeniyle eczacı olmak isteyen birinin buna uygun çalışma ortamını dikkate alması gerekiyor.

Okul Adı             2010 Taban Puanı    2010 Başarı Sırası

Hacettepe Unv.     507.647                   12.400

Atatürk Unv.         496.548                   17.100

 

El, parmak becerisi gerektiriyor

 

Diş Hekimliği

 

Ağız ve diş sağlığının korunması, diş ve dişeti hastalıklarının tedavisi, diş ve çene ameliyatları ile takma diş yapımı konularında çalışacak diş hekimleri yetiştirmek ve bu alanda araştırma yapmak programın amaçlarının başında geliyor. Eğitim süresi 5 yıl olan programa girmek isteyenlerin fen derslerinde başarılı olmaları, eğitimin uygulamalı kısmı el ve parmak becerisi, uzay ilişkileri yeteneği ve estetik görüş gerektirdiğinden bu alanlarda yetenekli olmaları öneriliyor.

Okul Adı               2010 Taban Puanı    2010 Başarı Sırası

Hacettepe Unv.       514.106                     9.950

Yüzüncü Yıl Unv.     502.709                     14.500

 

UZMANDAN ÖNERİLER


Turgay Polat (Uğur Dershaneleri Genel Müdür Yardımcısı)

 

Bu yıl yapılan ÖSYM sınavlarının önceki yıllardan farklı olması nedeniyle sıralama ve puanlamada bir takım farklılıklar ortaya çıkmıştır. Puanlara bakarak bir değerlendirme yapmak yerine,”sıralama” bilgisi dikkate alınarak tercihte bulunmak adayların daha az hata yapmalarını sağlar. Bu nedenle: adaylar tercihlerini yaparken;

* Öncelikle istedikleri ve ilgi alanı olan fakülte/yüksekokulların bölümlerini tercih etmeli.

* Engelli/özürlü öğrenci adayları üniversitenin “engelsiz birimi” ile görüşerek tercihlerini buna göre yapmalı.

* Yabancı dille eğitim imkanlarını göz önünde bulundurmalı.

* Öğrencilere ilk defa bu yıl alan dışı tercih imkanları verildi. Öğrenciler alan dışı tercihlerinde alanlarının dışındaki temel dersleri ya az aldıkları ya da hiç almadıkları için, yapacakları alan dışı tercihlerinde üniversite eğitimleri sırasında yaşayacakları sıkıntıları göz önünde bulundurmalı.

* Tercih etmeyi düşündükleri üniversitenin mezunlarının, iş bulmada yaşadıkları deneyimler/sıkıntılar ön planda tutulmalı.

* Tercih yaparken sıralamada yüzde 50’lik +/- yanılma/kayma payını dikkate almalı. Yani ilk 5 bindeyse ilk 10 binlik sıraya kadar ya da 50 bininci sıradaysa yüz bininci sıraya kadar inebilecek bir yelpaze diliminde tercih yapmalı.

* Üniversitenin yurt dışı eğitim imkanlarını dikkate alın.

* Üniversite seçerken nelere dikkat etmeli?

* Öncelikle, okumak istediğiniz üniversiteleri belirleyin.


* Üniversiteyi seçerken fakültenin ve/veya yüksekokulun öğretim kadrosunu, üniversitenin deneyimini, laboratuar ve araştırma olanaklarını dikkate alın.

* Üniversitenin, eğitim/öğretimle ilgili olarak bilimsel alanda ve kamuoyunda kabul edilirliğini ön planda tutun.

* Seçtiğiniz üniversitenin mezunlarının iş bulmada tercih edilir olmasını düşünün.

* Üniversitenin konaklama (yurt)  imkanlarını göz önünde bulundurun.

* “Boş kalmayayım da bir üniversiteye gireyim” düşüncesi yerine, mutlaka üniversitenin imkanları ve eğitim/araştırma politikasını ön planda değerlendirin.

* Eğitim-öğretim ve donanımlı çağdaş insan anlayışının tamamlayıcı unsuru kültür-sanat ve spor desteğidir. Bu nedenle üniversitelerin sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlerini de değerlendirmede özellikle göz önünde bulundurun.

 

ÖĞRENCİDEN

 

“Sağlık vazgeçilmez uzmanlık alanı”

 

Musa Akdoğan (Marmara Üniversitesi Eczacılık Öğrencisi)

 

Tercihinizi mutlaka bir uzman eşliğinde yapın. İlerde yapacağımız meslek tüm hayatımızı etkıyecektır. Nitekim ailemiz, çevremizdeki arkadaşlarımız, yakın akrabalarımız seçeceğimiz mesleğe göre hepsinin ayrı ayrı beklentileri olacaktır. Kimisi bizim maddi yardımımızdan, kimisi bilgilerimizden faydalanmak isteyecek. Kimisi derdini, üzüntüsünü anlatacak. Ama öncelikle kendimize bu mesleği ne için yapacağımızı, mutlu olup olmayacağımızı, insanlara faydamızı ve bu mesleği taşıyıp taşıyamamayacağımızı düşünmeliyiz. İlk kazandığım bölüm İnşaat Mühendisliği idi. Bu bölüme gittikten 1 ay sonra kaydımı sildirdim. 2 yıl hangi mesleği yapabileceğimi düşündüm. Daha sonra eczacı olmaya karar verdim. Aslında Tıp ve Diş Hekimliği de kafamı kurcaladı. Ama, toplumla en iç içe olan, onlara maddi manevi en yakın olan eczacılıkta karar kıldım.

Sağlık vazgeçilmez bir uzmanlık alanı. Her zaman gelişiyor ve gelişecek. Sağlık ve ilaç pazarı her sene kat kat büyüyor.  Eczacılık sadece eczane açma anlamına gelmez. İlaç fabrikaları, üniversiteler, hastaneler, aile sağlığı merkezleri Ar-Ge laboratuvarları kimya sanayi ve daha birçok alanda çalışma imkanları var. Ülkemizde bir kriz olduğu amanlar bile yetkili merciler sağlık ve eğitim gibi tamel alanlardan kısıtlama yapamazlar. Bu yüzden eczacı olmayı ısrarla tavsiye ederim.

 

“İnsanlarla ilişki çok önemli”

 

Arda Özgön (İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Öğrencisi)

 

Küçüklüğümden beri fen derslerine meraklıydım, özellikle biyolojiye çok ilgiliydim. Bu nedenle Tıp ile Diş Hekimliği arasında uzun süre gidip geldim. Annem diş hekimi. Bu nedenle bu meslek bana uzak değil. Konuştuğum Tıp öğrencileri derslerin çok ağır olduğunu söylüyorlardı. Bu beni biraz tedirgin etti. Daha sonra 2 mesleğin de artı ve eksilerini bir kağıda yazdım. Sonunda Diş Hekimliği’nde kendime ayıracak daha çok zamanımın kalacağına karar verdim.  Bu bölümde okumanın en büyük zorluğu malzemeler. Neredeyse her preklinik öncesi bütün sınıf diş depolarına akın ediyor. Bu durum zaman zaman ekonomik sıkıntılara neden olabiliyor. Fakat herkes malzemelere harcadığı parayı, mesleğe atıldığında çıkaracağını düşündüğü için pek şikayet olmuyor. En güzel yanı insanlara yardım edebilme, onların acılarına son verme imkanının olması. Mezun olduktan sonra kendi muayenehanenizi açabilir ya da hastanede çalışabilirsiniz. Mesleğin ekonomik getirisinin kötü olmadığını, bu meslekte insanlarla olan ilişkilerin çok önemli olduğunu da söylemeye gerek yok.

 

ÜNİVERSİTE YÖNETİCİLERİNİN TERCİH ÖNERİLERİ

 

“Aile de, okul da bazen adayları yanlış

yönlendirebiliyor”

Prof. Dr. Uğur Erdener (Hacettepe Üniversitesi Rektörü)

 


Ülkemizde gerek öğrencilerin gerek ailelerin odaklandıkları nokta üniversite sınavında alınabilecek puan ile öğrencinin yatkın olduğu alan türü. Öğrenciler lisenin başından itibaren Matematik, Fen veya Sosyal Bilimler gibi alan tercihleri, deneme sınavları, dershane koşturmaları ve üniversite sınavında alabileceklerini düşündükleri puana göre tercih yapmak üzerine yoğunlaşıyorlar. Bu da tercih ve buna bağlı olarak ilerideki meslekleri ve hayatları üzerinde çok kısıtlayıcı bir durum.

Birçok ilk ve ortaöğretim kurumu ve aile tercihleri doğru yönlendirme konusunda bilgiye sahip değil. Aile büyükleri ya kendi olmak isteyip olamadıkları veya toplumda onlara saygın gelen meslekler konusunda çocukları bilerek veya bilmeyerek zorlayıcı bir yönlendirme içine giriyor. Okul ve dershaneler ise gencin istekleri ve hayallerine ulaşmasını sağlayacak uzun yol yerine, şu ya da bu şekilde tabiri caiz ise “kapağı üniversiteye attıracak” garantili bir yönlendirmeye girerek,  kendi başarılarını önemsiyorlar.

Gençler ise üniversiteye girebilme telaşı içinde sınava ve puanlara odaklandıklarının maalesef onda biri kadar kendilerine, isteklerine ve gelecek hayallerine odaklanamıyorlar. Eş, dost akraba çevresi, civarda mesleğinde başarılı tanıdıklar, arkadaş sohb

etleri ve yüzeysel internet bilgileri tercihlerde temel alınan ana referanslar halinde. Oysa bir gencin doğru bir tercih yapabilmesi için her şeyden önce kendisini çok iyi tanıması gerekiyor. Gençlerin kendileri ve seçecekleri alan ile ilgili fikirleri olgunlaşmaya başlayınca sıra o alandaki eğitimi en iyi nerede alabileceğini bulmasına geliyor. Bunun için de öncelikle o alana ilişkin hangi üniversitelerde bölümler var, müfredatları nedir öğrenmeleri lazım. Sadece müfredat da değil, üniversitenin olanaklarını da araştırması şart. Ayrıca öğretim kadrosu da çok önemli. Bunların yanında Avrupa ve diğer ülkeler ile değişim rogramları, bilimsel işbirlikleri, staj imkanları ve üniversitenin toplumdaki ve bilim dünyasındaki itibarına da dikkat etmeli. Ancak tüm bu faktörler birleştiğinde bilinçli bir tercih ve iyi bir üniversite eğitiminden bahsedilebilir.

 

Tercih yorumu: Başarı sırası ilk 5000’lerde  olan bir öğrencinin  bu programlara girme şansı elbette yüksek. Sağlık Bilimleri ağırlıklı tercihlerinin arasına vakıf üniver-sitelerinin burslu programlarından Mühendislikleri de ekleyen bu aday listesine aldığı programları kendi istek ve koşullarına göre düzenlemiş. Devlet üniversitesi, vakıf üniversitesi farkı aramadan puanına güvendiği için, vakıf üniversitelerinin burslu programlarından seçimler yapmış. Sağlık Bilimleri ağırlıklı bir listede Bilgisayar Mühendisliği ve Endüstri Mühendisliği tercihlerinin yer alması ilk bakışta tuhaf görünebilir. Ancak adaylar bu konuda daha geniş bir yelpazede düşünüp karar vermek istiyorlar.


Matematik sorularının tamamını çözen aday sayısı bu yıl daha fazla


LYS sonuçlarının açıklanmasından sonra Final Eğitim Kurumları Rehberlik Koordinatörü Celil Vardar,  şu analizi yaptı: Kız öğrenciler MF ve TM puan türlerinde erkek öğrencilere göre daha başarılı. Geçen yıllarda da kızlar daha başarılıydı. Avrupa Birliği ülkelerinde yapılan ölçmelerde genel olarak kız öğrenciler daha başarılı.

Matematik testinde geçen yıl tüm soruları çözen 760 kişi bu yıl 1.124 kişi, testin soru çözüm ortalaması 14,7’den 15,9’a çıktı.

Geometri testini geçen yıl 3.310 , bu yıl 2.640 kişi tüm soruları çözdü.  Ortalaması 10,8 iken 9,05 oldu.

Fizik testinde 2010’da tüm soruları 1736, Kimya’da 6.681, Biyoloji’de 993 kişi çözdü. 2011’de ise Fizik’te 224, Kimya’da 2.504, Biyoloji’de 522 kişi tüm soruları çözebildi.

Türk Dili ve Edebiyatı testinde geçen yıl 56 sorunun tamamını 56 kişi çözerken, bu yıl 56 sorunun tamamını çözen yok. Coğrafya-1 testinde 24 sorunun tamamına geçen yıl 296 kişi bu yıl ise 52 kişi doğru yanıt verdi.

Tarih testinde 44 sorunun tamamını geçen yıl 45, bu yıl 91 aday; Coğrafya-2 testinde 16 sorunun tamamını geçen yıl 2.200, bu yıl ise 219 aday doğru cevap verdi. Felsefe grubu testinde geçen yıl 30 sorunun tamamını çözen yoktu. Bu yıl 1 aday tüm soruları doğru yanıtladı.

 

Öğrenciden


“Ekonomik getirisi iyi kariyer fırsatı da var”


Hebun Dinçer (Üniversite adayı)


Ben tercihimi hukuktan yana yapmayı düşünüyorum. Realist olmak gerekirse hukuk, hem ekonomik getirisi olan hem de günümüzün iyi bir kariyer fırsatı sunan cazip bölümlerden biri. İyi bir mesleğin gelişime, araştırmaya ve öğrenmeye açık olması gerektiğini düşünüyorum. Hukuk bu sebeplerden ötürü benim için tatmin edici bir bölüm.

Hukuk Bölümü, vakıf ya da devlet benim ilk tercihim olacak. Hukuk, her ne kadar klişe bir tercih olarak gözükse de bunu hukukçuların sayısının çokluğuna dayanarak söylüyorum- geçerliliğini koruyan bir meslektir. Hukuk araştırmayı, yeni bilgiler öğrenmeyi ve kendini geliştirmeyi gerektiren bir bölümdür.

Tüm bunlar yapıldığı takdirde mesleğin getirisinin de çok olacağını düşünüyorum. Hukuk’u tercih edecek arkadaşların sürekli okumayı ve araştırmayı seven kişiler olmaları da gelecekte mesleği iyi yapabilmeleri açısından büyük önem taşır.  Gelecek sene bu mesleği tercih etmeyi düşünen arkadaşlara bölümün TM-2 de olduğunu hatırlatarak bu puanlama sisteminin derslere olan dağılımına dikkat etmelerini öneririm. Zira bu yeni sistemde istediğimiz bölümün ağırlıklı olduğu derse önem vermek gerekmektedir.(Örneğin; hukukta matematik ve edebiyat önemidir.)

 

“Ailem ve öğretmenimin etkisiyle bu bölümü seçtim”

Ozan Mersin (Bilgi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü 2. sınıf öğrencisi)


Lisedeyken hedefim Coğrafya bölümünde okumaktı. Çocukluğumdan beri bu alana özel bir ilgim vardı. Lise son sınıfta aldığım puan istediğim bölüme girmeme yetmiyordu. Bir yıl daha hazırlanmaya karar verdim. ÖSS’ye tekrar girdim ve az bir puan farkıyla yine başarılı olamadım. Kendimi hem fiziksel hem de zihinsel olarak bir daha üniversite sınavına hazırlanacak kadar yeterli bulmuyordum ve karar vermem gerekiyordu. Bu süreçte ailem destek verdi. Coğrafyayı istemediler ve beni uluslararası alanda geçerliliği olan bu bölüme yönlendirdiler. Bireysel yeteneklerimin bunun gibi bölümlerde etkili olabileceğini düşünüyorlardı. Bunun üzerine Türkçe-Matematik alanından tercih yaptım. Şu an okuduğum bölümü kazandım. Rehber öğretmenim bu bölümü yazmamda etkili oldu.

Bir yıl hazırlık okudum. Sözel’den mezun oldum ve Türkçe-Matematik alanından tercih yaptığım için bazı sıkıntılar yaşayabileceğimi düşündüm. Ders kataloğuna baktığımda sayısal derslerin az olduğunu gördüm. Şu ana kadar herhangi bir sıkıntı yaşamadım. Bu bölümü seçecek olan üniversite adaylarının siyasete meraklı olmaları ve siyasal analiz yeteneğine sahip olmaları gerekir. Çünkü derslerimizin çok büyük bir bölümü siyaset bilimi ile ortak.

 

Tercihle ilgili merak ettikleriniz


Bu yıl YGS ve DGS’ye girdim. YGS puanıyla Açıköğretim lisans bölümlerinden Halkla İlişkiler Bölümü’nü tercih etmek istiyorum. Fakat Dikey Geçiş Sınavı ile de örgün öğretim veren bir üniversiteye çok büyük ihtimalle yerleşeceğim. LYS tercihleri DGS’den önce yapılacak. Eğer ben YGS puanımla Açıköğretim Fakültesi’nde lisans eğitimi veren bir bölümü tercih edip yerleşirsem DGS ile örgün öğretim veren bir üniversiteye yerleşmeme engel olur mu?

- Dikey Geçiş Sınavı ile bir örgün öğretim programına yerleştirildikten sonra bu programın dışında bir Açıköğretim programına  ikinci üniversite olarak kaydınızı yaptırabilir ve okuyabilirsiniz.


2 yıllık sınavsız geçiş hakkımı kullanarak ÖSYM’ye dahil oldum. 2 yıllık bir yerde okumak istiyorum. Açıköğretim ya da İkinci Öğretim de olabilir. Çünkü, çalışıyorum. Bölüm farketmez. Sadece işimi engellemeden okumak istiyorum. Ne yapabilirim?

- Ön lisans programlarından birine sınavsız geçişle kayıt yaptırabilirsiniz. Açıköğretim Fakültesi ön lisans programlarına kendi alanınız ile ilgili olmayan bir bölümü tercih edebilir ve devam etme zorunluluğu olmadan aynı anda iki programı da bitirebilirsiniz. Sadece sınavsız geçişe başvurup YGS’ye girmemişseniz mutlaka önce sınavsız geçişten yararlanarak bir programa yerleşebilirsiniz, ancak ondan sonra ikinci bir programa kayıt yaptırabilirsiniz.


Klasik mesleklerin dışında gelecekte umut vaat eden, ülkemizin imkânlarının elverişli olduğu meslekler, bölümler hangileri? Üstü tozlu altın meslekler neler? Bu konuda yardımlarınızı bekliyorum.

- Dünyadaki ve ülkemizdeki gelişim perspektiflerini dikkate aldığımızda sizin de belirttiğiniz gibi klasik mesleklerin dışında önümüzdeki süreçlerde uluslararası ticaret, sosyal hizmetler, yazılım mühendisliği, iç mimarlık, gastronomi, yaşlılık bakımı, mekatronik gibi programların öne çıkacağını tahmin etmek mümkün.

 

Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nün önü açık mı? Yeditepe gibi bir okulda diyetisyenlik okunur mu?(Puanım oraya yetecek gibi görünüyor da)

- Beslenme ve Diyetetik Programının amacı beslenme ve besinlerle ilgili bilimsel ilkelerin, sağlığın korunması ve hastalıkların iyileştirilmesi çalışmalarının uygulanması, beslenme sorunları ve bu sorunlara yönelik araştırma yapmak. Diyetisyenlik ülkemizde yeni gelişen meslek dalıdır. Mezunların yemek verilen tüm okullarda, sosyal hizmet kurumlarında, hastanelerde, kreşlerde  iş bulma şansları vardır. Yeditepe Üniversitesi’ne gelince, vakıf üniversitelerinde öğrenim ücretlidir. Bu nedenle  maddi yönünü de düşünmek gerekir, karar senin.

 

Bu yıl üniversite sınavına giren oğlum tercih yapıp bir yere yerleşirse ve kayıt yaptırmazsa ek yerleştirmeden yararlanabilir mi? Yoksa ek yerleştirmeden yararlanabilmesi için hiçbir yeri kazanamamış olması mı gerekiyor?

- Ek yerleştirmeden hiçbiryere yerleşememiş olanlar faydalanabilir.

 

Örnek tercih listeleri


Tercih yorumu: Tamamen adayın istediği üniversitelerden ve bölümlerden oluşan bir tercih listesidir. İstek sırasına göre bir sıralama yapmış.

Aday ilk tercihlerine başarı sırasına bakmaksızın ideali olan Psikoloji ile Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık bölümlerini yazmış. Kendi başarı sırasının üstünde olan bölümlerin yanında kendi başarı sırasının altında yer alan üniversitelere de yer vermiş. Adayın bazı tercihleri bir önceki tercihe göre daha yüksek bir başarı sırasına sahiptir. Kazanma olasılığı açısından tercihlerin bu şekilde sıralanmasında sakınca yok. İstek sırasına uygun yazılması önemlidir

 

Y-TM-3 Başarı sırası: 45.678

 

Üniversite adı                     Bölüm adı               Başarı sırası

Hacettepe Üniv.                     Psikoloji                   360

İstanbul Üniv.                        Psikoloji                   8160

Ege Üniv.                              Psikoloji                   9640

Uludağ Üniv.                          Psikoloji                  11.500

Dokuz Eylül Üniv.                   Reh. ve Ps.Dan.        11.400

Ege Üniv.                              Reh. ve Ps.Dan.        11.500

Uludağ Üniv.                         Reh. ve Ps.Dan.        11.800

Marmara Üniv.                     Sosyoloji (İng)          31.300

M. Sinan Güz. San. Üniv.       Sosyoloji                  54.900

Hacettepe Üniver.                 Sosyoloji                  45.200

İstanbul Üniv.                       Sosyoloji                  43.000

Ege Üniv.                             Sosyoloji                  58.000

Anadolu Üniv.                       Sosyoloji                  68.600

Uludağ Üniv.                         Sosyoloji                  64.600

İstanbul Üniv.                        Felsefe                    75.000

Hacettepe Üniv.                     Felsefe                    72.600

Ege Üniv.                              Felsefe                    101.000

Gazi Üniv.                             Felsefe                    110.000

Uludağ Üniv.                         Felsefe                    133.000

 

Uzmandan öneriler

 


Cihan Yeşilyurt (Fen Bilimleri Dershanesi Rehberlik Koordinatörü)


2011 yılının adaylar için şanslı bir yıl olduğunu düşünüyorum. Kılavuz incelendiğinde çok sayıda devlet ve vakıf üniversitesinin açıldığı göze çarpıyor. 2007 yılında her 9 adaydan biri 4 yıllık bir üniversiteye yerleşirken, bu yıl her 3 adaydan biri 4 yıllık bir bölüme yerleşebiliyor. Adaylar bu şansı değerlendirmek istiyorsa iyi araştırma yapmalı ve kılavuzu dikkatli incelemeli. Özellikle TM ve TS puan türlerine göre tercihte bulunacaklar geniş bir aralıktan tercihlerini oluşturmalı. Örneğin 50 bininci olan bir aday, isterse 10 binden başlayarak tercihlerini oluşturabilir. Ancak son tercihlerinde dikkatli olmalı ve kendi başarı sırasının oldukça altına, örneğin 50 bininci ise 80 bine kadar tercih yapmalı. Bu durum belki bazı adaylar için abartılı gelse de, geçen yıl çok sürpriz yerleşmeler olduğunu ve aynı durumun bu yıl da tekrarlanabileceğini unutmamalılar. Vakıf üniversitelerine karşı eskisi gibi önyargı bulunmuyor. Şu anda 100 devlet üniversitesi varsa 70’e yakın da vakıf üniversitesi. Vakıf üniversitelerinin burs koşulları her geçen yıl öğrencilerin lehine daha da iyileştiriliyor. Adayların burs koşullarını araştırmalarında yarar var. Ayrıca kontenjan artışı özellikle vakıf üniversitelerinin yüzde 50 burslu programlarında sürpriz yerleşmelere yol açabilir. 2011 tercih dönemi geçen yıla göre daha düzenli geçeceğe benziyor. Programların başarı sıralarının belli olması ve ÖSYM’nin 2011 Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzu’nu önceden yayımlaması adayların işlerini kolaylaştırdı. Geçen yıl yaşanan karmaşa bu yıl yaşanmayacak ve daha sağlıklı bir tercih dönemi geçirilmesini sağlayacaktır.


Rektörlerden tercih tüyoları


“Meslekleri iyi araştırın”



Prof. Dr.Alper Akınoğlu (Çukurova Üniversitesi Rektörü)

Üniversite sınavları öğrencinin gelecekteki yaşamını şekillendirebilecek bir etkiye sahiptir. Çünkü öğrenci gelecek yaşamından ne bekliyorsa onu elde etmede kullanacağı aracı seçmek durumuyla karşı karşıya olduğunu hisseder ve bu durum onu kaygılandırır. İnsanlar  kararlarını sadece kendi isteklerine göre almazlar. Yakın çevresinden başlayarak uzak çevreye kadar kararlarının nasıl algılanacağını da düşünürler. Bu nedenle öğrenciler de tercih edecekleri meslek alanının çevreleri, özellikle aileleri ve arkadaşları tarafından hoş karşılanıp karşılanmayacağını da hesaba katarlar.

Bu kaotik  durumdan kurtulmanın en etkili yöntemi öğrencinin yaşamdan ne beklediğini yanıtlayabilmesidir. Mesleki karar verme ya da tercih yapma aslında öğrencinin kendi yaşam amacına ulaşmasını kolaylaştıracak aracı seçme işidir. Öğrencilere önerim öncelikle yaşamlarından ne beklediklerini belirlemeleridir. Bunun içinde ilgilendikleri meslek alanlarının ne ile uğraştığını, hangi araçları kullandığını, ilerleme olanağının olup olmadığını, kazanç durumlarını, farklı çalışma alanlarını, çalışma ortamlarını, hangi yollarla eleman aldıklarını öğrenmeye çalışsınlar.

Meslek araçtır yaşam amacı değil

Öğrenciler mesleki tercihlerini yaparken elde ettikleri puanı değil sıralamalarını kullanmalıdırlar. Puanlar bir önceki yıla göre değişiklik gösterebilir. Ancak sıralamalar pek değişiklik göstermezler. Çünkü sıralamalar meslek alanlarına ve üniversitelere olan taleple bağlantılıdır. Belirli yıllarda veya dönemlerde belirli meslek alanları bazen değişiklik gösterebilirler. Bazen daha çok talep edilebilir, bazen talepleri azalabilir. Ancak genelde pek değişiklik olmaz. Öğrenciler hangi meslek alnında okumak istediklerini dikkate almalı, sonrada elde ettikleri dereceye bakmalı. İsteğiyle derecesi arasında kalırsa tercihini isteği doğrultusunda kullanmasını tavsiye ederim. Çünkü meslek insanın yaşamı boyunca icra edeceği  bir etkinliktir. Her gün yapılacak olan işten zevk almak, yararlı ve verimli olmayı sağlayabilir. Aksi halde kişinin kendisi için de çevresi için de eziyet olabilir. Unutulmasın ki meslekler veya iş bir araçtır, yaşam amacı değildir.

 

Meslekleri tanıyalım


En az bir yabancı dili iyi bilenlerin tercihi: Uluslararası İlişkiler

Uluslararası sistemin tarihi, geçirdiği evreler, sistemin ekonomik, siyasi, hukuksal yapısı ve işleyişi, uluslararası sistemi oluşturan devletlerin birbiri ile olan ilişkileri ve Türkiye’nin bu sistem içindeki yeri ve ilişkileri konularında eğitim ve araştırma yapılır. Bu alanı tercih edeceklerin düşüncelerini söz ve yazı ile en etkin biçimde iletebilen, tarih, sosyoloji, psikoloji, hukuk, ekonomi alanlarına ilgi duyan, en az bir yabancı dili iyi bilen, insan ilişkilerinde başarılı kimseler olmaları gerekiyor.

 

İkna ve sezilerinize güveniyorsanız: Hukuk

Bu bölümde toplumda bireylerin birbirleri ve devletle ilişkilerini düzenleyen yasaların uygulanması sırasında ortaya çıkacak anlaşmazlıkların çözümü konusunda çalışacak hukukçular yetiştiriliyor ve bu alanda araştırma yapılıyor. Bu bölümde başarılı olmak için öğrencinin lisede aldığı Felsefe ve Türkçe derslerinde başarılı olması bekleniyor. Bu bölümü seçeceklerin ikna gücü, sağlam bir mantık ve seziye sahip olmaları bekleniyor.

 

Uluslararası İlişkiler

Okul Adı                2010 Taban Puanı         2010 Başarı Sırası

Galatasaray            508.275                           2520
Ahi Evran (İ.Ö.)       341.343                          198.000

Hukuk

Okul Adı                2010 Taban Puanı       2010 Başarı Sırası

Galatasaray            554.510                         213
Erzincan                 460.012                        15.600

 

 


Kimler tercih yapabilecek?


2011 ÖSYS’de tercih yapabilmek için 2011 ÖSYS’ye başvurmuş olmak gerekiyor. Adayların durumlarına göre tercih yapıp yapamayacakları, yapacaklarsa nereleri tercih edebileceklerini şöyle özetleyebiliriz:


2011 ÖSYS için başvuru yapmış fakat YGS’ye girmemiş adayın:
Genel lise öğrencisi ise tercih yapma hakkı yok. Başvuru yapmış fakat YGS’ye girmemiş aday meslek lisesi öğrencisi ise kendi alanının devamı niteliğindeki Tablo 3-A’da belirtilen ön lisans programlarına sınavsız geçiş için başvurabilir.

YGS’ye girmiş ve herhangi bir YGS puanı 140’ı geçememiş aday :Meslek lisesi öğrencisi ise sadece kendi alanının devamı niteliğindeki ön lisans programlarına sınavsız geçiş için başvurabilir. Genel lise öğrencisi ise tercih hakkı yok.

YGS’ye girmiş ve herhangi bir YGS puanı 140-180 arasında olan tüm adaylar: Tablo 3-A’da belirtilen sınavsız geçişten sonra boş kalan ön lisans programlarını, Tablo 3B’de YGS puanıyla öğrenci alan ön lisans programlarını ve Tablo 4’ten sadece Açıköğretim Programlarını (İngilizce Öğretmenliği hariç) tercih edebilirler.

YGS’ye girmiş ve herhangi bir YGS puanı 180’den büyük  olan adaylar:Sınavsız geçişten sonra boş kalan ön lisans programlarını istenen puan ve koşullara uyarak tercih edebilirler. Açıköğretim programlarını seçebilirler. LYS puanı da 180’den büyük olan adaylar bu puanla öğrenci alan programları yazabilirler. Bu adaylar meslek lisesi öğrencileri ise YGS puanıyla öğrenci alan Sanat ve Tasarım ile Turizm Fakültelerini lisans eğitimi yapan yüksekokulları ve Uygulamalı Bilimler Yüksekokullarını tercih edebilirler.


Sonuçlar açıklandı. Puanınızla hangi üniversiteye gideceksiniz? Hurriyetegitim.com’a girin ‘Tercih Sihirbazı’ ile tercih listenizi yapın.

 

ÖRNEK TERCİH LİSTELERİ

Üniversite              Bölüm                   Öğrenim süresi       Kont       Puan türü   2010 taban sırası  Taban puan

 

Yıldız Teknik Üniv.   Mekat. Müh.(İ.Ö)                4               30           MF-4        21600                 488.971
Koç Üniv.                Mak Müh.(İng.%50burslu)   4               12           MF-4        21600                 489.108
Marmara Üniv.        Mekat. Müh.                      4                20           MF-4        22300                 487.588
İTÜ                        İmalat Müh.                       4                50           MF-4        2500                  481.888
Yıldız Teknik Üniv.    İnşaat Müh.(İÖ)                 4               130          MF-4        30300                 471.463
İstanbul Üniv.          İnşaat Müh.                       4                70           MF-4        32400                 467.342
Yıldız Teknik Üniv.    Kimya Müh.                       4                95           MF-4        33000                 466.212
Yıldız Teknik Üniv.    Makine Müh.(İ.Ö)               4               240          MF-4        33000                 466.202
Marmara Üniv.        Makine Müh.                      4                20           MF-4        34400                 463.685
İstanbul Üniv.          Makine Müh.                      4               80            MF-4        34200                 463.926
Marmara Üniv.        Kimya Müh.                        4               55            MF-4        37500                 457.937
Yeditepe Üniv.         Kimya Müh. (tam burs)       4               10            MF-4        37900                 457.135
Bahçeşehir Üniv.      Mekat. (%50 burs)             4               15           MF-4         44400                 445.988
Koç Üniv.                Mak. Müh.(İng.%25 burs)    4               18           MF-4         50400                 436.404
Koç Üniv.                Mak. Müh.(İng)                   4               16           MF-4         68600                 410.068
Bahçeşehir Üniv.      Mek. Müh.                          4               65           MF-4         203000               224.822

 

MF4 puanım 451.790, sıralamam 40.858. MF-4’ten tercih yapmak istiyorum. İstanbul’da hangi üniversitelerde Makine ve Mekatronik Mühendisliği bulunuyor?

 

Tercih yorumu: Öğrencinin başarı sırası 40 binlerde. Tercih etmek istediği bölümler Makine Mühendisliği, Mekatronik Mühendisliği, İnşaat Mühendisliği ve Kimya Mühendisliği ayrıca eğer varsa İmalat Mühendisliği de yazmak istiyor. Aday büyük ihtimalle 35 bin ile 45 bin sıraları arasında bir yere yerleşecek. Ancak tercihlerde oluşabilecek kaymalardan faydalanabilmek için ilk 8 tercihinde kendi başarı sırasından daha üstten bölümler yazarak başlayabilir. 9. tercihten başlayarak 13. tercihe kadar kendi başarı sırasına yakın yerleri tercih ediyor. Son üç tercihinde ise oluşabilecek olumsuzluklara karşın başarı sırasından daha düşük yerleri yazarak tercih listesini garantiye almış oluyor.

 

Rektörlerden tercih tüyoları

“Meslek seçimi hayatı şekillendirir”

Prof. Dr. Davut Aydın (Anadolu Üniversitesi Rektörü)


Üniversite adaylarının meslek seçimi gelecekteki hayatlarını etkileyecek bir seçim ve yaşamlarında verdikleri en önemli kararlardan biridir. Bu nedenle kişinin kendi özelliklerine, hayattan beklentilerine dikkat ederek karar vermesi gerekir. Kişinin kendini tanıması, kendi özeliklerine uygun olan meslekleri belirleyebilmesi önemlidir. Öğrencilerin tercih yaparken bakış açısı herhangi bir bölüme yerleşme odaklı olmamalı. Ayrıca meslek seçimlerinin hayatlarını şekillendireceğini unutmamalılar. Kişinin kendisini tanıdıktan sonra, kişisel özelliklerine uygun olan meslekleri tanıması da önemli. Öğrencilerin tercih edecekleri mesleğin çalışanları ile görüşmeleri ya da rehber öğretmenlerden ve diğer kaynaklardan meslek ile ilgili bilgi almaları yerinde olur. Tercih edecekleri üniversiteyi ve üniversitenin bulunduğu ili tanımaları da gerekli. Üniversitenin yeri, öğrencilere sağladığı olanaklar, kalacakları yer, sosyal ve kültürel yaşam, sportif faaliyetler vb. gibi beklentilere yanıt verecek şekilde olup olmadığı araştırılmalıdır. Üniversite hayatından bekledikleri ile tercih ettikleri üniversitenin ve ilin özelliklerinin uyması bu anlamda çok önemlidir.  Kimi meslek dalları için mezun olunan üniversitenin adı önemli olabilirken, kimi bölümler içinse bölümün niteliği ve iş bulma olanakları daha fazla önem taşır.

Önce kendinizi tanıyın sonra seçiminizi yapın

Öğrenciler puanlarına göre tercih yaparken farklı dallardan değil, birbirine yakın birkaç meslek grubu üzerinde yoğunlaşabilir. Uzmanlardan profesyonel yardım almalılar. Tercihin olmazsa olmazı kişinin kendini tanıması, hayattan beklentilerini değerlendirmesi ve meslekleri tanımasıdır. Bazı meslek alanlarında mezun olunca iş bulmak daha kolay olabilir. Yalnız şu anda iş bulmanın kolay olduğu değil, mezun olduktan sonra 8-10 yıl içerisinde popüler olabilecek meslekleri öngörebilmek önemlidir. Avrupa Birliği Uyum Yasaları doğrultusunda tercih yapmak gelecekteki popüler meslekler hakkında doğru karar vermeyi sağlayabilir. Öğrencinin 24 tercihinde ilk sıralarda puanlarından yüksek bölümler olabilir. Bu yıl mutlaka üniversiteye girmeyi istiyorsa son 3 tercihinde puanından düşük bölümler olabilir.

Uzmandan öneriler


Bunları biliyor musunuz?



Celil Vardar (Final Eğitim Kurumları Rehberlik Koordinatörü)

 

 * Geçen yıl genel yerleştirme sonrasında 110 bin kontenjan açığı olmasına karşın 437 bin aday da tercih yapma hakkı olduğu halde bir sonraki yıl yeniden denemek için tercih formu göndermedi.

* 2010 ÖSYS’de MF-1 Puanı sıralamasında  ilk 50 bin içinde Fen Bilimleri alanı çıkışlı 49.294 aday, Türkçe-Matematik alanı çıkışlı da 624 aday vardı.

* TM-1 puan sıralamasında ise ilk 60 bin kişi arasında TM alanı çıkışlı aday sayısı 27.769 iken Fen Bilimleri alanı çıkışlı aday sayısı 21.933 oldu.

* TS-1 Puan sıralamasında  ilk 50 bin içindeki Sosyal Bilimler alanı çıkışlı aday sayısı 24.605 iken TM  alanı çıkışlı aday sayısı da 24.975 oldu. Bu nedenle alan dışı tercihler önceki yıllara göre çok artmıştı. Bu yıl da alan dışı tercih en az 30-40 bin civarında olacaktır.

* Bu yıl 13 yeni üniversite açıldı. Bu demektir ki geçen yıla göre bu yıl üniversiteli olacak aday sayısı artacak.Kazandığınızda gidip okumayı düşünmediğiniz programları listenize yazmayın. Listenizde yer alacak en son program bile, gidip okuyabileceğiniz bir program olsun.

* Unutmayın, şu anda yaptığınız tercih, aynı zamanda bir yaşam biçimi tercihidir. Nasıl bir işiniz olacak, nasıl bir kariyer perspektifiniz olacak, yaşamınızın büyük bir bölümü nasıl bir ortamda geçecek; işte bunlara karar veriyorsunuz.

* Teknik açıdan hata yapmayın. Bir puan türündeki tercihleriniz, istekleriniz doğrultusunda kendi içinde, başarı sırası en küçükten en büyüğe, puanı en büyükten en küçüğe doğru sıralanmalıdır.

* Unutmayın ki her yıl 250 binin üzerinde üniversite öğrencisi kazandığı bölümü beğenmediği için 50 binin üzerinde üniversite mezunu ise, bitirdiği program yerine başka bir programa girmek için yeniden sınava giriyor.

* Her üniversitenin bulunduğu yörede yurt ve konaklama olanağı var. Bu nedenle ille de belli kentlerdeki üniversiteleri seçme, bunların dışına çıkmama gibi bir tavır içine girmemeye çalışın. Bir yıl sonra bu puanı alıp alamayacağınızı düşünün. Ancak ille de belli bir üniversitenin belli bir programını hedefliyorsanız ve gelecek yıl daha yüksek puan alabileceğinize inanıyorsanız idealinizden vazgeçmeyin.

* Günümüzde, hangi üniversiteyi bitirdiğimizin önemi azalmaktadır. Artık akademik eğitimin yanı sıra birey olarak kendimizi ne ölçüde yetiştirdiğimiz, çağa ne kadar uyum sağladığımız önem kazanmaktadır. Ailenizin ekonomik durumu uygunsa, devlet üniversitelerinin yanı sıra, yaptıkları nitelikli eğitimle kendini kabul ettiren vakıf üniversitelerinin de ciddi bir alternatif olduğunu unutmayın.

 

MESLEKLERİ TANIYALIM

Otomotiv Mühendisliği


Kamyon, otobüs, minibüs, otomobil gibi motorlu taşıtları planlayan ve üretimini denetleyen kişi Otomotiv Mühendisi’dir. Bu mühendisler taşıtların projelerini geliştirir. Aracın kullanım yerine göre denge hesaplamasını ve aracın güvenliğini azami duruma getirmek için teknik hesaplama yapar. Aracın aksamlarını fren takımı vb. seçimini hazırlar, imalat ve üretilen parçaların montaj denemelerini yaparak, aksaklıkları tespit eder ve giderilmesine çalışır.


Enerji Sistemleri Mühendisliği


Enerji konusunun her alanında yeni araştırmada, geliştirmede, planlamada, üretimde, dağıtımda, kullanımda iç ve dış politika geliştirme ve uygulamada yetişmiş insan ihtiyacını karşılar. Enerji Mühendisi adayları sistemli çalışma alışkanlığına sahip olmalı. Analitik düşünme, yaratıcı olma ve fizik konularına da ilgi duymaları gerekiyor. Enerji üretimi, iletimi, dağıtımı ve kullanılması alanlarında tasarımcı ya da uygulayıcı olarak geniş iş alanları bulunabilir.


Okulöncesi Öğretmenliği

0-6 yaş çocukların eğitimini yapacak öğretmenler yetiştiren bu bölümde okumak isteyenler çocuklara karşı ilgili, onları seven, sabırlı, hoşgörülü ve sözel yeteneğinin kuvvetli olması önerilir. Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı resmi öğretim kurumlarında çalışmak isteyenler devlet memurluğu sınavına girip yeterli puanı almak zorundalar. Mezunlar Sağlık Bakanlığı’na bağlı özel kurs ve anaokullarında da çalışabilirler.

 

Otomotiv Mühendisliği

Okul Adı           2010 Taban Puanı          2010 Başarı Sırası
Hacettepe          510.911                           11.900
Fırat (İ.Ö.)         350.400                           128.000

Enerji Sistemleri Mühendisliği

Okul Adı         2010 Taban Puanı     2010 Başarı Sırası
Gazi                431.413                       53.600
Karabük (İÖ)    313.669                      186.000

Okulöncesi Öğretmenliği

Okul Adı                              2010 Taban Puanı        2010 Başarı Sırası
Boğaziçi                                496.146                         17.000
Ağrı İbrahim Çeçen (İ.Ö.)       417.293                         122.000

 

Tercihle ilgili merak ettikleriniz


* Kızım TM öğrencisi, Dil sınavına da girdi. Bu alanda tercih yapacak, sıralama aynı listede mi yapılacak? Yoksa farklı bir liste mi oluşturulacak?

- LYS tercihlerinde tek tercih listesi olacak. Toplam 30 tercih yer alacak. İstediğiniz programları istek sıranıza ve başarı sıranıza dikkat ederek  bu 30 tercihin içinde yazabilirsiniz.


* YGS-5’ten 220 civarında bir puan aldım ve iki yıllık yüksekokulları tercih etmek istediğimden ayrıca LYS sınavlarına girmedim. Ancak arkadaşlarımın söylediğine göre tercihler sırasında bana 220 puan üzerine bir de Ağırlık Orta Öğretim Puanım eklenecekmiş. Açıköğretim Lisesi son sınıftayım ve son sınavlarımız da 25 Temmuz. Bu orta öğretim puanım ne zaman eklenecek, ben hangi puana göre tercih yapacağım? Bu konuda beni aydınlatırsanız çok sevinirim..

- Ön lisans programlarını ve Açıköğretim Fakültesi programlarını tercih edebilirsiniz. Orta Öğretim Başarı Puanı hesaplandıktan sonra ağırlıklandırılarak her aday için 3 tane Ağırlıklı Orta Öğretim Başarı Puanı (AOBP) hesaplanacak. AOBP adayın alanı ve ilgili yükseköğretim programlarına yerleştirme yapılırken alan içi 0,15 alan dışı 0,12 ile çarpılacak. Tüm okullarda olduğu gibi Açıköğretim Lisesi de öğrencilerin diploma notlarını ÖSYM’ye bildirir ve ÖSYM tarafından AOBP hesaplaması yapılır. Alanınıza bağlı olarak siz de normal lise öğrencileri gibi tercihlerinizi ilgili puanlarınızdan yapabilirsiniz. Bu puanlar sizin sınav sonuç belgenizde ÖSYM tarafından belirtilmiş olacak.


* Düz lise mezunuyum. Bu sene YGS’ye girdim. Puanım 250 civarı. “Dış Tic. & İşletme Yönetimi & Lojistik” bölümlerini tercih edeceğim. Bu bölümlerin devlet üniversitelerinde puanları oldukça düşük gözüküyor. Hatta bazı üniversitelerde 180 dediğimiz baraj puanın bile altında 120-150 arasında, bazı yerlerde 100 puanla tercih yapılabileceği gözüküyor. Öncelikle bu doğru mu ? Öncelik meslek liseleri mezunlarının iken ben bir düz lise mezunu olarak yaptığım bu puanla bu bölümlerden birine; Kocaeli, Sakarya, Bolu, Bursa gibi İstanbul’un yakın çevresindeki MYO’lara girme şansım nedir?

- Ön lisans programlarında meslek lisesi öğrencilerinin kendi alanları ile ilgili bölümler bulunmaktadır. Bu bölümlere yerleştirmede öncelik sırası meslek lisesi öğrencilerine aittir. Tablo 3-A’da yer alan ve aslında sınavsız geçişe ayrılan ön lisans programlarının sınavsız geçişten boş kalan programlarına hem düz lise hem meslek lisesi öğrencileri alan dışı puanlarıyla tercih yapıp yerleşebilirler. Tabloların üzerinde yar alan açıklamaları dikkatli okursanız oradaki puanların bir kısmının AOBP, bir kısmının da YGS puanı olduğunu göreceksiniz. Siz ayrıca Tablo 3-B’den de alan dışı puanınızla tercih yapabilirsiniz.


* Türkçe-Matematik alanı mezunuyum. TS alanında, puan kaybım olmadan tercih edebileceğim bölümler hangileridir?

- TS puan türlerine göre ortak alanınızda olan programlar; Azerbaycan Türkçesi ve Edebiyatı, Halkla İlişkiler ve Reklamcılık, Reklamcılık, Reklamcılık ve Halkla İlişkiler, Türk Dili ve Edebiyatı, Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği, Türkçe Öğretmenliği bölümleridir.

* Özel Yetenek Sınavı ile öğrenci alan programlara başvurabilmek için de üniversite sınavına girmek zorunlu mudur?

- Özel Yetenek Sınavı ile öğrenci alan yükseköğretim programlarını tercih etmek isteyen tüm adayların YGS’ye girmeleri ve Özel Yetenek Sınavı’na başvurmak için gerekli baraj puanını aşmaları zorunludur.

* Merkezi yerleştirme ile bir yükseköğretim programına yerleştirilen bir aday aynı zamanda Özel Yetenek Sınavı sonucunda da bir program kazanırsa iki programa birden devam edebilir mi?

Hayır. Aday kazandığı iki programdan birini seçerek yalnızca bu programa kayıt yaptırabilir.


ÖĞRENCİDEN

“Arabalara hayranlığım nedeniyle tercih ettim”

 Cihan Yeşil (Gazi Üniversitesi Otomotiv Mühendisliği 1. sınıf öğrencisi)


Bizim üniversitede hazırlık bölümü yok ama başka üniversitelerde İngilizce ve Almanca hazırlık bulunuyor. Makine Mühendisliği’nde yan dal olarak da otomotiv dersleri verilmektedir. Otomotiv Mühendisliği ulaşım araçları üzerinde çalışmaktadır yani sadece araba değil ulaşım için kullanılan bütün araçlar  uçak, tren ve gemi gibi ulaşım araçları da Otomotiv Mühendisi’nin alanına girer. Bence öncelikli olarak bir mesleği seçmek için o mesleği çok sevmek gerekir. Otomotivi seçmemdeki en büyük neden hayatım boyunca arabalara karşı duyduğum hayranlığım. Zamanla bu nedeni hayranlık bir hedef haline geldi ve bir süre sonra meslek ile ilgili aklımda sadece Otomotiv Mühendisliği kaldı. Bütün ömrün bir meslek olacağını düşündüğüm zaman aklıma ikinci olarak gelen neden ise bu mesleğin sıkıcı olmaması yani her gün yeni şeylerle uğraşılan bir meslek olması geliyor. Ar-Ge’de veya sanayide her gün başka bir işle uğraşmak zorunda kalacağız. Beni bu mesleğe bu kadar özendiren amcam oldu. Birçok insan mesleğinden şikâyet ediyor ama amcam aksine mesleğini çok sevdiğini söylüyordu ve en önemlisi hayatından hala zevk alabiliyor. Mesleğimin, yarın bir aile kurarsam ailenin geçimini ve çocuklarımın iyi okullara gitmesini sağlamasını istiyorum.


“Çocukları sevenler  için ideal meslek”

Selda Durak (Sakarya Üniversitesi Okulöncesi Öğretmenliği 2. sınıf öğrencisi)


Bu bölümü tercih etmemdeki en büyük çıkış noktası kuşkusuz çocuklara olan duyarlılığım ve ilgimdi. Çünkü eğitim işi diğer alanlarda olduğu gibi yalnızca para kazanmak zorunluluğu ile yapılacak bir görev değil, severek isteyerek yapıldığında verimli ve başarılı olunabilecek bir meslektir. Ayrıca ülkemizde okulöncesi öğretmeni ihtiyacı oldukça fazla. Olanakları itibariyle kendi işlerini kurabileceği bir alan. 20. yüzyılın son çeyreğinde hemen hemen her ülkede giderek önem kazanmış, özellikle kadınlar için oldukça ideal ve popüler bir alan haline gelmiştir. Kadının çalışma hayatına atılması, kreş, anaokulu, anasınıfı gibi kurumlara talebi arttırmakta ve bu kurumlarda görev alacak nitelikli ve iyi yetişmiş öğretmen ihtiyacı da gün geçtikçe önem kazanmaktadır. Bu bölümü tercih eden bireyler öncelikle kendilerinin iş yapma tarzlarını veya hangi ortamda çalışabileceklerini tespit etmiş olmalıdır. Çünkü iyi bir okulöncesi öğretmeninin en belirgin özelliği sakin ve sabırlı olmasıdır. Çocuklarla ilgilenmekten hoşlanmayan ya da çocukları sevmeyen bireylerin başarılı ve verimli olabileceği bir bölüm değildir. Çünkü okulöncesi öğretmeni, evinden belki de ilk kez gün boyu ayrılmak zorunda kalan çocuğun karşısına çıkan kişidir. Çocuk için ise öğretmen, iç dünyasını gözlemleyebilecek ve ona belki ailede yaşadığı sorunları unutturabilecek bir sevgi unsuru. Bu bölümü tercih eden öğretmen adaylarının mesleğin gerekli özelliklerine sahip, iyi bir Türkçe ve matematik eğitimi almış kişiler olması gerekiyor.

 

İlginiz mesleğiniz olsun

İlgimizi belirlemek kendimizi tanımanın bir parçasıdır. Kişiliğimizle ilgili ipuçları verir, kariyer planlamanın ilk adımı da kendini tanımadır.
İlgiler, işe yaklaşmamızı etkiler. Her iş bazı etkinlikler içerir. İşte başarılı olabilmek etkinlikleri ne kadar iyi yapabildiğimizle doğru orantılıdır. Eğer seçtiğimiz meslekteki etkinlikler bizim ilgi alanımızla uyuşmuyorsa işi yapma isteğimiz olmaz. İş bize ağır bir yük gibi gelir. Sürekli yorgunluk hissederiz. İlgi alanı uyuyorsa iş hayatımızdan da zevk alabiliriz. Mutlu bir çalışma hayatı için ilgi, beceri ve kendi kişilik özelliklerimize uygun mesleği bulmamız lazım. İlgi alanımızı keşfedip, hangi mesleğin bize uygun olduğuna karar vermeliyiz.

 

Uzmandan öneriler

Turgay Polat (Uğur Dershaneleri Genel Müdür Yardımcısı)


Tercih listesi oluşturulurken puandan ziyade, Türkiye’deki başarı sıranızı göz önünde tutmalısınız. Bir önceki yıldaki başarı sıraları size bu konuda yardımcı olabilir. Her yıl sistem ya da sayılar değişse de başarı sıraları bize en sağlıklı göstergeyi sağlar. Bu doğrultuda kesin tahmin yürütmek veya bire bir kıyaslamak söz konusu değil. Yükseköğretim Programları ve Tercihler Kılavuzu’nda Tablo 6’ da yer alan, mezuniyet alanına göre girilebilecek lisans programlarının kontrolünün yapılması gerekir. Alan dışı tercihlerde AOBP’niz 0,12 katsayısı ile çarpılacak (Tablo 6’da öğrencinin kendi alanında yer almayan tüm bölümler alan dışıdır.)

Alternatifli bir tercih listesi oluşturun. Tek bir üniversite ya da bölüm üzerine odaklanmayın.

Bir bölüme takılıp kalmayın. İstediğiniz bölüm ile ortak özelliklere sahip, başka bölümlerin de olup olmadığını  araştırıp, geçişli bölümleri göz önünde bulundurarak tercih listenizde alternatif yaratın.

Puanlar her yıl farklılık göstermektedir bu nedenle bir önceki yıl, sizin bu sene sahip olduğunuz puanla öğrenci alan bir bölümün başarı sırası, sizin başarı sıranızdan farklı olabilir. Alternatifli olarak oluşturduğunuz listedeki bölümlerin başarı sırasını kendinizinki  ile karşılaştırmak doğru tercih yapmanız noktasında en sağlıklı bilgiyi verecektir.

Alternatifli olarak oluşturduğunuz tercih listesinden, önceliklerinizi göz önünde bulundurarak ve uzman yardımı alarak, eleme yöntemiyle listenizi son haline getirin.

Tercihlerinizi yaparken ilk altı tercihinizin kendi başarı sıranızdan yukarıda ve en çok istediğiniz üniversite ve bölümler olmasına dikkat etmelisiniz.

 

Rektörlerden tercih tüyoları

 

“Bizzat üniversiteye giderek bilgi alın”

Prof. Dr. Yunus Söylet (YÖK üyesi ve İstanbul Üniversitesi Rektörü)

Bu süreçte doğru karar verebilmek için tercih listelerine yazmayı planladıkları üniversiteleri mümkünse bizzat görmeleri ve kendilerine sunacakları imkanlar hakkında araştırma yapmalarını öneriyoruz.

Adaylar, seçtikleri mesleğe kendilerini en iyi hazırlayacak üniversiteyi bulmaya çalışmalıdır. Üniversite eğitimi, gençlerimizin mesleklerine adım atmalarını sağlayan en önemli kurumlardan biridir. Ayrıca genel kültür kazandırmakta da etkili olmakta ve bir aidiyet duygusu kazandırarak kimliklerinin de bir parçası haline gelmektedir. Tüm bunlar üniversite eğitiminin sadece bir ders programı ve öğretmenlerden oluşmadığını gösterir. Bu nedenle üniversitelerin tarihi geçmişi, taşıdığı misyon, bilimsel yayınları ve başarıları, mezunlarının elde ettiği başarılar, sağladığı sosyal imkanlar gibi pek çok konu da önem taşır. Tercihin olmazsa olmazı araştırma yapmaktır. Üniversitenin de zaten öncelikle araştırma demek olduğunun altını çizmek isterim. Gençlerimiz tercih listelerini oluştururken yapacakları araştırmayla üniversiteli olmaya ilk adımlarını da atmış oluyorlar aslında. Araştırma yaparken de yazılı kaynaklara başvurmanın yanı sıra bizzat üniversitelere giderek bilgi almanın da büyük bir önemi olduğunu unutmamak gerekiyor.

Uzaktan eğitimi de dikkate alın

Meslek ve üniversite insan hayatının en önemli seçimlerinden birisidir. Bu seçimi yaparken dikkatli olmalarını ve en doğru tercihi yapmak için gerekli araştırmayı yapmalarını öneririm. Ayrıca son yıllarda uzaktan eğitim faaliyetleri büyük bir aşama kaydetti. Birçok üniversite artık eğitim programlarını internet üzerinden de öğrencilere ulaştırıyor. Uzaktan eğitim aracılığıyla verilen bölümlerin sayısı ve kontenjanı her geçen yıl büyük bir oranda artıyor. İstanbul Üniversitesi de uzaktan eğitim alanına çok iddialı bir giriş yaptı. Bu alanda üniversitemizin en büyük farkı; derslerin, öğrenci ve öğretim üyelerinin internet üzerinden bire-bir iletişim kurarak verilmesi. Bu, ders esnasında öğrencilerin akıllarına takılan soruyu hemen hocalarına sorabilmesine ve cevap alabilmesine de imkan tanıyor. Üniversite eğitimini örgün eğitim sistemiyle alma imkanı olmayan gençlerimizin bu olanakları da araştırmasının yararlı olacağına inanıyoruz.

 

Öğrenciden

 “Fırsatlar kadar rakipler de çok”

 
Gökhan Bestel (Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği 3. sınıf öğrencisi)

 

 Lise hayatım boyunca edindiğim izlenim Endüstri Mühendisliği’nin diğer mühendislik bölümleri kadar ‘mühendislik’ içermediğiydi, nispeten İşletme Bölümü’ne de yakındı. İleride büyük bir şirkette yöneticilik yapma ve mümkünse kendi işimi kurma hayallerime paralel olarak çok ağır teknik-mühendislik bilgiler içeren bir bölümün bana uygun olmayacağını düşündüm. Tabii bu arada ağır mühendislik ya da fizik içermemesinin (en azından Boğaziçi Üniversitesi özelinde konuşabilirim) kolay bir bölüm olduğu anlamına gelmediğinin de altını çizmek isterim. Ama gerek diğer bölümlerle olan bol miktardaki ortak dersleri gerek verdiği altyapı ile mezun olunduğunda birçok bölümden daha geniş bir iş yelpazesi sunduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Bununla birlikte işin daha teknik-bilimsel kısmında yer almak, böyle bir konuda uzmanlaşmak isteyen arkadaşlara diğer bölümlere yönelmelerini tavsiye ederim. Üniversite markası tabii bu süreçte çok önemli. Bu yüzden üniversiteye giriş sınavına yüksek değer biçilmesi çok normal; fakat sadece üniversite kazanmak amacıyla kendini geliştirmemek, sosyal hayattan soyutlamak gibi davranışların getiriden çok götürüsü olacaktır. Artık hemen herkesin bir yabancı dili öyle ya da böyle konuşabildiğini göz önüne alırsak, ikinci bir yabancı dilin de ‘fark yaratmada’ etkili olabileceğini rahatlıkla söyleyebilirim. Son olarak verebileceğim tavsiye ‘puanının yettiği bölüme gir’ anlayışıyla hareket etmemeniz, daha önceden  araştırdığınız, bilgi sahibi olduğunuz ve hayallerinize bir basamak olarak kullanabileceğiniz bir bölümü tercih etmenizdir. Umarım bu süreç herkesin istediği gibi sonuçlanır.

 

“İş seçeneklerimiz fazla”


Baran Tahsinoğlu (Üniversite Adayı)

İşletme

Bu mesleği tercih etmemde etkili olan önemli  faktörlerden biri seçeneğinin fazla olmasıdır. Özel sektörde de, devlette de çalışılabilir. Devlette çalışabilmek için KPSS’ye girmek gerekiyor. İşletme mezunu olarak bu alanda çalışmak istiyorsanız eğer bu sınavdan oldukça yüksek puan almalısınız. Bu alanda yüzden fazla iş seçeneği bulunuyor. Bunun bir kısmı çok yüksek puan istemiyor ama iş kalitesi ve  statüsü de bununla doğru orantılı oluyor. Devlet alanının kısıtlı olması ve gelir düzeyinin özele oranla az olması nedeniyle bu alanda  çalışmak

bana uzak kalıyor. KPSS’nin zorluğu ve tekrar ÖSS gibi bir sınava çalışma gerekliliği beni devletten özele itiyor. Özel sektöre girmek ve sürekliliği sağlamak göründüğü kadar kolay değil. Bunun için okurken  kendimizi geliştirmemiz gerekiyor. Çeşitli eğitim programlarına katılıp sertifikalar almamız; İngilizceyi Türkçe  kadar iyi kullanıp, ikinci bir dili daha öğrenmeye başlamamız gerekiyor. Girişimcilik işletmeciyi  sosyal olarak en iyi şekilde gösteren yerdir. İşletme Bölümü’nü seçmemde etkili olan bir kişi olmadı hiçbir zaman. Ben kendimi bu bölüme ait hissettim. İşletme Bölümü TM-1 puan türünden tercih edilmektedir. Bunun için tercih etmek isteyen arkadaşlara önerim : Ağırlıklı olarak  TM-1 alan derslerine çalışınız. Bunun yanında çevrenizle olan iletişiminizi en yüksek seviyede tutmaya özen gösteriniz.

 

Meslekleri tanıyalım


“Hem kamuda, hem de özelde iş”


Endüstri Mühendisliği

 

Ürün veya hizmet üreten kuruluşların verimliliğini yükseltmek amacıyla insan, makine ve malzemenin etkili bir şekilde kullanılması için yöntem ve tekniklerin geliştirilmesi ve uygulanması ile ilgili konularda eğitim veriliyor. Bu programa girmek isteyenlerin analitik düşünme yeteneğine sahip ve yaratıcı olmaları, mühendisliğe ve sosyal bilimlere ilgi duymaları gerekir. Mezunlar kamu ve özel sektöre ait fabrikalarda, finans sektöründe ve bankalarda iş bulabiliyor.

Sayısal düşünme yeteneğine sahip olanlar için


İşletme

Kamu ya da özel sektör kuruluşlarında, üretimin daha verimli bir biçimde yapılabilmesi için planlama, yönetme ve denetleme konularında eğitim almış yöneticiler yetiştiriliyor. Ürün kalitesi ve üretimin arttırılması, ürünlerin satış planının yapılması, kuruma parasal kaynak sağlamak, en uygun kişileri işe almak işletmecinin görevleri arasındadır. Bu programda okumak isteyenlerin genel akademik yeteneğe ve sayısal düşünme yeteneğine sahip olmaları, matematik, sosyoloji ve psikolojiye ilgili olmaları gerekiyor. Ayrıca görevi gereği insanlarla iletişim halinde olan, sabırlı, anlayışlı, sözel ifade gücüne sahip, insanlarla iletişimden hoşlanan kimseler için ideal bir meslek.

 

Y-TM-1 BAŞARI SIRASI: 13.000

Y-TM-2 BAŞARI SIRASI: 12.796

Y-TM-3 BAŞARI SIRASI: 11.878

Sıra No          Üniversite Adı         Bölüm Adı                 Başarı Sırası

 

1.                   İstanbul Üniv.            Hukuk                        5670

2.                   Marmara Üniv.          Hukuk                        6750

3.                   ODTÜ                       Siy. Bil. ve Kamu         7660

4.                   Galatasaray Üniv.      Sosyoloji                     8540

5.                   İstanbul Üniv.            Psikoloji                      8160

6.                   Marmara Üniv.          Reh. ve Psik. Dan.       10.500

7.                   Uludağ Üniv.             Psikoloji                      11.500

8.                   Ege Üniv.                  Reh. ve Psik. Dan.       11.500

9.                   Sakarya Üniv.            Reh. ve Psik. Dan.       15.200

10.                 Marmara Üniv.           Siy. Bil. ve Ulus. İliş.    13.900

11.                 Ankara Üniv.              Ulus. İlişk.                  14.900

12.                 Hacettepe Üniv.          Ulus. İlişk. (İng.)         16.500

13.                 Dokuz Eylül Üniv.        Ulus. İlişk. (İng.)         18.800

14.                 İstanbul Üniv.             İşletme (İng.)             20.200

15.                 Marmara Üniv.           İşl. Enform. (Alm.)      27.000

16.                 Yıldız Teknik Üniv.       İktisat                       40.900

17.                 İstanbul Üniv.             Maliye                       65.900


Tercih yorumu:
Aday; istek sırasına göre geniş bir aralıktan ve 3 puan türünden de tercihte bulunmuştur. Bölümlerin başarı sıralarında her yıl düşme veya yükselme olduğu için, listesine kendi başarı sırasından yüksek bölümlere de yer vermiştir. Aday, 30 tercihin hepsini doldurmak zorunluluğu olmadığı için 17 tercih yapmış ve TM-1’den 13.000’inci olmasına rağmen son tercihini 65.900 başarı sırasından yaparak açıkta kalma olasılığını hemen hemen ortadan kaldırmıştır diyebiliriz.

Merak ettikleriniz

MF-4 sıralamam 15 binde olsa, bininci sıradan tercih listeme bölüm yazmalı mıyım? 15 bininci olan bir aday, 10 bininci başarı sırasında tercihlerini yapabilir. 25 bine kadar aşağıya inmelidir.

Sayısal bölüm öğrencisiyim. Fakat YGS-6’dan tercih yapmak istiyorum puanım kırılır mı? Ayrıca iki yıllık lojistik ile ikinci öğretim biyoloji arasında kararsız kaldım. Bana bu konuda yardım edebilir misiniz?

Alan içi yaptığınız tercihlerde AOBP’niz 0,15 ile çarpılır ve sınav puanınıza eklenir. Ancak YGS-6 ile tercih yaparsanız bu puan türü sizin için alan dışı olacak ve  AOBP’niz 0,12 ile çarpılarak puanınıza eklenecektir. Kısaca YGS-6 tercihiniz alan dışı tercih olacaktır, sonuç belgenizdeki 0,12 ile çarpılmış YGS-6 puanınızı veri olarak kullanmalısınız. Biyoloji Bölümü’nü bitirdiğiniz zaman formasyon aldıysanız öğretmen olabilirsiniz. Biyolog olarak çalışma şansınız var. Lojistik ise mal ve hizmet tedarikine yönelik planlama, organizasyon, nakliye ve yönetim faaliyetlerinin tümüdür. İş sahası geniş bir alandır. Karar size ait; kendinizi hayatın neresinde görmeyi istediğinize bağlı.

Fen Bilgisi Öğretmeni olmak istiyorum ama puanları çok düşük. Bunun sebebi tercih edilmemesi mi, atanamama durumu olması mı yoksa iyi bir meslek değil mi?

Fen Bilgisi Öğretmenliği’nin tek ve en büyük işvereni Milli Eğitim Bakanlığı. Biraz da özel okullarla özel dershaneler öğretmen alabiliyor. Tercih edilmemesinin nedeni sanırız işe giriş zorluğu olan bir bölüm olmasıdır. KPSS’de atanma için en az 92 puan gibi yüksek bir puan almak gerekiyor. Fen Bilgisi Öğretmenleri, ilköğretimde çalışma imkânına sahip, Fen Bilgisi Öğretmenliği programlarının kontenjanı fazladır fakat iş bulma zorluğu vardır.

Ben geçen senenin hesaplama biçimi ile TM-2’den okul puanı ile beraber 440 puan TM-3’ten de 435 puan alıyorum. Acaba Hukuk Fakültesi veya PDR’yi kazanma şansım var mı?

Hukuk Fakültesi TM-2 puanıyla öğrenci alır. En yüksek taban puana sahip Hukuk Fakültesi 549.766’dır. En son yerleşen adayın başarı sırası da 123.’tür. En düşük taban puanla öğrenci alan Hukuk Fakültesi de 460.012 puana sahip; en son yerleşen adayın başarı sırası da 15.600. Tercihlerde puan değil başarı sırası önemli. Vakıf Üniversitelerinin taban puanları devlet üniversitelerine göre daha düşük ancak ücretlidir.  En yüksek taban puanlı PDR ise TM-3 497.242 / 3980 başarı sırasına sahip. En düşük PDR ise 450.059 puan  ve 21.300 başarı sırasına sahip. Burada da başarı sırasının önemli olduğunu hatırlatalım.

Seçmeyi düşündüğünüz mesleğin şartlarını  ve geleceğini araştırın

Ülkemizde yükseköğretim sistemi maalesef çok genç yaşta meslek seçmeye yönlendirdiği için adaylara büyük de sorumluluk veriyor.

Gençlerin öncelikle gelecekte nasıl bir yaşam düşündüklerini, seçmeyi istedikleri  mesleğin şartları, iş bulma olanakları, geleceği ve ekonomik durumunu çok iyi incelemesi gerekiyor. Tercihlerini sadece bölüme göre değil, üniversiteyi, hatta üniversitenin bulunduğu şehri gözönüne alarak yapmalılar. Bütün bunları yaparken de yetenekleri ve kişisel özelliklerinin istediği mesleğe uygun olup olmadığını, bütün bunların da meslekte başarılı ve mutlu olmaya yeterli gelip gelmediğine bakmalılar.

Adayların kişisel merak ve ilgi alanları meslek tercihi kararlarında doğrudan etkili. Bazen bir üniversite adaylara iyi bir öğrencilik yaşamı, saygın bir meslek ve başarılı bir hayatın kapılarını açar.  
Sorularınızı ncakmakci@hurriyet.com.tr’ye gönderebilirsiniz.


Kılavuzu iyi inceleyin

Cihan Yeşilyurt (Fen Bilimleri Dershanesi Rehberlik Koordinatörü)

ÖSYM’ce yayımlanan Tercih Kılavuzu üniversite adayları tarafından yeterince ve detaylı bir biçimde incelenmiyor. Kılavuzun düzgün bir şekilde incelenmemesinden dolayı da telafisi mümkün olmayan hatalar yapılıyor. Örneğin; okuduğu bölümün paralı olduğunu bilmeyen, il yerine kasabayı tercih ettiğini fark etmeyen öğrenciler olabiliyor. Bu bağlamda ilk önerim; öncelikle 2011 Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzu’nun adaylar tarafından incelenmesi olacak.

Üniversite sayısının 170’leri bulması nedeni ile son yıllarda program seçimi ile ilgili kararsızlıklar daha da  artmış durumda. Üniversite adaylarının eğer mümkünse birkaç okul gezmelerinde ve okulun olanakları ve yaşam maliyeti gibi konularda bilgi edinmelerinde yarar var.  Adayların tercih edecekleri bölümlerin ders içeriklerini incelemeleri ve istedikleri bölümde okuyan öğrencilerle sohbet etmeleri, tercih sürecinin sancılı dönemini azaltacak ve kendilerine yol gösterici olacaktır.

Tercihte bulunmanın da belirli kuralları var. Üniversite adaylarının bu kuralları anlatan yazıları okumaları da gerekiyor. Örneğin; genel lise mezunu bir aday, 2 yıllık ön lisans programları tercih ettiğinde önceliğin meslek liselerinde olduğunu ve eğer kontenjan artarsa kendisine sıra geleceğini ve 0,12 AOBP’li başarı sırasına göre yani alan dışı tercih yaparak yerleştirme yapılacağını bilmeli. Her tercih döneminin sürprizleri olmuştur ve olmaya da devam edecektir. Bazı bölümlerin başarı sıraları düşecek (belki kontenjanı dahi dolmayacak) bazılarının ki ise yükselecektir. Üniversite adaylarının bu durumu unutmadan tercihlerini oluşturmaları gerekiyor.

Tercih dönemi adayların kafalarının en fazla karıştığı bir dönem. Tercihlerle ilgili herkesin (ders öğretmeni, anne baba, dayı teyze vs.) her konuda bir fikri olabiliyor ve bu durum adayları olduğu kadar rehber öğretmenleri de zorluyor. Üniversite adayları rehber öğretmenlerine güvenmeli ve tercihlerinin son halini mutlaka onlara göstermeliler.


Yapılan en büyük hatalardan biri puan odaklı tercih

Prof. Dr. Muhammed Şahin  (İTÜ Rektörü)

Uzun ve yorucu bir sınav maratonunun ve sonrasındaki stresli bekleyişin ardından üniversite adayları en az sınav kadar zorlu bir süreci yaşıyor. İşte bu dönemde iyi bir üniversite eğitimi almayı hedefleyen adayların önemli bir kısmının ortak birtakım hatalara düştüğü kanaatindeyim. Bu hataların başında adayın aile ve çevrenin etkisi ile ilgisinin ve yeteneğinin olmadığı bir alana yönlendirilmesi geliyor. Kuşkusuz bu düşüncenin altında ailelerin, çocuklarının cazip iş imkanlarına ve mesleki saygınlığa sahip bir bölümde okumasını istemeleri yatıyor. Fakat sevmediği ve istemediği bir bölümde eğitim alan öğrencinin o alanda başarılı olmasının son derece güç olduğu ve böyle bir eğitimin mesleki anlamda başarısızlığın yanında mutsuz bir hayatı da beraberinde getireceği asla akıldan çıkarılmamalı. Aileler bu noktada çocuklarıyla ortak bir dil geliştirebilmeli ve onların istek ve yeteneklerini ön planda tutan bir tercih stratejisi belirlemeli.

Bölüm seçerken üniversite tercihi de önemli

Puan odaklı tercih yapmak, adayların tercih sürecinde yaptığı hatalardan bir diğeridir. Adaylar, aldıkları puanın tamamını kullanmak uğruna, eğitim almak istemedikleri bölümleri sadece “yüksek puanlı” oldukları için tercih edebiliyor. Ancak unutulmamalıdır ki, sadece yüksek puanlı olduğu için istemediği bir bölümde okuyan bir öğrencinin başarılı olma ihtimali son derece düşüktür. Ayrıca bir bölümün puanı o bölümün kalitesini gösteren tek ölçüt değildir. Bölümlerin dünya sıralamalarındaki yerine ve uluslararası eşdeğerliklerine bakmak gerekiyor.

Adayların “Hangi bölüm?” sorusuna verecekleri yanıt kadar, “Hangi üniversite?” sorusuna verecekleri yanıt da önemlidir. Özellikle rekabetin yoğun olarak yaşandığı alanlarda, mezun olunan üniversite, iş bulma noktasında büyük önem taşımaktadır. Uluslararası düzeyde akredite olmuş, alanında öncü, seçkin akademisyenlerin yer aldığı bir üniversitede eğitim almak son derece önemlidir. Bunun yanı sıra üniversitenin bulunduğu çevrenin sosyal ve kültürel ortamı, öğrencinin kişiliğini şekillendirmekte büyük rol oynamaktadır.

Bu anlamda kültürel, sanatsal ve sosyal etkinliklerin yoğun olarak yaşanabileceği bir şehir ve üniversite seçimi, öğrencilere avantaj sağlamaktadır. Diğer yandan, iş dünyasının yoğun olarak faaliyet gösterdiği ve istihdam olanaklarının yüksek olduğu bir şehir de, öğrencilerin çeşitli sektörleri gözlemleme ve iş dünyasının ihtiyaç duyduğu nitelikleri geliştirebilmesine imkan vermektedir. Adaylar, tercihlerinde tüm bu saydığımız noktaların yanında, üniversitenin akademik kadrosundan, verdiği diplomanın yurt dışı eşdeğerliğine, bilimsel araştırma projelerinden laboratuvar olanaklarına, yurt dışı eğitim olanaklarından iş dünyasıyla olan işbirliğine kadar birçok noktayı dikkate almalı, yapacakları seçimin geleceklerini doğrudan etkileyeceğini unutmamalıdır.

Geniş iş imkanı var

  
Muratcan Şen (Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği 3.sınıf öğrencisi)

Makine Mühendisliği tüm  mühendisliklerin başı olarak  bilinir. Günümüzde yaşamımızın her yerine giren ve gün  geçtikçe yeri artan makineler sayesinde Makine Mühendisi’ne ihtiyaç gün geçtikçe artıyor. Üniversitede rahat 4  yıl geçirmek  isteyen  kesinlikle  bu alanı seçmemeli. Çünkü çok güçlü fizik  bilgisi ve  sevgisi  gerek tiren, ayrıca ağır, zorlu derslerden oluşan bir bölüm. Ama  Makine  Mühendisliği’nden  mezun  biri kolaylıkla  bir  fabrikada, Ar-Ge  labaratuvarında iş bulabilir.  Ben küçüklüğümden  beri  pilot  olmak istiyordum. Buraya giremedim. Yine de bu alana yakın diye Makine Mühendisliği’ni tercih ettim. Bölüm zor ama ilgi alanınız fizik ise eğlenceli bir bölüm. Erkekler daha çok ilgi duyuyor, geniş iş imkanı var.

Ciddi sabır ve güçlü bünye gerekiyor


Dilara Demiralp (YTÜ Mimarlık Fakültesi 2. sınıf öğrencisi)

İşimiz gerçekten zor. En iyisi, tüm kararı bireysel iradeyle ve kimseye sorumluluk vermeden almaktır. Ben seçimimi mimar olmaktan yana kullanmış binlerce insandan biriyim. Bu bölümün olduğu birkaç okulu tercih listemde üst sıralara eklemeden önce özellikle İstanbul’daki fakülteler üzerine araştırmalar yaptım. Yakın çevremdeki mimarlarla iletişime geçip, iş ve yaşam şekillerini analiz edip, onlarla empati kurmaya çalıştım. Kendi ilgi alanlarımla ne kadar çakışıp, ayrıldığını ve kişiliğime ne derece uygun olabileceğini öngörmeyi denemiştim. Mimarlıkla ve mimar olmakla aramdaki ilişkiyi henüz flört olarak tanımlıyorum. Cazibesini inkar edemem. Aşık olmak işten bile değil. Ancak kolay ikna olmama ve eleştirel bakış açısına sahip olma iyi bir mimarın temel dinamiklerini oluşturduğundan bu mesleğe teslim olmadan önce onu her yönüyle tanımak gerekiyor.

Mimarlıktan bahsederken bu kadar insana dair duygulardan yardım almam, mimarlığın çok derinden insana bağlı olmasından kaynaklanıyor belki de. Avrupa’da insanla direk ilişkisi olan ilk üç meslek grubu tıp, hukuk ve mimarlık olarak tanımlanıyor. Mimarlık ayaklarını mühendislik ile yere basan, sanat ve hayal gücüne sırtını dayayarak nefes alan ve vücut bulan bir disiplindir.

Masraflı bir bölüm

Gerçek şu ki; ikinci veya üçüncü sınıfa geçmeden pes edenlerin olduğunu görmek mümkün. Fiziksel olarak yorucu tarafı ciddi sabır ve güçlü bir bünye istiyor. Proje teslim zamanlarında günlerce uyumamak söz konusu olabiliyor. Ayrıca mimarlık masraflı bir bölüm. Maket yapım malzemeleri ve jüri öncesi pafta hazırlamak için yapılan harcamalar sunumun kalitesi ile doğru orantılı olarak artıyor. Öte yandan bir mimarlık öğrencisi eğitim aldığı şehirle sağlam etkileşimde olma ihtiyacı duyar. Özellikle İstanbul bunun en yoğun yaşandığı illerden biridir. Sadece fakültede değil fakülte dışında da mimari gözünüz açık olmalıdır.

Ben bunları bilerek tercih yaptım. Ağır basan tarafı tasarım yapma isteği ve insana dokunan bir iş yapma arzusuydu. Matematik-Geometri’ye ve üç boyutlu düşünmeye yeteneğim olduğunun farkında olmam beni cesaretlendiren diğer etkenlerdendi.

Tasarım yapmak, mimari kararlar vermek, hem öğrencilik hayatında hem de iş hayatında sancılı süreçler yaşatsa da sonunda ortaya size dair iyi bir iş çıkarmanın verdiği haz her acıyı unutturabilir tesirdedir. Kolektif çalışma ortamları birçok fikrin çatışmasını ve sentezini doğurur ve çeşit çeşit insanla iletişim kurabilme yetisini, hoşgörü ve tahammül sahibi olma yönlerini besler bir mimarın. İhtiyaç niteliği taşıyan bu karakterdeki insanları kazanan toplumlar da durumdan kazançlı çıkacaktır.

Meslekleri Tanıyalım

“Çalışma alanı geniş”

Makine Mühendisliği

Her türlü mekanik sistemlerin ve enerji dönüşüm sistemlerinin tasarımının geliştirilmesi ve üretiminin planlanması konularında eğitim ve araştırma yapar. Geniş bir çalışma alanına sahiptir.

Ülkemizde iş bulunabilecek bir alan

İnşaat Mühendisliği

Programda, köprü, yol, tünel, baraj, havaalanı gibi hizmet yapılarının ve endüstri yapılarının tasarımı, planlaması, projelendirilmesi, yapımı ve denetimi ile ilgili konularda eğitim ve araştırma yapılıyor. İnşaat Mühendisliği de ülkemiz koşullarında gereksinim duyulan meslek dallarından biridir. Bu gereksinim gelecekte daha da artacaktır. İnşaat Mühendisleri özel mühendislik bürolarında ya da müteahhit olarak çalışabilecekleri gibi; Bayındırlık, Tarım, Orman, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Ulaştırma Bakanlıklarında, DSİ, Karayolları Genel Müdürlüğü gibi kamu iktisadi teşekküllerinde de görev alabilirler.

Yaratıcılığına güvenenler için

Mimarlık

Mimarlık, insanın içinde yaşamını sürdüreceği yapıların estetik ve kullanışlılık ilkelerini gözönüne alarak tasarlama sanatıdır. Mimarlar plan çizer, binanın şehir imar planına uygun olmadığını inceler, binanın plana uygun yapılıp yapılmadığını denetler ve binalarda değişiklik veya onarım için plan hazırlar. Mimar olmak isteyenlerin şekil ve uzay ilişkilerini görebilme, görsel sanatlarla ilgilenme, yaratıcılık ve estetik görüş sahibi olup, tasarım yeteneğini sahip olması gerekir.

Denizi sevenlere

Gemi Makineleri

Gemilerde, elektrik üretim sistemleri, kazan sistemleri, itici güç sistemleri ve bu sistemlerin operasyonları, bakım, tutum ve onarımlarıyla sorumlu mühendislik dalıdır. Gemi makineleri işletme mühendisleri ayrıca, gemilerde bulunan atık su sistemleri, yakıt transfer sistemleri, aydınlatma sistemleri, havalandırma ve tatlı su sistemlerinin, düzenli olarak çalışmasından ve bakım-tutumundan da sorumludurlar. Mezunlar lisans diplomalarını aldıktan sonra gemi ve gemi benzeri tesislerde mühendislik hizmetleri sunar.

Merak ettikleriniz

Tercih işlemlerini internetten bireysel olarak mı, yoksa başvuru merkezlerine müracaat ederek mi yapmak daha sağlıklıdır?


ÖSYM’nin de kılavuzda açıkladığı gibi internet kullanımında deneyimi bulunmayan ve yanlışlık yapmaktan çekinen adayların tercihlerini Başvuru Merkezleri aracılığı ile yapmaları daha doğru olur. Tercihlerin internet üzerinden aday tarafından gönderilmesi durumunda yapılabilecek yanlışların sorumluluğu adaya aittir.

Genel lise mezunuyum. İki yıllık bölümleri tercih edebilir miyim?

140 barajını aştığınız tüm YGS puan türlerinde, lisedeki alanınız ne olursa olsun 0,12 AOBP’li Y.YGS puanınızla 2 yıllık bölümleri tercih edebilirsiniz. Ancak, 2 yıllık bölümlerde meslek lisesi çıkışlı adayların yerleştirilme önceliği vardır. Bu nedenle genel lise çıkışlı öğrenciler, meslek liselilerin yerleştirilmelerinden sonra boş kalan kontenjanlara yerleştirilirler.

Herhangi bir puan türünde 140.000-179.999 arasında puan alan bir aday Açıköğretim Fakültesi İngilizce Öğretmenliği Programı’nı tercih edebilir mi?

Hayır. Açıköğretim Fakültesi İngilizce Öğretmenliği Programı’nı tercih edebilmek için DİL-1 puanının 180.000 ve üzeri olması gerekir.

Kılavuzda aynı isme sahip bazı bölümler, örneğin; Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon, Bankacılık ve Finans vb. hem YGS hem de MF veya TM puanlarıyla tercih edilmekte. Bunun nedeni nedir?

Sözü edilen bölümlerden bazıları yüksekokula, bazıları ise fakülteye bağlıdır. Fakülteye bağlı olanlar MF ya da TM puan türlerine göre öğrenci alırken, yüksekokullara bağlı olan bölümler ise YGS puan türlerine göre öğrenci alır. Yüksekokullara bağlı olan ve YGS puan türleriyle öğrenci alan bu bölümler ayrıca meslek lisesi çıkışlı öğrencilerin ek puanla yerleşebileceği bölümlerdir.

- Örnek tercih listeleri -

Tercih yorumu: Aday; ilk tercihlerine başarı sırasına bakmaksızın idealindeki bölümleri yazmış. Tamamıyla istek sırasına göre hazırlanmış bir listedir. Adayın 6, ve 14. tercihleri bir önceki tercihe göre daha yüksek bir başarı sırasına sahiptir. Bu durum kazanma olasılığı açısından herhangi bir sorun yaratmaz. Bu şekilde sıralanmasında sakınca yok. Bölümlerin başarı sıralarında her yıl düşme veya yükselme olduğu için, listesine kendi başarı sırasından yüksek bölümlere de yer vermiş. Yerleşememe ihtimalini en aza indirmek için MF-4 puan türünde kendi başarı sırasının altındaki bölümleri de yazmış. Aday, MF-4 ve MF-3 puan türü ile tercihte bulunmuş. Toplam 30 tercih hakkı olmasına rağmen 17 tercih yapmıştır.

Y-MF-3 Başarı sırası: 19.400
Y-MF-4 Başarı sırası:
18.000

Sıra No       Ünive rsite Adı         Bölüm Adı                 Başarı Sırası

1.                Kocaeli Üniv.             Tıp Fakültesi               5210 
2.                Trakya Üniv.             Tıp Fakültesi               7710 
3.                Boğaziçi Üniv.            Mol. Biyo. Ve Gen.      8280 
4.                ODTÜ                       Mol. Biyo. Ve Gen.      10.800 
5.                İTÜ                          Mol. Biyo. Ve Gen.      14.300 
6.                İstanbul Üniv.            Diş Hekimliği              10.500 
7.                Kocaeli Üniv.             Diş Hekimliği              11.800 
8.                KATÜ                       Diş Hekimliği              13.400 
9.                Ege Üniv.                  Eczacılık                    15.600 
10.               Anadolu Üniv.           Eczacılık                    16.500 
11.               ODTÜ                      Gıda Mühendisliği        23.700 
12.               İTÜ                         Gıda Mühendisliği        26.700 
13.               Ege Üniv.                 Gıda Mühendisliği        49.900 
14.               Ege Üniv.                 Biyomühendislik          30.200 
15.               Yıldız Teknik Üniv.     Biyomühendislik          30.600 
16.               Ege Üniv.                 Kimya Mühendisliği      45.800 
17.               Uludağ Üniv.            Gıda Mühendisliği         55.300 

Puan önemli ama isteğinize öncelik verin

Tercihler 5 Ağustos’a kadar sürecek. Tercih sıralamasında doğru sıralama yapmak için öncelik puan değil, isteğiniz olmalı.

En çok okumayı istediklerinizi listenize alın. Puanınızdan veya başarı sıranızdan daha üst bölümleri ilk sıraya yerleştirin. Hiç okumayacağınız, gitmeyeceğiniz programlara listenizde yer vermeyin. Her yıl yaklaşık 250 bin üniversite öğrencisi, tekrar sınava giriyor. Bunun nedeni ya ilk girdikleri yıl puanları boşa gitmesin diye tercih listesine yazdıkları alanlarda okuduklarında o programın kendilerine uygun olmadığını görmeleri, ya da herhangi bir eleme yapmadan sadece üniversite kazanmak için liste oluşturmaları. Kazanınca burada mutlu olamayacağını anlıyor ve okuduğu bölümü değiştirmek için yollar arıyorlar. İşte bu nedenle tercihleriniz en çok istediğinizden, en az istediğinize göre sıralansın. Tercih listesi en fazla 30 bölümden oluşacak. Tercih yaparken ‘Y’ ile başlayan bölümdeki (Y-YGS, Y-TM, Y-MF,Y-TS, Y-DİL) puanları ve sıralamaları kullanın. Devlet üniversitleri harçlar dışında ücret almıyor.

Vakıf üniversitelerinin ücretlerini iyice inceleyin. Kılavuzdaki puan ve sıralamanın yanında yer alan özel koşulları mutlaka okuyun. Not: Sınava giren adaylar da, biz basın mensupları da ÖSYM’nin 11 Temmuz’dan itibaren her gün sonuçları açıklamasını bekliyoruz. Bugüne kadar tercih döneminden birkaç hafta önce sonuçlar açıklanırdı. Ancak, günlerdir ÖSYM’den hiçbir yetkili sonuçların ne zaman açıklanacağına dair herhangi bir açıklama yapmıyor. Devlet sırrı gibi saklanan sınav sonuç tarihi konusunda ÖSYM’nin kapıları duvar adeta. Son olarak cuma günü yapılan açıklamada sonuçların 3 gün içinde açıklanacağı belirtilmişti. Biz de buna güvenerek, dünkü yazımızda “sonuçlar açıklandı” cümlesine yer verdik. Yaz sıcağında, sonuçları açıklandı, açıklanacak diye bekleyen adaylardan ÖSYM adına özür diler, düzeltiriz. ÖSYM şimdi de perşembe günü sonuçları açıklayacağını duyurdu. Umarız bu kez yine vazgeçmez. Siz sorun, uzmanlar yanıtlasın: ncakmakci@hurriyet.com.tr



Rektörlerden tercih tüyoları

Bugünkü meslekleri değil 5-10 yıl sonrası meslekleri öngörerek tercih yapın

Prof. Dr. Ahmet Acar (ODTÜ Rektörü)

Adaylar tercih yaparken, “Şehir mi, üniversite mi, bölüm mü?” diye kendilerine soru sorması lazım. Hangi genel alan seçileceği önemli. Tıp mı, mühendislik mi, idari bilimler mi? Ya da jeoloji mi, çevre mühendisi mi? Hangi alanı tercih edecek? Bütün bunlar öğrencinin alacağı formasyonu, bir anlamda yaşam tarzını belirleyecek. Tercih yaparken de mümkün olduğu kadar ilgilerini, çalışma ortamlarını, eğitimlerin neyi içerdiğini, mezuniyet sonrası nasıl bir iş dünyasının kendilerini beklediğini düşünmeleri gerekiyor.

Birkaç bölümü bir arada okuyacağınız alanları tercih edin

Mezunların önemli bir kısmı derecesini aldığı alanda çalışmıyor. Mühendisler, bankacı oluyor. İdari bilimlerden mezun olanlar teknik işlerde çalışabiliyorlar. Yaşam insanın önüne böyle dönemeçler çıkarıyor. Bu sene üniversiteye girecek olanların önemli bir kısmı bundan 10 sene sonra belki bugün düşünmediğimiz mesleklerde çalışacaklar. Sadece bugünkü meslekleri değil, belki 5-10 sene sonraki imkanları öngörmek lazım. O da çok kolay bir öngörü değil. Bölüm önemli. Lisans eğitimi bazı alanlarda meslek, ama genelde formasyon veriyor. Çok az öğrenci mezun olduğu gün hangi masaya oturacağını biliyor. Üniversitenin öğrencinin önüne seçenek koyması çok önemli. Seçimi yaptıktan sonra kilitlenip kalmak bir öğrenci açısından çok iyi sonuçlar vermiyor. Dolayısıyla bir üniversiteye gittiğiniz zaman o üniversitenin size ilginiz ve yetenekleriniz paralelinde kendinizi geliştirebilmenize olanak sağlaması gerekiyor. Öğrenciler sadece bir alanda bilgi dağarcığını doldurmanın dışında çok geniş bir yelpazede kendisini geliştirme imkanına kavuşmalı. Çok dar bir alana girip  kısıtlanmayacakları bir tercih yapmalılar. Bunun için de yan dal, çift ana dal, seçmeli ders olanakları geniş olan üniversitelerdeki disiplinleri seçmeliler. Öğrenciler tercih yaparken seçtikleri disiplinde kendilerine en iyi eğitimi verecek programı seçmeli. Tercih edecekleri üniversitenin akademik kadrosuna, laboratuvar, kütüphane olanaklarına, sosyal ortamına bakmalılar. Son olarak da tercih yaparken karar verecekleri üniversitenin, kendilerini sosyal hayata ve çalışma hayatına hazırlayacak sosyal, kültürel, düşünsel olanaklarına ve kampus ortamına da  dikkat etmeliler.


Uzmandan öneriler

Bu tercihle önümüzdeki 50 yılda bize ne diyeceklerine karar veriyoruz aslında

Celil Vardar (Final Eğitim Kurumları Rehberlik Koordinatörü)

Artık iş dünyası işe alım tercihlerinde üniversite mezunlarına “hangi okuldan mezunsun?” sorusunu birinci sırada sormaktan vazgeçti. Çünkü bilgi, teknolojinin çok hızlı gelişmesi sonucunda artık herkese çok hızlı ve eşit biçimde ulaşabiliyor. Yani işe alımlarda iş dünyasının önceliklerinin kişisel farklılıklar ve kişisel gelişim düzeyi doğrultusunda olacak gelecekte. Hangi üniversiteyi bitirirsek bitirelim önümüzdeki dönemde gerçekten yetenekli birinin tanınması, bilinmesi artık bu iletişim çağında zor değil. Sosyal paylaşım sitelerinde, haber sitelerinde  her gün nelerle ve kimlerle karşılaştığınızı bir düşünün.

Önümüzdeki yıllarda üniversitenin herhangi bir bölümünden mezun olmuş bir aday kendisini eğitimini aldığı alanın tamamen dışında bir alanda iş yapıyorken bulabilecektir.

Gerçekleştirilmesi yasalarla belirlenmiş hekimlik, eczacılık, öğretmenlik, hemşirelik, avukatlık gibi mesleklerin dışında bir alandan örneğin fizik ya da matematikten mezun bir aday kendisini herhangi bir firmanın bilgi işlem merkezinde çalışıyorken görebilecektir. Bu nedenle adayların tercihlerinde birinci derecede önemli olan “iş bulabilme garantisi”  anlayışı giderek değişecektir. Çünkü eğitimli insanlara hayatın her alanında ihtiyaç doğacaktır. Bilgiye ulaşmanın yollarını öğrenmiş, bilgi transferini yapabilen, bilgiyi kullanmayı öğrenmiş eğitimli bireyler her zaman tercih edilecektir. Üniversite bilim üretir, bilim adamı yetiştirir. Bilim adamı olmak istiyorsak üniversiteye mutlaka gitmeliyiz.Üniversite bir mesleki donanım kazandırır; o mesleği öğrenir ve uygularız. Üniversite bireye üniversite kültürü kazandırır. Fakat bir insan için hayatta önemli olan mutlu olmaktır. Yüksek puanlar almak, iyi bir üniversiteye girmek, iyi bir iş sahibi olmak, çok para kazanmak ya da ünlü olmak gibi talepler aslında mutlu olmanın araçlarıdır. Üniversiteye girecek adayların da ortalama yirmili yaşarda olduğunu varsaydığımızda seçilecek bir programla, yapılacak bir tercihle aslında hayatımızın bundan sonraki 50 yıllık döneminde bize ne diyeceklerine, bizim nasıl yaşayacağımıza karar vermiş olacağız. Bize Doktor Ahmet Bey mi, Eczacı Çiğdem Hanım  mı, Avukat İsmail Bey mi…ne diyecekler? İşte buna karar veriyoruz aslında. Mutlu olabileceğimiz, yapmaktan keyif alabileceğimiz bir işimiz olmalı. Tercihin özü işte burada. Adaylar tercih yaparken bu noktayı unutmamalı bence.

Merak ettikleriniz

MF, TM, TS puanları hangi yükseköğretim programlarına girişte kullanılacak?

Mesleki ve teknik ortaöğretim kurumu çıkışlı adayların yerleştirilmesinde ek puan uygulanan programlar dışındaki 4, 5 ve 6 yıllık lisans programlarına yerleştirmede kullanılacaktır.

2 yıllık bir yüksekokul okuduktan sonra 4 yıllık bir bölüme geçiş yapabilir miyim?

Evet, geçiş yapmanız mümkün. Ancak bu geçişi yapabilmek için yine ÖSYM’nin yapacağı Dikey Geçiş Sınavı’na (DGS) girmek gerekir. Ayrıca DGS’ye giren her aday kendi alanının devamı niteliğindeki lisans programlarını tercih edebilir.

Meslek lisesi mezunuyum. Sınavsız geçiş hakkımı kullanarak bir programa yerleşirsem önümüzdeki yıl ortaöğretim başarı puanım düşer mi?

Meslek lisesi mezunları sınavsız geçiş haklarının bulunduğu kendi alanlarının devamı niteliğindeki ön lisans programlarına yerleştirildiklerinde bir sonraki yıl puan kaybına uğramazlar.

Sınav sonucumda bir problem olduğunu düşünüyorum. Bu durumda sonuca itiraz etme hakkım var mı?

Adaylar, nedenlerini belirtmek suretiyle, sınav sonuçlarının incelenmesini ÖSYM’den isteyebilirler. Adayların, isteklerini belirtmek için kılavuzun sonuna eklenmiş olan Genel Amaçlı Dilekçe Örneğini veya fotokopisini kullanmaları gerekir. Bu dilekçenin işleme konabilmesi için, ÖSYM’nin T.C. Ziraat Bankası Güvenevler Şubesi/Ankara hesabına, kılavuzda belirtilen ücretin yatırıldığını gösterir banka dekontunun eklenmesi gerekir. Adaylar, gerekli bilgileri yazarak, hazırladıkları dilekçeyi PTT kanalıyla ÖSYM Sınav  Hizmetleri Müdürlüğü 06538 Bilkent/Ankara adresine gönderebilirler ya da elden teslimedebilirler. Yerleştirme sonuçlarının incelenmesini isteyen adaylar, bu sonuçların ÖSYM tarafından açıklanmasından itibaren en geç 30 gün içinde başvurmalıdırlar.

Öğrenciden

   
İş imkanları tercümanlıkla sınırlı değil

 Selen Aziz (Yıldız Teknik Üniversitesi Mütercim Tercümanlık Bölümü 3. sınıf öğrencisi)

Küçük yaşlardayken, futbolcuların yanında tercümanlık yapan kişilere özenirdim. Özellikle de yabancı futbolcular bir cümleyi tamamladıktan hemen sonra aynı cümlenin Türkçe karşılığını duymak beni çok şaşırtırdı. Her dinleyişimde aklıma, “Acaba kelimeleri bire bir çeviriyor mudur?” ya d a “Cümleyi kendine göre basitleştiriyor mudur?” gibi sorular geliyordu.

Dile karşı her zaman bir merakım vardı, bu nedenle de Sainte Pulcherie Fransız Lisesi’ne gitmeye karar verdim. Okuduğum lisede dil bölümünün açılmadığını öğrenince ilk zamanlar çok üzüldüm, fakat derslerimin gidişatı sonucunda FenMatematik Bölümü’nde okumaya karar verdim. Burada tüm derslerimiz yabancı öğretmenler tarafından Fransızca yapılıyordu. Üniversiteye hazırlanırken çoğunlukla sayısal derslere, vakit kaldıkça da yabancı diller sınavına çalışıyordum.

Sınav sonuçları geldikten sonra ilk tercihlerim arasında tercümanlık yer aldı ve Yıl dız Teknik Üniversitesi, Fransızca Mütercim Tercümanlık Bölümü’nü kazandım. Bu bölümü seçmemi sağlayan en büyük etkenlerden birisi ailemdi. Bu mesleği dile olan merakımdan ve tercümanlığın her meslek alanında geçerli olmasından tercih etmemi tavsiye etmişlerdi. Ayrıca, tercüman olarak çalışan bir tanıdığım beni çok etkilemişti. Kendisi, tam istediğim mesleği yapıyordu. Biri konuşurken o da, konuşulanları ardıl veya simültane olarak çeviriyordu. Ardıl çeviride konuşmacının söyledikleri not alınır ve konuşmacı belirli aralıklarla sözü tercümana bırakır, simültane (anında) çeviride ise konuşmacının söyledikleri anında tercüme edilir. O tanıdığım sayesinde sözlü çeviriye karşı ilgim arttı. Çok zor bir şey yaptığını biliyordum, fakat bunu ben de başarmak istiyordum. Derslerimiz sırasında da ileride bir gün tercüman olursam sözlü çeviri yapmak istediğime karar verdim. Ülkemizde sözlü çeviri yapan az sayıda insan var ve ben de onlardan biri olup, büyük kanallarda ya da önemli kişilerin yanlarında tercümanlık yapmaya karar verdim. Dışarıdan bakan herkes dil biliyorsa tercümanlık yapabileceğini düşünüyor. Fakat bu okula girdikten sonra işlerin hiç de öyle olmadığını gördüm. Düzgün ve kaliteli bir çeviri için neler yapılması gerektiğini ve çevrilen metnin okuyucu tarafından nasıl en anlaşılabilir şekilde olabileceğini ben bu bölüm sayesinde öğrendim. Bu bölümde sadece edebi metinler üzerinde değil, aynı zamanda hukuk, tıp, mühendislik, uzay, arkeoloji gibi aklınıza gelebilecek her konu hakkında detaylı bilgiye sahip olmaya çalışıyoruz. Derinlemesine araştırmalar yaparak kelimelerin ve deyişlerin Türkçe karşılıklarını bulup kullanıyoruz. Amacımız metni okuyanın hiçbir ek araştırmaya ihtiyacı olmadan anlamasını sağlamak. Sözlü çeviri yapmak istediğim için bir diksiyon kursuna gitmeye karar verdim, çünkü simültane çeviri yaparken kelimeleri net, tane tane ve en doğru şekilde telaffuz etmek gerektiğini düşünüyorum. Ayrıca bu kurslarda topluluk karşısında nasıl daha rahat davranılacağı konusunda eğitim aldım.

Dil bilimlerini seviyor muyum?

Bu bölüme girdikten sonra birçok meslekle daha ilgilenebileceğimi anladım. Örneğin yurtdışı bağlantısı olan birçok firmada, gazetelerin dış haberler servislerinde ya da dergilerde tercümanlık yapabilen ve yabancı dile hakim olan kişiler aranıyor. Bu bölümün sağladığı iş imkanları tercümanlıkla sınırlı değil. Mezun olduktan sonra yüksek lisans yaparak farklı alanlara da kayabilirim. Bu bölümü seçmek isteyen arkadaşların bence ilk önce kendine sorması gereken soru, “Dil bilimlerini seviyor muyum?” olmalı. Sonuç olarak her iki dil de devamlı olarak kullanılıyor ve her iki dile hakim olmak gerekiyor. Özellikle sözlü çeviri yapmak isteyenler hızlı düşünmeli ve kelimelerin karşılıklarını anında bulabilmeliler. Yazılı çeviride bu biraz daha kolay çünkü çevirirken, düşünecek, araştıracak veya kelimenin karşılığını bulabilecek daha çok vakit oluyor.

Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık

Meslekleri tanıyalım

Bu programın amacı bireylere en üst düzeyde gelişme ortamı sağlama, kendilerini geliştirebilecekleri eğitim programlarına ve mesleklere yönelmelerine yardımcı olma konusunda çalışacak elemanları yetiştirmek ve bu alanda eğitim yapmaktır. Programda Psikolojiye Giriş, Eğitim Bilimine Giriş, Eğitim Sosyolojisi, ÇocuklukGençlik-Yetişkinlik Psikolojisi gibi dersler okutuluyor ve uygulamalar yapılıyor. Bu alana girmek isteyenlerin sosyal bilimlere özellikle psikolojiye ilgili, sabırlı, dinlemesini bilen, başkalarını oldukları gibi kabul eden karakterde olmaları öneriliyor.

Mütercim Tercümanlık

Bu bölümde yabancı dilde yazılmış metnin nasıl çevrileceği (mütercim) ve yabancı dilde yapılan bir konuşmanın başka bir dile nasıl çevrileceği (tercümanlık) konularında eğitim yapılıyor. Bölüm mezunları uluslararası kuruluş ve işletmelerde, bankalarda, tercüme bürolarında, turizm şirketlerinde, devlet kuruluşlarında ve bakanlıkların dış ilişkilerinde çalışma imkanı buluyor.  Bu mesleği yapacak olanların iyi bir akademik ve sosyal yeteneğe, üst düzeyde okuduğunu anlama gücü ve belleğe sahip olması, yabancı dil ve kültürlere ilgili, uzun süre yazılı metinler üzerinde çalışma yapmaya istekli olmaları gerekir.

- Örnek tercih listeleri -

Sıra No          Üniversite Adı             Bölüm Adı                             Başarı Sırası

1.                     ODTÜ                         Bilg. Müh.                              5590 
2.                     Boğaziçi Üniv.              İnş. Müh.                               7140 
3.                     İTÜ                             Elekt. ve Hab. Müh.                7480 
4.                     Galatasaray Üniv.         End. Müh.                              9470 
5.                     Galatasaray Üniv.         Bilg. Müh.                              11.900 
6.                     Hacettepe Üniv.            Elek.-Elektr. Müh. (İng.)          13.400 
7.                     Yıldız Teknik Üniv.         Elek. ve Hab. Müh.                 15.700 
8.                     İTÜ                             İnş. Müh. (İng.)                      14.400 
9.                     İTÜ                             Kontrol Müh.                          14.100 
10.                   İTÜ                             Mak. Müh.                              13.600 
11.                   İTÜ                             Mat. Müh. (İng.)                      21.600 
12.                   Yıldız Teknik Üniv.         Mak. Müh.                              24.000 
13.                   Yıldız Teknik Üniv.         Mat. Müh.                              30.700 
14.                   İstanbul Üniv.               End. Müh.                              21.500 
15.                   Ege Üniversitesi            Bilg. Müh.                              23.500 
16.                   Yıldız Teknik Üniv.         Mak. Müh. (İ.Ö.)                     33.000 
17.                   Yıldız Teknik Üniv.         İnş. Müh. (İ.Ö.)                      30.300 
18.                   Yıldız Teknik Üniv.         Mat. Müh. (İ.Ö.)                     39.600 
19.                   Kocaeli Üniv.                 Elektr. ve Hab. Müh.               26.300


Tercih yorumu: Adayın, ilk 5-6 tercihini kazanma olasılığı düşük de olsa idealindeki bölümleri yazmış, bölümleri sıralarken tamamen istek sırasını ön planda tutmuş. Ayrıca başarı sıralarında her yıl yaşanan düşme veya yükselme olasılığını göz önünde bulundurarak, listesine kendi başarı sırasından yüksek bölümlere de yer vermiş. Bu öğrenci, bu yıl kesin yerleşmek istediği için kendi başarı sırasından daha düşük bölümleri de tercihleri arasına almış. Farklı puan türlerinden alan içi ya da dışı tercih yapma şansı olmasına rağmen sadece MF-4 puan türü ile tercihte bulunmuş. Toplam 30 tercih hakkı olmasına rağmen 19 tercih yapmış.

Şimdi tercih zamanı

4 yıllık programlarda 3 kişiden biri üniversiteli olacak.

Üniversite sınavlarına giren 1 milyon 700 bin adayın 759 bin 668’i ön lisans, lisans ve özel yetenekle alan bölümlere yerleştirilecek. 3 kişiden biri 4 yıllık lisans bölümlerine girebilecek. Adayların bu durumda açıkta kalmaması için dikkatli ve iyi düşünerek bir seçim yapıp, tercih listesi oluşturması gerekiyor. 180 puan barajını aşan adaylar 25 Temmuz-5 Ağustos tarihleri arasında aslında üniversite ve bölüm tercihi, gerçek anlamda ise gelecekte yapacağı “meslek” tercihini yapacak.

Uzmanlar, adayların tercih yaparken klasik meslekler dışında, günümüz mesleklerini ve gelecekte ilginin artacağı meslekleri de düşünmesi uyarısında bulunuyorlar.

2011 Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzu dışında üniversite kataloglarının iyi incelenmesi, yeni mesleklerin ve göze çarpmayan yeni bölümlerin detayları hakkında bilgi edinilmesi şart.

Her ne kadar tıbbın yıldızı sönmediyse de genetik, rehberlik ve psikolojik danışmanlık, endüstri mühendisliği, lojistik, otomotiv, uluslararası ilişkiler, diş hekimliği, eczacılık, enerji sistmeleri, mekatronik, fizyoterapi ve rehabilikatsyon, gastronomi, mütercim terümanlık, elektrik elektronik mühendisliği, turizm bölümleri hala revaçta.

Hürriyet, 10 gün boyunca hafta içleri tercih dönemleri adayın yanında yer alacak. Fen Bilimleri, Uğur ve Final Dergisi Dershaneleri uzmanları Cihan Yeşilyurt, Turgay Polat ve Celil Vardar’ın desteği ile adayların sorularını yanıtlayacağız. Tercihle ilgili sorularınızı ncakmakci@hurriyet.com.tr’ye gönderebilirsiniz. Siz sorun, uzmanlar yanıtlasın.

Şimdi tercih zamanı. Sınava giren ve lisans için barajı geçenlerin kuşkusuz en zor dönemlerinden biri önümüzdeki 15 gün.


Rektörlerden tercih tüyoları

Puana göre tercih yapmayın

Prof.Dr. Günay Anlaş (Boğaziçi Üniversitesi Rektör Yardımcısı)

Öğrenciler tercih yaparken öncelikle neyi sevdiklerine, ileride ne yapmak istediklerine karar vermeliler. Herkesin içinde yapmak istediği, ilgi duyduğu bir alan vardır. Seçilecek üniversitede en az 4 sene geçirileceği, bir yaşam sürdürüleceği için, üniversitenin bulunduğu şehir ve yerleşke tabii ki önemlidir. Bir üniversiteyi akademik kadrosu, öğrencileri, yerleşkesi ve mezun kitlesi diğerlerinden farklı kılar. Dolayısıyla öğretim üyesi sayısı, öğretim üyelerinin bilgi, görgü ve deneyimleri, aynı sınıfta beraber öğrenim görecekleri öğrencilerin akademik seviyesi değerlendirilmesi  gereken unsurlar olacaktır.

Tercih için özellikle bölüm önerim yok. Her bölüm ve konu seviliyorsa okunabilir. Önemli olan o seviyede eğitimi verebilecek akademik  kadronun olmasıdır. Geleceğin meslekleri için öncelikle işverenlerin görüşleri alınabilir. Biz bölümler bazında öğrencilerimizin hangi konularda daha çabuk iş bulduğunu biliyoruz. Bu konular da ülkenin durumuna göre dönem dönem değişiklik gösterebiliyor. Puana göre tercih yapmak kesinlikle hatadır.  Ancak bunun değişeceğini zannetmiyorum. Öğrenciler yine bir evvelki senenin puanlarına göre, “puanlarına yazık olmasın diye” karar vereceklerdir.

Öğrenciden

Tıp demek, yüzlerce kitap, özveri demek

Tamara Saleh (Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi 2. sınıf öğrencisi)

Tıp fakültesine adım attığınız andan itibaren konuşulan ilk konulardan biri “Neden Tıp?”tır. Çocukluk hayali olduğu, puanı yüksek gelip ne yapacağını bilemediği, ailesi ısrar ettiği, fizik-matematik gibi bilimleri sevmediği için bu dalı seçen pek çok farklı görüşte insanla tanışırsınız. Çoğu arkadaşıma göre daha şanslıyım. Çünkü doktorların fazla bulunduğu bir ailede büyüdüm. Ama, ailenizin doktor olması sizin de doktor olacağınız anlamına gelmiyor, bu sizde herhangi bir baskı oluşturmamalı. Tıp demek; çok uzun çalışma saatleri, özveri, kabiliyet, yüzlerce kitap, uykusuzluk, stres ve baskı altında bile tam performans ile işine odaklanabilme demektir. Benim tıbbı seçmem sürpriz değildi, sınavdan sonra verilmiş bir karar değil, sınav öncesinde zaten benim istediğim ve üzerinde çalıştığım bir hedefti.

Mesleği sevmelisiniz

Mesleğimin en önemli özelliklerinden biri olan “insanı sevme” hususunda da bir eksikliğe sahip olmadığımı anladığımda hiç tereddüt etmeden tercihimi yaptım. Sınav stresi, puanlar,  mezun oluyorum, gelecek kaygısı derken tercih döneminde kafanızın karışık olması gayet normal. Bu noktada size yardımcı olabilecek kişilere danışmanızda fayda var. Okul ya da dershanenizdeki rehber hocalarınız, seçmeyi düşündüğünüz bölümde okuyan veya oradan mezun olmuş kişiler, aileniz bu sıralamada başı çeken kişiler olacaktır.

Soru sormaktan çekinmeyin, geleceğiniz için çok önemli bir karar vermeniz isteniyor; bu konuda sorularınızın ve çekimserliklerinizin olması en büyük hakkınız. Tıp fakültesini seçeceğimi bilmeme rağmen dönem dönem benim de tereddüde düştüğüm ve ne yapacağımı bilemediğim anlar oldu.

Yaşam biçiminiz değişebilir

Tıp fakültesini seçen ve doktorlukta karar kılmış kişi bilmelidir ki kendisi bir meslek değil bir “yaşam biçimi” seçmiştir. Sınavlara çalışmaya başladığınız andan itibaren, pek çok alışkanlığınızı düzenleyip kendinize hayat boyu sürecek bir çalışma stili bulmak zorunda olduğunuzu fark edeceksiniz. Karşınıza çıkan materyaller bir sınav konusu değil, tüm mesleğinizde kullanacağınız hayati bilgiler olacaktır. Bu yüzden de her bilgi önemli, her ders zorunludur.

Tıp fakültesi zordur

Beyaz önlükle hastane koridorlarında dolaşmak pek çok kişiye masalsı gelebilir, ama tıp fakültesi kesinlikle kolay değil, zor ve bu önlüğü giymenin bedeli de oldukça ağır. Tıp fakültesine girmek kadar, oradan mezun olmak da çok uzun ve yorucu bir süreçtir. Sürekli sınavlara girecek, daha fazla çalışamayacağım dediğiniz anlarla önünüze yığınla not konulacak ve onları öğrenmeniz beklenecek. Okulunuz hep diğerlerinden daha geç kapanıp, daha erken açılacak. Gece nöbetinin ardından gündüz derse, belki de sınava gireceksiniz. Kısacası tıp fakültesinde çok zor, yorucu, bazen bunaltıcı ama sizi amacınıza ulaştıracak bir yola çıkacaksınız.

Meslekleri tanıyalım

Gönlü doktorluktan yana olanlara

Tıp programının amacı insanlığın sağlığını koruma ve geliştirme, hastalık ve rahatsızlıklarını iyileştirme alanında çalışacak sağlık personelini yetiştirmek ve alanda çalışmalar yapmaktır. Öğretim süresi 6 yıldır. Fakültelerde öğretim “Tıp Doktorluğu” ve “Temel Tıp Bilimlerinde Lisans Eğitimi” olmak üzere iki düzeyde yapılır.

Tıbba gitmek isteyenlerin çok üstün bir akademik yeteneğe, kuvvetli bir dikkat ve bellleğe, operatör olmak isteyenlerin ayrıca el ve parmak becerisine sahip olmaları gerekir. Bilime karşı özellikle fizik, kimya, biyoloji, anatomi ve fizyolojiye de ilgi duyması, sabırlı, azimli, hoşgörülü ve insanlara yardım etme isteğinin güçlü olması gerekiyor.

Birçok alanla ilişkisi var

Moleküler Biyoloji ve Genetik

Bu programın amacı, organizmanın oluşması, yaşayabilmesi için gerekli metabolik aktiviteleri incelemek, genetik ve biyoteknoloji alanında eğitim ve araştırma yapmaktır. Programda Biyoloji, Kimya, Matematik ve Bilgisayar dışında Gen Moleküler Biyolojisi, Gen Mühendisliği uygulamaları gibi dersler okutuluyor ve staj ile bitirme projesi yapılıyor. Büyük hızla gelişen bu disiplinin tıp, fizyoloji, immünoloji, kanser genetiği, hatta ziraat ve çevre bilimleri ile yakın ilişkisi bulunuyor.

 

Genetik

Devlet Üniversiteleri      2010 Taban Puan     2010 Başarı Sırası    Üniversite Adı

En Yüksek Program:      518.794                   8.280                     Boğaziçi Üniv. 

En Düşük Program:       433.332                   49.500                    Atatürk Üniv.

Tıp

Devlet Üniversiteleri      2010 Taban Puan      2010 Başarı Sırası    Üniversite Adı

En Yüksek Program:      556.723                   366                         Hacettepe (İng)

En Düşük Program:       512.829                    10.385                    Yüzüncü Yıl

 


Uzmandan öneriler

Beklentinize uygun bölümü tercih edin

Turgay Polat (Uğur Dershaneleri Genel Müdür Yardımcısı)

Tercih yaparken Y-LYS  puanınızı göz önünde bulundurarak tercih yapmak durumundasınız. Rakipleriniz içinde aldığınız yer sizin girebileceğiniz üniversiteleri sınırlar. Bu nedenle öğrenciler genelde puanlarının uygun olabileceği bölümleri tercih etme eğiliminde olurlar. Fakat doğru olan bu gerçeği göz ardı etmeden kişilik özelliklerinize, beklentilerinize uygun, severek yapabileceğiniz ve kendinizi gerçekleştirebileceğiniz bölümleri ve meslekleri seçmeye çalışmak olmalıdır.

Eğer ilgi ve yeteneklerinizin farkında olursanız yeterliliklerinizi ve eksikliklerinizi bilirseniz daha sağlıklı ve doğru tercihler yapabilirsiniz. Bunun için profesyonel destek almaktan çekinmeyin.( Uygulanan çeşitli test ve envanterler bu konuda size yol gösterebilir )

Türkiye’deki bütün üniversite ve bölümlerle ilgili bilgi sahibi olma şansınız olmayabilir. Fakat, üniversite tanıtım günleri ve web sayfaları sizlere yol gösterecektir. Örneğin;  Aynı bölümde iki farklı üniversite seçeneğiniz var. Bu durumda bölümlerin ders içeriklerini, bulabiliyorsanız akademik yayın sayılarını ve  akademisyenlerinin en azından unvanlarını inceleyebilirsiniz.

Merak ettikleriniz

Kaç tercih yapma hakkım var?

Toplamda 30 tercih hakkı var. Ama tamamını kullanmak zorunlu değilsiniz. 30’u aşmamak kaydıyla istediğiniz sayıda tercih yapabilirsiniz.

Sayısal mezunuyum. İşletme Bölümünü tercih edebilir miyim?

Ortak alandaki bölümlerden biri olduğu için tercih edebilirsiniz. Ancak İşletme Bölümü TM-1 puan türü ile öğrenci alıyor. Bu nedenle bu bölümü tercih ederken sizin de Y.TM-1 puanınız dikkate alınacaktır.

YGS puanları hangi yükseköğretim programlarına girişte kullanılacak?

YGS puanları aşağıda sıralanan yükseköğretim programlarına girişte kullanılacak.

* Mesleki ve Teknik Ortaöğretim kurumlarının devamı niteliğinde olan ön lisans programları
* AÖF lisans ve ön lisans programları (İngilizce Öğretmenliği hariç)
* Özel yetenek sınavı sonuçlarına göre öğrenci alan yükseköğretim programları
* Mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarından mezun adayların yerleştirilmesinde ek puan uygulanan yükseköğretim lisans programları

Not: Yalnız Anadolu Öğretmen Lisesi mezunlarına ek puan uygulanan bazı öğretmenlik programlarına girişte MF, TM, TS ve DİL puanları kullanılır. Buna karşılık hem mesleki ve teknik ortaöğretim kurumu çıkışlı adaylara hem de öğretmen lisesi çıkışlı adaylara ek puan uygulaması olan lisans programlarına yerleştirmede YGS puanları dikkate alınır.

Tercih Tablosunu nasıl okuyacaksınız

ÖSYS karnesi nasıl yorumlanır?

Geçtiğimiz yıl uygulanmaya başlayan sınav sisteminde YGS ve 5 LYS uygulaması bulunuyor. Öğrenciler bu sınavlara tercih etmek istedikleri bölümün puan türüne göre başvurup, sonucunda birçok puan elde ediyor. İşte bu noktada en büyük problemlerden birisi de sonuç karnesinin yorumlanması. Bir öğrenci YGS ve LYS oturumlarının tamamına katıldığında 54 çeşit puanı oluşuyor. Öğrencinin okuluna, alanına, katıldığı sınav sayısına ve tercih yapabilme durumuna göre bu puanları karnesinde görüyor. İşte bu karne şöyle yorumlanıyor:

Örnekte görüldüğü gibi karnede dört ana bölüm bulunuyor. Birinci bölümde, öğrencinin kimlik numarası ve adı soyadı yer alıyor. İkinci bölümde ise, katıldığı LYS oturumlarındaki testlerdeki doğru ve yanlışları görülüyor. Bu iki bölüm öğrencilerin kolay anlayabileceği ve yorumlayabileceği bölümlerdir.

Üçüncü bölüm ise, öğrencinin okul, alan ve okul başarı bilgilerini gösteriyor. En önemli bölüm de burası. Çünkü bu bölümün en sonunda öğrencinin “Alan Kodu” yer alıyor. Öğrencilerin hangi bölümleri alan içi hangi bölümleri alan dışı seçebileceğini bu alandaki koduna bakarak belirlenebilir. Örnekteki öğrenci “1595” koduyla anılan “Fen bilimleri” alanından mezun. Bu durumda öğrenci kılavuzda bulunan Tablo-6’dan fen bilimleri alanı öğrencilerin tercih edebileceği bölümler tablosuna göre tercih yapabilir.

Kaynak: Hürriyet

 

Puanlarda düşme olabilir

Yerleştirmelerde her yıl sürprizler olabilir. Puanı düşen ya da yükselen bölümlerle karşılaşabiliriz. Kontenjan artışı ile birlikte 400 bini aşkın 4 yıllık program oldu. Bu kadar kontejnanın olduğu bir yerde mutlaka sürprizler (özellikle vakıf üniversitelerinde) olacak. Bu yüzden geniş bir yelpazeden tercih yapın. Ortalama ve tam yapan adaylara bakılınca puanlarda düşüş olabilir. Rahatlıkla ilk 4-5 tercihinizi idealinizde olan çok yüksek puanlı yerlere ayırın.

2 yıllık tercihlerde öncelik meslek liselerinde

Cihan Yeşliyurt (Fen Bilimleri Dershanesi Rehberlik Koordinatörü)

Bu yıl YGS puan türüne göre öğrenci alan 4 yıllık yükseköğretim programlarının başarı sıralarında yüzde 10 ile yüzde 20 arasında düşme olabilir. Örneğin 40 bininci başarı sırasında öğrenci alan Okul öncesi Öğretmenliği Bölümü bu yıl 44 bin ile 48 bin arasında öğrenci alabilir. Elbette bu yorum her bölüm için geçerli olacak diye bir koşul yok. Arz ve talebe göre değişebilir. 2 yıllık tecrihlerde her ne kadar öncelik meslek liselerinde olsa da son yıllarda yaşanan üniversite ve kontenjan artışı nedeni ile genel lise mezunu öğrencilerin 2 yıllık tercihlerine girmesinde bir avantaj getirebilir. Özellikle üniversitelerin ilçe merkezlerinde bulunan Turizm, Pazarlama, İşletme, Elektrik gibi bölümleri genel lise çıkışlı adayların yerleştiğini geçen yıl gördük. Bu yıl da aynı durum tekrarlanacak diye düşünüyoruz. Öğrenciler kendi alanlarının devamını tercih ederken OBP’lerine göre yerleşecek. Örneğin lisedeki alanı bilgisayar olan öğrenci Bilgisayar Programcılığı Bölümü’nü tercih ettiğinde OBP’sine göre yerleşecek. Ayrıca diğer tüm adaylar 2 yıllık bölümlerde alan dışı tercih yaptıkları için 0,12 AOBP’li puanlara göre liste hazırlayacak ve 2 yıllık tercihlerde başarı sırası değil, puanı baz alacak. Öte yandan özellikle Sağlık Bilimleri (tıbbi görüntüleme teknikleri, ilk ve acil yardım gibi) ile Bilgisayar Programcılığı, Çocuk Gelişimi Bölümlerinin kontenjanlarının meslek liseleri tarafından doldurulacağını ve genel lise mezunlarına kontenjan açığı kalmayacağını düşünüyorum.

Tercih Yorumu: 2011 ÖSYS sonucunda oluşan LYS puanlarında 2010 puanlarına göre yaşanan düşüşün en fazla olduğu puan türü TS. Adayımızın TS-1 puanı 467,593 ve başarı sırası da 1540. Ancak aynı başarı sırasına sahip adayın geçen yılki puanı 480,649.Yani 480 taban puanlı bir programın bu yılki taban puanı 467 olacak demektir.Adayımız ilk 9 tercihini isteklerini ve tercih eğilimlerinde oluşabileceğini düşündüğü değişikliği öngörerek yapmış. Ancak bu kadar büyük değişim yaşanması pek beklenmemelidir. 10. tercihinden itibaren sıralanan programlara yerleşebilir. En kötü olasılıkla da ancak 19. sıradaki tercihine kadar düşebilir.Büyük bir ihtimalle 10-11 veya 12. tercihlerine yerleşebilir.

TERCİHLE
İLGİLİ MERAK
ETTİKLERİNİZ

Genel lise mezunuyum. 2 yıllık bir bölüme yerleştiğimde bir sonraki yıl puanım düşer mi? 2 ya da 4 yıllık herhangi bir bölüme yerleştirildiğinizde (Açıköğretimin kontenjansız programları hariç) bir sonraki yıl AOBP’niz yarı yarıya düşer. Özel Yetenek Sınavı’nı kazandığım ve okumaya başladığım takdirde gelecek sene tekrar sınava girdiğimde puanım düşer mi? Özel Yetenek Sınavı’yla da olsa bir yükseköğretim programına yerleştirildiğinizde (Açıköğretimin kontenjansız bölümleri hariç) Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanı’nız yarı yarıya düşer. Açıköğretim Fakültesi’nde bir bölüm kazananlar ek yerleştirmeye başvurabilir mi? Açıköğretim Fakültesi’nin İşletme, İktisat gibi kontenjansız bölümlerini kazananlar ek yerleştirmeye de başvurabilirler. Tercih yaptığım halde yerleştirilmezsem seneye puanım düşer mi? Tercih yapmak puanı düşürmez. Burada önemli olan bir yükseköğretim programına yerleştirilmektir. Açıköğretim Fakültesi’nin kontenjansız bölümleri hariç bir yükseköğretim programına yerleştirildiğinizde, ister kayıt yaptırın ister yaptırmayın, AOBP katkınız yarı yarıya azalacaktır.

Üniversite adaya huzurlu bir ortam sağlamalı

R E K T Ö R L E R D E N TERCİH TÜYOLARI
Prof. Dr. İbrahim Özen (Karadeniz Teknik Üniversitesi Rektörü)

Üniversite adayları için en kritik süreç tercih dönemidir. Bu önemli karar süreci sadece adayı değil, ailelerini de doğrudan ilgilendirmektedir. Üniversite sayıları dolayısıyla seçeneklerin arttığı günümüzde doğru rehberlik çok önemli. Öncelik meslek seçiminde olmalı. İnsanların sevdikleri işlerde daha çok başarılı olduğu gerçeği unutulmamalı, adaylar mutlaka sevecekler mesleklerin ◊ eğitimini almaya, yeteneklerine uygun, benimseyecekleri işi yapmaya yönlendirilmeli. Meslek seçimi yapıldıktan sonra kritik ikinci aşama eğitimin alınacağı üniversitenin tercihidir. Seçilen üniversiteden iyi bir mesleki eğitim vermesi, adayın kişisel gelişimine katkı yapması ve huzurlu, rahat bir ortam sağlaması beklenmelidir. Verilen eğitim-öğretimin uluslararası tanınırlığı (bölümlerinin akredite olması, Diploma Eki verebiliyor olması, Avrupa Kredi Transfer Sistemine dahil olması, ulusal ve uluslararası öğrenci değişim programlarına açık olması gibi), bölümlerinde yeterli ve kaliteli öğretim üyelerinin görev yapması ve alt yapı (sınıf, laboratuvar gibi) olanaklarının güçlü, mezunlarının tercih ediliyor olması iyi bir mesleki eğitimin en önemli parametreleridir. Öğrencilerin ders dışı zamanlarını geçirecekleri, iletişimde ve etkileşimde başarıya götürecek sportif, sanatsal ve kültürel faaliyetlerini gerçekleştirebilecekleri olanakların varlığı tercihleri etkileyebilecek faktörlerden olmalıdır. Ulaşımının kolay olduğu, huzurlu, yaşama standartlarının yüksek ve rahat bir kente konuşlanmış, beslenme ve barınma sorunlarını çözmüş güzel bir kampus alanına sahip olmak tercih edilebilir bir üniversiteyi tarif etmektedir. Öğrenciler tüm bu kriterleri üniversitelerin web sayfalarından kontrol ettikten sonra tercihlerini yapmalarında fayda var…

ÖĞRENCİDEN

Hayal gücüne
güvenenler ve iletişim
becerisi olanlar için ideal

Yağız Basgıcılar (İTÜ Endüstriyel Tasarımı Bölümü 1.sınıf öğrencisi)
Zanaatkarlığın çoktan rafa kaldırıldığı ve çoğu ürünün fabrika şartlarında seri üretimle üretildiği günümüzde piyasaya çıkacak her ürünün arkasında endistriyel tasarımcı veya tasarımcılar grubunun emeği vardır. Yeni bir ürünün ortaya çıkışı için geçen problemin belirlenmesinden üretime kadar olan süreçte her ne kadar mühendisler ve ilgili kişiler de kendi uzmanlık alanında destek verseler de endüstriyel ürün tasarımcısı sürece en hakim ve bu süreci yöneten kişidir. Her gün ortaya yeni bir ürün çıkıyor. Cep telefonu, bilgisayar, araba, mobilya vs. Sadece bunların değil diş fırçası, saksı, çoklu priz, çaydanlık gibi ürünlerin de arkasında birer tasarımcı vardır. ◊ Elinize aldığınız mobilya setinin içindeki kılavuzu bizler hazırlarız. Tasarım aslında büyük güç. Ürünlere bir anlam yükleyerek, kitleleri harekete geçirecek akımlar tasarım vasıtasıyla başlatılıyor. Mesleğimizi henüz pek kimse tanımıyor. Ama ben dünyaya yenidern gelsem bu bölümü tercih ederdim. Bölümümden çok memnunum ve gelecek için çok umutluyum. Bu bölümü isteyenlerin iyi düşünmesi, hayal gücüne güvenmesi gerekiyor. Bu meslek çok yünlü ve yaratıcı olmayı gerektiriyor. İnsan ilişkileri, iletişim becerileri ürün tanıtım esnasında çok işe yarıyor. Tasarımcının araştırmacı olması gerekiyor. Gözlem yeteneğinin çok büyük faydası var. Sanatsal yetenekler de çok işe yarıyor.

Gelecek Mekatroniğin olacak

Çağıl Gürbüz (Üniversite adayı)
Günümüz artık teknoloji çağı. Yani hayatımız düzenlerimiz makinalara, bilgisayarlara bağlı. Benim görüşüme göre gelecek makinalara ve bilgisayarlara sözünü geçirebilenlerin olacak. Bu yüzden ben Mekatronik Mühendisi olmak istiyorum. Bu meslekten beni Ar-Ge çalışmalarında sözümün geçeceği bir konuma getirmesini umuyorum. Bana gerekli bilgiyi en azından benim kendi bireysel çalışmalarım ile üstünü rahatlıkla doldurabileceğim bir altyapı vermesini istiyorum. Mesleği tercih etmek istememde gelişen teknoloji ve bu konuda yetkin insanların olmasının önemi etkili oldu.

Yeni mühendislik dalı Mekatronik Mühendisliği

Makine Mühendisliği ve Elektrik Mühendisliği gibi iki yerleşik mühendislik dalı ile Bilgisayar ve özellikle Yazılım Mühendisliği’ni kaynaştırılmasına dayanan yeni bir mühendislik tasarımı yaklaşımı. Mekatronik Mühendisleri tasarım ve üretim yapan her türlü sanayi kuruluşunda, araştırma merkezleri, AR-GE birimleri ve fabrikalarda çalışabilirler.

Özgün tasarımlar üretenler için ideal
Moda Tasarımı

Bu bölüm hazır giyim ve moda sektörüne çağdaş, yaratıcı ve özgün tasarımlar üretebilen öncü fikir sahibi bireyler yetiştirmeyi hedefliyor. Adayların kültürel, sanatsal ve teknik açıdan kendini yetiştirmeyi hedefleyen bireyler olması bekleniyor. Mezunlar hazır giyim ve aksesuar işletmelerinin yanı sıra kendi açtıkları işyerlerinde çalışabilir.

Eşyanın üretimine merak saranlara
Endüstri Ürünleri Tasarımı

Endüstri alanında üretilmesi düşünülen herhangi bir eşyanın veya bir gıda maddesi gibi tüketilecek bir ürünün biçiminin nasıl olacağı, nasıl bir ambalajla sunulacağı, eğer bir eşya ise hangi hammadelerin kullanılacağı, ne gibi süreçle üretileceği, kullanışlılık, estetik, ergonomik yönler göz önüne alınarak belirlenmesi konusunda eğitim veriliyor.

Bilginin depolanıp verimli kullanılmasını öğretiyor
Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Öğretmenliği

Bilginin üretilmesinde ve depolanıp verimli kullanılmasında, bilgisayarlardan yararlanmayı sağlamak, bilgisayar kullanımını yaygınlaştırıp, gençlere öğretmeyi hedefler. Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı resmi ortaöğretim kurumlarında çalışmak isteyenler devlet memurluğu sınavına girip yeterli puanı almak zorundalar. Yazılım firmalarında program yürütücüsü ve geliştiricisi olabilir, bilgisayar firmalarında görev yapabilirler.

Mekatronik Mühendisliği Okul Adı 2010 Taban Puanı 2010 Başarı Sırası Yıldız Teknik Ünv. 502.625 15.500 Fırat Ünv. (İ.Ö.) 369.532 105.000
Moda Tasarımı Okul Adı 2010 Taban Puanı 2010 Başarı Sırası Anadolu Ünv. 408.210 144.000 Giresun Ünv. (İ.Ö.) 363.581 289.000
Endüstri Ürünleri Tasarımı Okul Adı 2010 Taban Puanı 2010 Başarı Sırası ODTÜ 504.676 14.600 Gazi Ünv. 469.030 31.600
Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Öğretmenliği Okul Adı 2010 Taban Puanı 2010 Başarı Sırası Boğaziçi 464.762 47.000 Karadeniz Teknik Ünv. (Uzaktan Eğitim) 365.686 184.000 

Yorumlar (51)
  • 27 Eylül 2012 tarihinde kazım çapli tarafından

    kamu yönetimi de gelecekte iş imkanı olabilecek mi? bunu hakında hocalarımızdan yardım istiyorum

  • 24 Nisan 2013 tarihinde bahar polat tarafından

    Kızım meslek lisesi çocuk gelişimi bölümü 11.sınıf öğrencisi.dersleri ne iyi ne kötü durumda.seneye üniversite sınavına girecek.Çocuk gelişimi alanını tercih edecek.Olaki o yıl dört senelik tutturamadı 2 senelik sınavsız geçiş hakkını elde etti.Bu durumu değerlendirmeli miyim? Avantaj ve dezavantajları ne olur eğer değerlendirirsem?teşekkürler.

  • 04 Temmuz 2013 tarihinde sefer soylu tarafından

    ben ts öğrencisiyim bu yıl üniversiteye gideceğim ama seneye yine sınava girmek istiyorum acaba puanım düşer mi ve bu puan kac olur birde fen edebiyat bölümlerini tercih eder misiniz teşekkürler

  • 09 Temmuz 2013 tarihinde fatma tarafından

    ben mf ogrncsym.tm dnde snava grdm.sıralaman 50 bnlerde gldı.saglık yonetımıne yerlesebılır mym?ıs olanakları nedır?lutfn yardımcı olun.

  • 11 Temmuz 2013 tarihinde seda tarafından

    ben sosyoloji bölümünü tercih etmeyi düşünüyorum ama ataması var mı

  • 12 Temmuz 2013 tarihinde hasan özcan tarafından

    ben hasan özcan bu yıl girdigim ygs-lys sınavları sonucu yerlestirme puanım ts 1 : 326 ts : 318 sozel derslerine ilgim var ve ben cografya ve tarih derslerine ilgi duyuyorum ve kuçuklugumden beri olmak istedigim meslek cografya ve tarih okumak ama ben tercihlerde cografya yazmayı duşunuyorum ama benim su kafamda soru işaretleri bulunmasına neden oluyo ya ileride işsiz kalırsam ya hayalim olan cografya uzerine is bulamazsam diye korkuyorum sizce dogru olan ne yorumlarınızı tercih yapmadan önce dikkate almak istiyorum ama insan sevdigi işi yaparsa daha da mutlu olur bunu da biliyorum çogu insan gibi..

  • 13 Temmuz 2013 tarihinde Sena AYDIN tarafından

    2 yıllık önlisans mezunuyum bu sene ygs-lys sınavlarına girdim ve dgs ye gireceğim. lys ile tercih yapıp yerleşirsem ama kayıt yaptırmazsam dgs ile tercih yapabiliyor muyum???

  • 16 Temmuz 2013 tarihinde Aykan Demirbilek (Yazar) tarafından

    Sayın Kazım Çaplı ;

    Kamu yönetimi özel sektörde tamamen kişisel yetiye ve beceriye dayalı bir meslektir. Yani sizin kendinizi yetiştirmeniz çok önemli. Yabancı dil, bilgisayar bilgisi ve kişisel beceriler bu meslekte sizi bir adım öne taşır. Kamuda çalışmak isterseniz de KPSS puanı önemli bir yere sahip. Ancak şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki Türkiye’de en geniş iş olanaklarına sahip mesleklerden biri.

  • 16 Temmuz 2013 tarihinde Aykan Demirbilek (Yazar) tarafından

    Sayın Bahar Polat;

    2 yıllık çocuk gelişimi mesleği pek iş olanaklarına sahip bir bölüm değil. Mümkünse 4 yıllığı zorlasın derim.

  • 16 Temmuz 2013 tarihinde Aykan Demirbilek (Yazar) tarafından

    Sayın Sefer Soylu;

    Yerleştikten sonraki sene yine tercih yapmak istediğinizde okul puanı 0.8 ve 0.3 yerine 0.4 ve 0.15 ile çarpılır. Diğer yandan fen edebiyat bölümlerinin öğretmen olma imkanları olduğu için avantajlı bölümler bu sebeple tercih edilebilir.

  • 16 Temmuz 2013 tarihinde Aykan Demirbilek (Yazar) tarafından

    Sayın Fatma ;

    Puanınınız sağlık yönetimi için iyi bir puan ve tutma olasılığı yüksek. Diğer yandan iş olanaklarıda geniş ve maaş olarak güzel bir bölüm.

  • 16 Temmuz 2013 tarihinde Aykan Demirbilek (Yazar) tarafından

    Sayın Seda;

    Sosyoloji bölüm olarak ülkemizde iş bulma konusunda sıkıntılı bir meslek. Tamamen sizin kişisel becerilerinize dayanan bir meslek olduğundan iş bulma imkanı sizle doğru orantılı.

  • 16 Temmuz 2013 tarihinde Aykan Demirbilek (Yazar) tarafından

    Sayın Sena Aydın,
    Tercih yapabilirsiniz.

  • 16 Temmuz 2013 tarihinde Elif tarafından

    Ben tm öğrencisiyim ziraat fakültesi tarım ekonomisi bölümü düşünüyorum ama sayısal ağırlıklı olduğu için derslerinin içeriklerini bilmesemde isimleri korkutuyor.Sizce içerikleri, matematiği çok iyi olmayan bir tm öğrencisini fazla zorlar mı?

  • 16 Temmuz 2013 tarihinde Aykan Demirbilek (Yazar) tarafından

    Sayın Elif ;

    Tarım ekonomisi programında matematik fizik kimya jeoloji botanik istatistik meteoroloji ve ekonomi gibi temel derslerden başka; maliye tarımsal pazarlama tarımsal kooperatifçilik tarım hukuku tarım politikası tarımsal kıymet takdiri gibi alanla ilgili dersler okutulmaktadır.
    Diğer bir taraftan üniversitede çoğunlukla öğretim görevlileri kitapları direk takip ettikleri için baştan başlanıyor konulara. Bu sebeple mesleği beğeniyorsanız ders içeriklerinden çekinmemenizi tavsiye ederim.

  • 30 Temmuz 2013 tarihinde hamza gümüş tarafından

    ben sosyal hizmet bölümünü kazandım geleceği nasıl görünüyor acil!!!

  • 30 Temmuz 2013 tarihinde Aykan Demirbilek (Yazar) tarafından

    Sosyal çalışmacılar, Sağlık Bakanlığına bağlı hastanelerde, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı rehberlik ve araştırma merkezlerinde, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığında, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumunda, SSK’da, İş ve İşçi Bulma Kurumunda, DPT’de, sosyal hizmet il müdürlüklerinde, rehabilitasyon merkezlerinde, körler ve sağırlar okullarında, çocuk yuvalarında, yetiştirme yurtlarında, kreş ve gündüz bakımevlerinde, huzurevlerinde, ıslahevlerinde,cezaevlerinde, nüfus planlaması ile ilgili kuruluşlarda çalışabilirler. Yani anlayacağınız şu anda önü açık bir meslek.

  • 05 Ağustos 2013 tarihinde seda demir tarafından

    peki ilk tercihlerde aöf kontenjansız bölüme
    yerleştikten sonra ek tercihlerde aöf kontenjanli
    bölümü tercih edebiliyo muyuz?

  • 11 Ağustos 2013 tarihinde Gürsen Çakan tarafından

    Oğlum yiyrcek ve içecek hizmetleri meslek lisesinden mezun.koklear implant kullanıyor.Meslek konusunda kulaktan dolayı çok elimiz kolumuz bağlı.Aşçılıkta yapmak istemiyor.Şu anda Fransada teyzesinin yanında fransızca öğreniyor dille ilgili birşey yapabilirmiyiz?

  • 02 Eylül 2013 tarihinde derya siyah tarafından

    ben lise 2 ye yeni geçtim meslek lisesinden tarımsal laboratuvarı tercih ettim herkes iyi degil diyor sizcee iş imkanı nasılll staj ne zamn görür kaç yıllk lütfen acil cvp verinnnn…

  • 13 Eylül 2013 tarihinde Şeyma Blt tarafından

    İkinci tercihlerde kamu yönetimi ya da sınıf öğretmenliği tercih etmeyi düşünüyorum. Bu bölümlerin geleceği nasıl? Yardımcı olursanız sevinirim.
    Teşekkürler…

  • 04 Kasım 2013 tarihinde firuze tarafından

    eczacılık nasıl bir meslek

  • 04 Kasım 2013 tarihinde firuze tarafından

    eczacı ile doktorun farkı ne tam olarak

  • 10 Aralık 2013 tarihinde Ramazan Paçacı tarafından

    Merhaba. Ben endüstri meslek lisesi bilgisayar bölümü son sınıf öğrencisiyim. Bölümüm sayısal olarak geçiyor ama kültür dersi olarak bütün derslerimiz sözel. Ve matematik dersi bile görmüyoruz. Üniversite sınavından once ve sınavdan sonraki tercihler sırasında ne yapmamı önerirsiniz? bilgilendirseniz çok sevinirim. Tesekkürler iyi çalısmalar..

  • 17 Aralık 2013 tarihinde sevda ayçiçek tarafından

    Ben tm öğrencisiyim ve 12. sınıfım bu sene üniversite sınavına hazırlanıyorum fakat henüz bir hedefim yok meslekler rehberini araştırdım fakat tam aklıma yatan bir meslek bulamadım masa başı bir iş sahibi olmak istiyorum bana önerilerinizi söyler misiniz?

  • 02 Mart 2014 tarihinde muhammed yunus tarafından

    merhaba abilerim ablalarım ben mf ögrencisiyim masa başı bilgisayar gibi tekenolojik(tel,faz) gibi aletlerle bankada sabak 8 akşam 5 gibi çalışmak istiyorum derslerim kötü değil acaba tercih edebilecegim bölümler varmı psikolojide istiyorum ama puanları cok yuksek ne söylersiniz?

  • 02 Mayıs 2014 tarihinde zeynep akdemir tarafından

    merhaba ben tm öğrencisiyim 12. sınıfım lys başvurumda hep sözeller üzerinden yaptım lys3 ve lys4 sınavlıra basvurdum ama ben hangi bölüme gideceğime karar veremedim ts de fazla bölüm yok aslında ne yapmam gerekiyor asıl istediğim bölüm hukuktu ama tm den alış yapıyor matematiğin çok iyi değil o yüzden tm den basvuru yapmadım bende hangi bölümü seçmeliyim bilmiyorum tavsiyelerinizi bekliyorum….

  • 30 Haziran 2014 tarihinde özge tarafından

    merhaba ben bu sene kalmak istiyorum ama babam ve annem kalmamı istemiyor bi sene kaybın sana neler kaybettirecek biliyor musun diyorlar ve sırf bunun için istemediğim bir bölüme gitmem için zorluyorlar ben bu sene yaptığım puanı kendime yakıştırmıyorum bu puandan daha çok yapabiliceğimi inandığım için ve zevkle yapabileceğim bir meslek seçmek istediğim için kalıyorum annemle babam için ne yapabilirim lütfen bana bir yol gösterin

  • Yönetici
    30 Haziran 2014 tarihinde Yönetici tarafından

    Sayın Özge,

    Kendim zamanında tekrar hazırlanan bir insanım.
    Zaman kaybı olarak düşünmek pek mantıklı değil. Çünkü üniversite sizin geri kalan yaşamınızı belirleyeceğinden kaliteli bir bölüm ve üniversitede okumak size bir çok avantaj katacaktır.

    Tekrar hazırlanıp Tıp, mühendislik ve daha bir çok güzel bölümlere yerleşen arkadaşlarım mevcut.
    Eğer daha detaylı bir yardım isterseniz yine yardımcı olmaya çalışırız.

  • 04 Temmuz 2014 tarihinde ayşenur özen tarafından

    Ben bu sene ygs sınavına girdim ne yazık ki düşük bir puan aldım. 4 yıllık üni. olmaz 2 yıllık başka bölüm yazacağım dediğimde 2 yıl boşuna okumuş olursun okuma daha iyi diyorlar. sizce ne yapmalıyım yardımcı olabilir misinz?

  • Yönetici
    04 Temmuz 2014 tarihinde Yönetici tarafından

    Sayın Ayşenur Özen,

    Bildiğiniz gibi YGS sınavına tekrar girme şansınız var. 2 yıllık üniversitelerden mezun olduğunuzda genel olarak teknisyen ve muadili ünvanlar alırsınız. Eğer tekrar hazırlanma şansınız varsa size öneririm. Çünkü anladığım kadarıyla 2 yıllık bir bölüm sizi tatmin etmemekte.

    Bu arada 2 yıllık okuduktan sonra DGS sınavıyla 4 yıllığa geçebilirsiniz ancak bu durumda olanlar 4 yıllık bölümlerde biraz zorlanıyorlar.

  • 04 Temmuz 2014 tarihinde eda ergene tarafından

    Siyaset bilimi ve kamu yönetimi geleceği olan bölüm mü

  • Yönetici
    05 Temmuz 2014 tarihinde Yönetici tarafından

    Sayın Eda Ergene,

    SBKY biraz KPSS odaklı bir bölüm. Bölümü bitirdikten sonra bir çok sınav sizi bekliyor. Güzel bir üniversite ve bu sınavlarda başarılı olursanız güzel bir bölüm.

  • 05 Temmuz 2014 tarihinde kübra gül tarafından

    ben mf4 den 366.07320 puan aldım sıralamam da 58390 tercih yaparken çevre mühendisliği,kimya mühendisliği,bilgisayar
    mühendisliği,iç mimarlık ve mimarlık ytüde gazide hacettepe de itüde dokuz eylülde ktüde kocaelide yazacağım ve bir de yeni açılanlarda mimarlık yazayım mı bozokda mimarlık yazayım mı çevre ve kimya meslekleri iyi mi

  • Yönetici
    06 Temmuz 2014 tarihinde Yönetici tarafından

    Sayın Kübra Gül,

    Mimarlık mesleği biraz çevre odaklı bir meslek. Bu sebeple tercih yaparken üniversite odaklı olmanızı tavsiye ederiz.

  • 08 Temmuz 2014 tarihinde sena nur taşkıran tarafından

    ben pdr yada psikoloji istiyordum ama aldığım puan İstanbul çevresinde sosyoloji ve sınıf öğretmenliğine yetiyor bu iki mesleği de seviyorum sizce bu meslekler gelecekte iş bulma konusunda nasıllar?Nasıl bölümler?
    TM-2 puan:326 sıralama:107.000
    TM-3 puan:331 sıralama:110.000

  • Yönetici
    08 Temmuz 2014 tarihinde Yönetici tarafından

    Sayın Seda Nur Taşkın,

    PDR için devlette kolay atanabilirsiniz. Piskoloji biraz bireysel becerinize bağlı.

  • 09 Temmuz 2014 tarihinde Esra Coruk tarafından

    Merhaba. Benim mf4 puanım 315.71408 sıralamam da 96785. Mühendislik istiyorum. Sizce hangi mühendisliği seçmeliyim, hangisinin iş bulma imkanı iyi? Birçok ildeki mühendisliğe sıralamam yetiyor ama mühendislik için İstanbul ya da Ankara da mı okumak lazım? Tercihlerde başladı lütfen yardımcı olursanız sevinirim.

  • Yönetici
    10 Temmuz 2014 tarihinde Yönetici tarafından

    Sayın Esra Coruk,

    Öncelikle mühendislik için büyük illerde okumak her zaman daha avantajlıdır. Hem bu illerdeki eğitim şartları hem de çalışacağınız yerlerin ekseriyetle buralarda olması bu illerdeki üniversitelerin avantajları.

    Siz bize ilgi duyduğunuz bölümleri söylerseniz onları değerlendirebiliriz.

  • 10 Temmuz 2014 tarihinde burhan cinar tarafından

    sosyoloji bölümü nasıldır iyi bir üniversitede okumanın yararı olurmu önü acıkmı acaba?

  • Yönetici
    12 Temmuz 2014 tarihinde Yönetici tarafından

    Sayın Burhan Cinar,

    Sosyoloji okumayı ve araştırmayı seven biriyseniz okunması zevkli. Genel olarak toplumu analiz ve yorumlayan bir bölüm. İyi bir üniversitede ve çevrede okunması size çok artı kazandırır. Çok önü açık bir bölüm değil.

  • 12 Temmuz 2014 tarihinde gülnur övez tarafından

    slm;kızım çevre mühendisliği ile gıda mühendisliği arasında karar veremiyor..iki bölümede rahatlıkla giriyor…mezuniyet sonrası kamuda iş bulma olanağı ve gelecek açısından hangisi daha avantajlıdır..hangisini tavsiye edersiniz…tşkrlr..

  • 12 Temmuz 2014 tarihinde burhan çinar tarafından

    tesekkürler hocam:benim sıralamam tm3 60 000 sizce hangi bölümleri yazmalıyım.bilgi ve belge yönetimi bölümünü tavsiye eder misiniz?

  • Yönetici
    12 Temmuz 2014 tarihinde Yönetici tarafından

    Sayın Gülnur Övez,

    Söylediğiniz iki bölümü kıyasladığımızda Gıda Müh. daha avantajlı görünüyor. Yasa gereği her gıda şirketi Gıda Müh. çalıştırmak zorunda.

  • 12 Temmuz 2014 tarihinde ebru gokce tarafından

    hocam ben mf3 ve mf4 de 40 bindeyim. nereleri seçmeliyim. sadece istanbul kaysari ve ankara istiyorum. teşekkürler

  • Yönetici
    12 Temmuz 2014 tarihinde Yönetici tarafından

    Sayın Ebru Gokce,

    Öncelikle hangi alanlara ilgi duyuyorsunuz? Mühendislik mi düşünüyorsunuz yoksa başka bölümler mi ?

  • 13 Temmuz 2014 tarihinde Nur banu tarafından

    merhaba hocam ben tm öğrencisiyim sıralama aralığım 98-81 bin sınıf öğretmenliği ve çalışma ekonomisi ve endüstri ilişkileri bölümlerini düşünüyorum bu bölümlerin önü açık mı ayrıca çalışma ekonomisinin iş olanakları nelerdir teşekkür ederim

  • 13 Temmuz 2014 tarihinde evren gok tarafından

    Nurbanu sakın 80binle sınıf ögr.tercih edecegim deme kafayı mı yedin sen ! 80binin bi 20 bin altini dusunursek ic mimarliga bile girersin. Sıralamanı heba etme

  • 15 Temmuz 2014 tarihinde ayşe can tarafından

    ben tercih yaparken sıralama konusunda takılıyorum kamuyu mu daha önce yazım yoksa sağlık yönetimi ?
    mi

  • Yönetici
    15 Temmuz 2014 tarihinde Yönetici tarafından

    Sayın ayşe can,

    Eğer sağlık üzerine bir bölüm yazarsanız mezun olduğunuzda atama ve iş bulma sıkıntınız olmaz. Tabi sevdiğiniz mesleği yapmanızı tavsiye ederiz.

  • 24 Temmuz 2014 tarihinde büşra tarafından

    ben bilgisayar programcılığı bölümü bitirdim ama iyi mi yptım kötü mü yaptım bilemiyorum

  • Yorum Yaz
    Ad Soyad :
    E-mail :
    Yorum :


    dört + = 5




     
    Facebook Rss